Vitrin

Kurukahveci Mehmet Efendi sponsorluğunda hazırlanan 10 Usta 10 Albüm projesinin ilk çıktısı, usta trompetçi İmer Demirer’in yeni albümü Evergreen.

Portre

Mert Çakırcalı’dan şahsi bir David Lynch vedası: “senin gibi büyük dönüştürücülerin ölümü her zaman ani olmak zorundadır.”

Dağılmasının üzerinden otuz yıl geçmesine rağmen Weather Report, cazın sınırları zorlayan doğaçlamaları ve unutulmaz performanslarıyla hala müzik dünyasını onurlandıran eşsiz bir hazine gibi.

Röportaj

Kenny Garrett ile yıllardır aynı sahneyi paylaşan kontrbasçı, besteci ve eğitimci Corcoran Holt; Washington D.C.‘nin güçlü caz mirasından ailesinin John Coltrane’e uzanan hikâyelerine, Freedom of Art albümünden Arizona State University’deki eğitimciliğine kadar uzanan samimi bir sohbetle Dark Blue Notes’un konuğu oldu. Holt’a göre cazın özü teknik mükemmellikte değil; dürüstlükte, toplulukta ve insan hikâyelerinde saklı.

Görüş

“Şeffaflığın olmadığı ve paylaşım kalitesinin düşük olduğu yerler kendini yenilemekten uzak kalıp kendine ait bir alan yaratmanın araçlarını geliştirecek duygusal ve zihinsel yaklaşım üretemiyorlar.” Dark Blue Notes yazar kadrosuna katılan müzisyen, eğitimci Güç Başar Gülle ilk yazısında efsanevi Lenox Caz Okulu’nun, günümüz dünyasında yerel ve global ölçekte müzik eğitim alanındaki tıkanıklıklara nasıl alternatif olacağını anlatıyor.

“Müzikte nesnel eleştiri diye bir şey var mıdır?” Öncelikle şunun altını çizmek gerekiyor ki doğrudan nesnenin kendi gerçekliğinden hareketle ortaya konan, adına nesnel tespit diyebileceğimiz her şey, doğası gereği ölçülebilir argümanlara dayanmak zorunda. Şu durumda eleştiri dediğimiz, özünde estetik kaygı ve yargılardan arınmış, daha ziyade teknik boyutu kapsayan değerlendirme edimi amacı gereği nesnel olmak mecburiyetinde…

Edebiyat dünyasının asi çocuğu olarak bilinen Thomas Bernhard, müziğe olan ilgisine ciğerlerindeki rahatsızlık sebebiyle devam edememiştir. Ancak müziğin yarattığı boşluğu edebiyatla doldurmuştur. Onun Bitik Adam’ı, Salzburg’da Horowitz ustalık sınıfı kursunda tanışan üç piyano öğrencisinin kurmaca hikâyesini anlatır. Üç arkadaşın tanışmasından 28 yıl sonra, “yüzyılın en önemli virtüözü” ilan edilen Glenn Gould üzerine bir eser yazmakta olan anlatıcı, arkadaşı Wertheimer’in ölüm haberini alır. Glenn Gould, bir müzik dehasıdır ve “Glenn Üzerine Deneme” adlı çalışmasını sürdürdükçe, onu ve Wertheimer’i düşünerek kendine bir yol çizer.

Bugün hemen herkesin sevgiyle andığı Barış Manço, kuşkusuz ki popüler Türk müziğinin en önemli figürlerinden biriydi. Çalışma alanımdan da kaynaklı olarak müziğine vakıf olduğum Manço’nun zannediyorum ki dinlemediğim tek bir şarkısı dahi yoktur. Ne var ki yaptığı işler bir yana, her aklıma gelişinde gözümün önünde beliren bir kare var ki zihnimdeki Barış Manço imgesinin bununla özdeşleştiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bahsettiğim görüntü şarkıcının bir röportajına ait. YouTube’da da birkaç dakikalık kaydı bulunan röportajda, Barış Manço aslında yıllardır duymaya alışık olduğumuz bazı bilindik fikirlerden bahseder. Fakat bir an vardır ki söylediği şey gülüşüyle bütünleşir ve bakmayı değil de görmeyi bilene çok şey anlatır.