Vitrin

Burak Sülünbaz, Timothée Chalamet’in Bob Dylan’ı canlandırdığı ‘A Complete Unknown / Tam Bir Bilinmez’ filmi hakkındaki detayları yazdı.

Portre

Dağılmasının üzerinden otuz yıl geçmesine rağmen Weather Report, cazın sınırları zorlayan doğaçlamaları ve unutulmaz performanslarıyla hala müzik dünyasını onurlandıran eşsiz bir hazine gibi.

Burak Sülünbaz, yaşamından anektodlar ile ölümle dans eden, kırılgan ve güzel bir ruh olan istisnai piyanist Fred Hersch hakkında yazdı.

Röportaj

Görüş

“Müzikte nesnel eleştiri diye bir şey var mıdır?” Öncelikle şunun altını çizmek gerekiyor ki doğrudan nesnenin kendi gerçekliğinden hareketle ortaya konan, adına nesnel tespit diyebileceğimiz her şey, doğası gereği ölçülebilir argümanlara dayanmak zorunda. Şu durumda eleştiri dediğimiz, özünde estetik kaygı ve yargılardan arınmış, daha ziyade teknik boyutu kapsayan değerlendirme edimi amacı gereği nesnel olmak mecburiyetinde…

Edebiyat dünyasının asi çocuğu olarak bilinen Thomas Bernhard, müziğe olan ilgisine ciğerlerindeki rahatsızlık sebebiyle devam edememiştir. Ancak müziğin yarattığı boşluğu edebiyatla doldurmuştur. Onun Bitik Adam’ı, Salzburg’da Horowitz ustalık sınıfı kursunda tanışan üç piyano öğrencisinin kurmaca hikâyesini anlatır. Üç arkadaşın tanışmasından 28 yıl sonra, “yüzyılın en önemli virtüözü” ilan edilen Glenn Gould üzerine bir eser yazmakta olan anlatıcı, arkadaşı Wertheimer’in ölüm haberini alır. Glenn Gould, bir müzik dehasıdır ve “Glenn Üzerine Deneme” adlı çalışmasını sürdürdükçe, onu ve Wertheimer’i düşünerek kendine bir yol çizer.

Bugün hemen herkesin sevgiyle andığı Barış Manço, kuşkusuz ki popüler Türk müziğinin en önemli figürlerinden biriydi. Çalışma alanımdan da kaynaklı olarak müziğine vakıf olduğum Manço’nun zannediyorum ki dinlemediğim tek bir şarkısı dahi yoktur. Ne var ki yaptığı işler bir yana, her aklıma gelişinde gözümün önünde beliren bir kare var ki zihnimdeki Barış Manço imgesinin bununla özdeşleştiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bahsettiğim görüntü şarkıcının bir röportajına ait. YouTube’da da birkaç dakikalık kaydı bulunan röportajda, Barış Manço aslında yıllardır duymaya alışık olduğumuz bazı bilindik fikirlerden bahseder. Fakat bir an vardır ki söylediği şey gülüşüyle bütünleşir ve bakmayı değil de görmeyi bilene çok şey anlatır.

Şimdi bir düşünsenize, bir caz müzisyenisiniz; konsere saatler kalmış, bir diş ağrısı tutuyor ya da konserde sahneye çıkalı 1 saat olmuş, belinizde bir ağrı başlamış!… Ne yaparsınız ya da ne yapıyorlar? Burada değinmek istediğim konu, caz müzisyenlerinin yaşamlarını caz müziğine adamaları ve o uğurda yaptıkları fedakarlıklar! Fakat burada söz konusu olan Damien Chazelle’in yönettiği 2014 yapımı Whiplash filminde abartılan, daha iyi davul çalabilmek için kanayan/soyulan parmaklar değil! Daha gerçek anları yakalamak istiyorum.