Vitrin

Kurukahveci Mehmet Efendi sponsorluğunda hazırlanan 10 Usta 10 Albüm projesinin ilk çıktısı, usta trompetçi İmer Demirer’in yeni albümü Evergreen.

Yeni Oğuz Büyükberber solo albümü Continuity, müziğin maksimalitesi için yalnızca iki şeyin yeterli olduğunu gösteriyor: müzisyenin kendisi ve enstrümanı.

Mehmet Ali Sanlıkol, yirmibirinci yüzyılda, artık bu Oryantalizm’in ötesine geçiyor. Bir Türk olarak Boston’da Osmanlı tarihinden, Türk müziğinden yola çıkarak hem bugüne hem de geçmişe, klişe olacak ama hem Batı’ya hem Doğu’ya ait başka bir müzik yaratıyor.

Portre

Burak Sülünbaz, yaşamından anektodlar ile ölümle dans eden, kırılgan ve güzel bir ruh olan istisnai piyanist Fred Hersch hakkında yazdı.

Röportaj

Görüş

Müzik ve görseli bir araya getirme düşüncesi yüz yıldan fazla bir geçmişe sahip. Geriye dönük ilk örneklere 19. Yüzyıl sonlarında rastlanıyor. 1892 yılında nota yayıncıları promosyon amaçlı şarkı slaytları hazırlıyorlar. Slaytlarda, şarkı sözleri öyküleştirilerek resmediliyor ve şarkının notasıyla birlikte satılıyor. 20. Yüzyılla beraber müzik, yedinci sanatın vazgeçilmez unsuru oluyor. Salona yerleştirilen piyanoda müzisyenler, klasik ve dönemin popüler eserlerini çalarak beyaz perdede seyredilene eşlik ediyorlar. Bellini’nin Casta Diva’sı, Schubert’in Bitmemiş Senfoni’si, Beethoven’in çeşitli uvertürleri sıklıkla seslendiriliyor. Piyanistler, giderek görseldeki olaylara, ifadelere uygun doğaçlamalar yapmaya başlıyorlar. Ayrıca müzik, makara değişimi sırasında boşluğu doldurma görevi de üstleniyor.

Bir sarmaşık gibi günlerimize dolanmıştı müzik. Her caz parçasını dinlediğimizde hücrelerimizde kimyamızı bozan akorların dolaştığını hissediyorduk. Böyle yaşayabilir ve bu şekilde ölebilirdik. Bazen ruhumuz canlanıyor bazen de derinlerde bir kederle baş başa kalıyorduk. Zaten kaya gibi “Rock” müziği vardı hayatımızda. Her zaman olduğu gibi çok az kişiydik. Sevdiğimiz film kahramanlarını izlercesine mutlu ediyordu cazın varlığı bizleri. Anlamadan dinliyor, içindeki cevheri fark ediyor ama yüzük taşı olarak bir türlü parmağımızda görmeyi beceremiyorduk.