Browsing: PORTRE

Porter Wagoner’ın yanında, “Jolene”in ilk gitar cümlesinde, “Coat of Many Colors”daki küçük kızın hikâyesinde, Linda Ronstadt ve Emmylou Harris’in arasında, “9 to 5”ın ritminde, bir rock şarkısının içinde ya da elinde bir çocuk kitabıyla… Dolly Parton.

I: Ocak 1980 New York kışı ağırdı ama Bill Evans bunu ilk kez yaşıyor gibi değildi. Asıl soğuk içerideydi. Pencerenin önünde durduğunda camın buğusuna bakmıyordu. Kendi…

Kartallar uçmadan önce, Los Angeles’ın güneşli tepelerinde aynı şarkıları paylaşan, aynı sahnelerde buluşan ve birbirlerinin şarkına dokunan bir kuşak vardı. Eagles’ın hikayesi de işte orada başladı.

John Coltrane’in hikâyesi, içine kapanık çocukluğunun derin sessizliği ile başlar. Bu yazı, notaların değil; kayıpların, arayışın, duanın ve inatla sürdürülmüş bir yolun kronolojisidir. Coltrane’i anlamak için duymaktan çok, sabretmek gerekir.

Bebop kolektif bir devrimdi, fakat tarih bir ismi merkeze yerleştirdi. Sonny Stitt, Bird sonrası dönemde üretimi, disiplini, alto ve tenor’daki kimliğiyle salt bir kıyas figürü değil, sürekliliğin ustası olduğunu kanıtladı.

Hard bop’un en berrak sesi, Clifford Brown, yalnızca erken bir ölümün değil, gerçekleşmemiş bir evrimin hikâyesini de taşır; trompeti, trajediden çok karakterin ve disiplinin izini sürer.

Bu yıl İstanbul Caz Festivali kapsamında Türkiye’de sahne alacak olan Thee Sacred Souls, soul müziğin yeni kuşağını canlı dinlemek isteyenler için festivalin en heyecan verici isimlerinden biri olmaya aday. Müzikleri, insan duygularının zamansızlığını hatırlatıyor.

Hayatının büyük kısmını geçirdiği şehrin, New York’un, ona borcunun bir kısmını ödeme vaktidir. Yakınına gidenlerin yüzüne yüzüne esen rüzgar, hala Sonny Rollins’in saksofonunu fısıldıyor ve Williamsburg Köprüsü’nün 124 yıldır taşıdığı ismi, Sonny Rollins’e devretme zamanı geldi, geçiyor.