Vitrin

Mehmet Ali Sanlıkol, yirmibirinci yüzyılda, artık bu Oryantalizm’in ötesine geçiyor. Bir Türk olarak Boston’da Osmanlı tarihinden, Türk müziğinden yola çıkarak hem bugüne hem de geçmişe, klişe olacak ama hem Batı’ya hem Doğu’ya ait başka bir müzik yaratıyor.

Portre

Dağılmasının üzerinden otuz yıl geçmesine rağmen Weather Report, cazın sınırları zorlayan doğaçlamaları ve unutulmaz performanslarıyla hala müzik dünyasını onurlandıran eşsiz bir hazine gibi.

Burak Sülünbaz, yaşamından anektodlar ile ölümle dans eden, kırılgan ve güzel bir ruh olan istisnai piyanist Fred Hersch hakkında yazdı.

Röportaj

Görüş

Fonksiyonu her geçen gün azalan bilgi üretim formunun yarattığı anlamsızlık teorik eğitim alanında insanları giderek yoruyor. İşlevsel ve anlamlı çalışmalar her geçen gün azalmakta. Bu durum Caz Armoni eğitimi için de geçerli. Teorik ve matematiksel açıklamaların son yüzyılda bize kazandırdığı enformasyon yığınını çerçeveleyecek ve üretim yolunda bizi hem müzik endüstrisinden hem de karşılığı olmayan akademik yaklaşımdan koruyacak çalışmalara şiddetle ihtiyacımız var. Bu yazımda bu ihtiyaçlara cevap verme yolunda güçlü etkilere sahip dört kitabın değerlendirmesini paylaşmak istiyorum.

Peki ama yirmi yıl öncesine kıyasla konservatuvarların sayısının arttığı; memleketin dört bir tarafında hayal tacirliği yapmak üzere bacasız fabrikalar olarak kurulan taşra üniversitelerinin müzik bölümlerinin amip misali bölünerek çoğaldığı ve son yirmi yılda nüfusun yaklaşık yirmi milyonluk artış gösterdiği günümüzde, bu hazin tablo nasıl açıklanabilir?

“Şeffaflığın olmadığı ve paylaşım kalitesinin düşük olduğu yerler kendini yenilemekten uzak kalıp kendine ait bir alan yaratmanın araçlarını geliştirecek duygusal ve zihinsel yaklaşım üretemiyorlar.” Dark Blue Notes yazar kadrosuna katılan müzisyen, eğitimci Güç Başar Gülle ilk yazısında efsanevi Lenox Caz Okulu’nun, günümüz dünyasında yerel ve global ölçekte müzik eğitim alanındaki tıkanıklıklara nasıl alternatif olacağını anlatıyor.

“Müzikte nesnel eleştiri diye bir şey var mıdır?” Öncelikle şunun altını çizmek gerekiyor ki doğrudan nesnenin kendi gerçekliğinden hareketle ortaya konan, adına nesnel tespit diyebileceğimiz her şey, doğası gereği ölçülebilir argümanlara dayanmak zorunda. Şu durumda eleştiri dediğimiz, özünde estetik kaygı ve yargılardan arınmış, daha ziyade teknik boyutu kapsayan değerlendirme edimi amacı gereği nesnel olmak mecburiyetinde…