Oscar Peterson’ın, virtüözlüğünü kibirden alabildiğince uzak bir tavırla sergileyerek piyanonun başında harikalar yarattığı bu kayıt, caz tarihindeki eşsiz yerini bir kez daha anımsatıyor.
Geçmişe bakarken yeni bir yol açmak: Dokuz yıllık bir sessizliğin ardından Tony Grey, Bob James’le yan yana geliyor. Nostalgia, iki kuşağın hafızadan bugüne uzanan sakin ama renkli sohbetine dönüşüyor.
Uluslararası Alanya Caz Festivali, 20. yılını 800 yıllık Kızılkule’de yerli ve yabancı caz yıldızlarıyla birlikte kutladı. Burak Sülünbaz’dam festival izlenimleri.
Akbank Caz Festivali kapsamında 26 Eylül 2026 akşamı Yeldeğirmeni Sanat sahnesinde çıkacak Danae Palaka ile yazarımız Arif Hür konuştu.
Composer, educator, and musician Timuçin Şahin shared his thoughts on John Coltrane through five answers to the five questions we asked him.
Jazz historian, lecturer, author Francesco Martinelli shared his thoughts on John Coltrane through five answers to the five questions we asked him.
Doğumunun yüzüncü yılında, Alper Kaliber’den, gönül ve zihin bağı kurduğu John Coltrane’e bir şükran ve saygı denemesi.
Müzik yazarı Sadettin Davran apaçık bir gerçeği dile getiriyor: John Coltrane ‘cazın sesi’dir, geçmişin ve bugünün olduğu gibi yarının da sesidir.
■Ali Perret: Evrenin iyileştirici sesleri ■Alper Kaliber: Kılavuzun sesi yeniden yükselirken ■Batuhan Aydın: Sahici bir sesin peşinde ■Başak Yavuz: Döngünün içinde ■Beran Paçacı: Konserler ve etkinlikler ■Ediz Hafızoğlu: Kemiklerime işlemiş durumda ■Engin Recepoğulları: Arayışın ve dönüşümün müziği ■Francesco Martinelli: God of destruction and creation ■Mert Çakırcalı: Coltrane kadar şanslı ve şanssız ■Mine Gürevin: Yolun sonunda fırtına vardı ■Kaan Bıyıkoğlu: Coltrane’nin ardından ■Sadettin Davran: Cazın yarısını kaplayan sololar ■Timuçin Şahin: He never stopped becoming ■Turgay Kantürk: Coltrane Siyahı’ndan parçalar
John Coltrane’in Pharoah Sanders’la bir rehinci dükkânında ağızlık ararken başlayan hikâyesi, yıllar içinde cazın en büyük spiritüel yolculuklarından birine dönüştü. Coltrane’den Sanders’a, Alice Coltrane’den Albert Ayler’a uzanan bu yolun sonunda huzur, arayış, çığlık ve fırtına da vardı.
Alfa Mist’in müziğini renkli sis bulutunun içinden gelen su sesini takip edip duru bir ırmağa ulaşmaya benzetiyorum. Sis yüzünden hiçbir şey göremiyoruz ama o sis bulutunun ardından tertemiz bir ses geliyor ve o ses etrafımızdaki her şeyin bizimle birlikte ritim tuttuğunu, doğayla da şehirlerle de ritimlerimizi uydurabileceğimizi bana hatırlatıyor. Sadece doğru tonu bulmamız gerekiyor. Caz bence o yolculuğun tamamı.
Ankaralı blues grubu Jumpin’ Cats, Blues Aperitiv yarışmasında kazandığı birinciliğin ödülü olarak, 2026 Kasım’ında Çek Cumhuriyeti’nde düzenlenecek Blues Alive festivalinde sahne almaya hak kazandı. Bu başarıyı fırsat bildik ve grup üyeleriyle, blues’un çekiciliği, Ankara’nın blues geleneği ve müzikal hedefleri üzerine söyleşi gerçekleştirdik.
The Nightfly albümü, Steely Dan ile kurduğu müzikal evrenin bireysel hali ve bir Donald Fagen alamet-i farikası olarak nitelendirilmeli.
Genç bir topluluğun kurduğu bu ses, bireysel gösterinin ötesine geçiyor. Incandescence, boşlukla, nefesle ve sezgiyle büyüyen, içten içe yanan bir müzik.
Vitrin
Norveçli trompetçi, besteci ve prodüktör Nils Petter Molvær, modern, yaratıcı yeni bir caz düşüncesi için harika, devrimci, çok katmanlı sesler yaratmaya devam ediyor.
Mert Çakırcalı, Kurukahveci Mehmet Efendi sponsorluğunda hazırlanan 10 Usta 10 Albüm projesinin yeni albümünü yazdı: Ali Perret Octopus Band – Isonomy.
Dan Bilawsky wrote new George Coleman album: “Put simply and succinctly, George Coleman with Strings is a gift that we’re lucky to have received.”
Linda May Han Oh, Biophilia Records tarafından 22 Ağustos’da yayımlanan Strange Heavens ile lider, eşlikçi, solist ve besteci kimliklerini sergiliyor.
Portre
İsviçreli davulcu Florian Arbenz, trompetçi Hermon Mehari ve gitarist Nelson Veras mini bir turne için Türkiye’ye geliyor.
Besteci, tuşlu çalgılar ustası, prodüktör ve oyuncu Ryuichi Sakamoto, sanatı, eserleri ve ötesi. Mert Çakırcalı yazdı.
Çalkantılı geçmişiyle Japon Cazı, modern dönemin caz-funk efsanesi Jiro Inagaki ve fantastik grubu Soul Media.
Borusan Müzik Evi konseri öncesinde besteci ve saksofoncu Mike Casey portresi ve konserde bizi bekleyen sürprizler.
Röportaj
Klarnet ve akordeonu klasik müziğin alışılmış sınırlarından çıkaran Duo Minerva, 19 Eylül’de 7. ALV Müzik ve Sanat Festivali kapsamında İstanbul’da. Avusturya Başkonsolosluğu’nun Yeniköy’deki Bahçe ve Balo Salonu’nda sahne alacak Johanna Gossner ve Damian Keller’le Beethoven’dan Piazzolla’ya, Django Reinhardt’tan klezmere uzanan repertuvarlarını, doğaçlamayı, müzikal özgürlüğü ve Türkiye ile kurdukları bağı konuştuk.
Görüş
Bugün hemen herkesin sevgiyle andığı Barış Manço, kuşkusuz ki popüler Türk müziğinin en önemli figürlerinden biriydi. Çalışma alanımdan da kaynaklı olarak müziğine vakıf olduğum Manço’nun zannediyorum ki dinlemediğim tek bir şarkısı dahi yoktur. Ne var ki yaptığı işler bir yana, her aklıma gelişinde gözümün önünde beliren bir kare var ki zihnimdeki Barış Manço imgesinin bununla özdeşleştiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bahsettiğim görüntü şarkıcının bir röportajına ait. YouTube’da da birkaç dakikalık kaydı bulunan röportajda, Barış Manço aslında yıllardır duymaya alışık olduğumuz bazı bilindik fikirlerden bahseder. Fakat bir an vardır ki söylediği şey gülüşüyle bütünleşir ve bakmayı değil de görmeyi bilene çok şey anlatır.
Şimdi bir düşünsenize, bir caz müzisyenisiniz; konsere saatler kalmış, bir diş ağrısı tutuyor ya da konserde sahneye çıkalı 1 saat olmuş, belinizde bir ağrı başlamış!… Ne yaparsınız ya da ne yapıyorlar? Burada değinmek istediğim konu, caz müzisyenlerinin yaşamlarını caz müziğine adamaları ve o uğurda yaptıkları fedakarlıklar! Fakat burada söz konusu olan Damien Chazelle’in yönettiği 2014 yapımı Whiplash filminde abartılan, daha iyi davul çalabilmek için kanayan/soyulan parmaklar değil! Daha gerçek anları yakalamak istiyorum.
Hâlâ umumiyetle müzikal derinliğin duygu yoğunluğuyla, icracının çalgısındaki ustalığının duygulu çalmayla ölçüldüğü; herhangi bir çalgıyla çalınan şarkıların, türkülerin enstrümantal müzik diye sunulduğu; birçok müzisyenin, ifade açısından vazgeçilmez bir unsur olan müzikal dinamiklerden habersiz olduğu; niteliğin somut ölçütler yerine türlü pespayeliğe kapı aralayan soyut, ölçülebilir olmayan öznel yargılara dayandırıldığı bir toplumda, aslında sadece çalgısal müziğin değil, bizzat müziğin kendisinin ağır aksak durumda olduğunu kabul etmek gerekiyor.
Peki bugün dünya müziğinden bize kalan ne? Dünyanın ücra yerlerindeki kendi kabuğunda kalmış müzisyenleri keşfedip parlatarak vitrine çıkaran; birçoğunu oryantalist zihnin bitmeyen fantezisi “sentez” güdüsüyle melezleyen; aynı şeyleri dinlemekten sıdkı sıyrılmış dinleyicilerin kulaklarının pasını silen ve kuraklaşan sektörü taze kan temin ederek canlandıran bu oluşumu çoğunluğun yapıcı ve faydalı gördüğü muhakkak. Sadece bu yönlerden bakıldığında kimsenin bir itirazı da olamaz. Fakat mesele bundan ibaret değil.
Pusula
Bir süre daha burada kalmak istiyorsanız, size, dergiye dair bir pusula verelim. Yayınlanan son 100 yazı Yeni bağlantısında. Vitrin, yakın tarihlerde yayınlanan albümlere dair inceleme yazılarını içeriyor. Sanatçıların derinlikli yaşam öyküleri Portre kategorisi altında. Röportaj ve Güncel kategorileri açıklamaya ihtiyaç duymuyor. Ağır yazılar Görüş, vazgeçilmezlerimiz ise Başucu Albümüm kategorisinde. Türk cazına dair yazılarımız ise Bizim Caz bölümünde. Okuduğunuz yazarlar başka neler yazmışlar diye merak ettiyseniz Yazarlar bölümüne başvurabilirsiniz.
Bültene Abone Olun
Pusula
Divalar bölümünde vokal cazın efsanevi şarkıcılarının öykülerini okuyabilir, caz müziğin geçmişine meraklıysanız Caz Devleri kategorisinde güzel vakit geçirebilirsiniz. Caz tarihinin en önemli müzisyenlerinden ikisi bu yıl 100 yaşına girdi: John Coltrane ve Miles Davis, bu iki ikonik sanatçının yaşamına daha yakından bakabilirsiniz. Degüstasyon, sanatçıların yeme içme kültürüne dair ilgilerini eşeliyor. Koleksiyon ile müzisyenlerin müzik dışında nelerle ilgilendikleri hakkında bilgilenebilirsiniz. Sadece caz değil, Dark Blue Notes’da Rock müzikle ilgili yazılar da var.
Caz Devleri



