Yazar: Mert Çakırcalı

Avatar fotoğrafı

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu, malum koşullarda yaşayabilmek için bankacı olmuş genç bir yazar. Bibliyofil ve obje fetişisti. Müzik eleştirmenliğine öykünüyor. Çeşitli müziklere, sanatlara ve kültür ürünlerine maruziyetini, bunların zihninde dokunduğu ve harekete geçirdiği şeyleri yazıyor.

Tyshawn Sorey, uzun uzun, sabırla müzik yapıyor. Yavaş başlatıyor müziği, herkesin ısınmasına izin veriyor, hattâ müziği bu açıdan sonsuz bir kardiyoyu andırıyor, sürekli ısınıyor ve ısıtıyor, kaynama noktasına kadar getiriyor ve orada da bitirmiyor, müziği ilik suyu yapar gibi saatlerce kaynatıyor, dolayısıyla mekanları ve kulakları ve zihinleri de.

Mert Çakırcalı bir süredir aralarında dolaştığı tekinsiz albümleri sıralıyor, notaları notlara, sesleri kelimelere tercüme ediyor. Bu fasılın konukları Les Cris de Paris, Geoffroy Jourdain, Lucile Richardot, Adam O’Farrill, İlhan Mimaroğlu, Zakir Hussain, Jacky Terrasson.

Mert Çakırcalı bir süredir aralarında dolaştığı tekinsiz albümleri sıralıyor, notaları notlara, sesleri kelimelere tercüme ediyor. Bu fasılın konukları Kahil El’Zabar, Tim Berne, Marc Ducret, Tom Rainey, Craig Taborn ve Patricia Kaas.

İlhan Mimaroğlu’nun 100. yaşı için düzenlenen iki günlük etkinlikler dizisi, Mimaroğlu’nun İdil Biret’e vaktiyle söylemiş olduğu bir cümleyi bugün geçersiz kılıyor.

Immanuel Wilkins, Yeni Coltrane’lerden. Saksofonuyla hem derinlerindeki hem de yüzeyindeki kendi Coltrane’i ile iletişim içinde çalıyor gibi hissediyorum. Coltrane hep rehber. Dönüp dolaşıp atıf yapılacak bir Platon, bir Aristoteles gibi işliyor bu müzisyenler için.

Her albüm kendi içinde birbirinden bağımsız mı değerlendirilse, her yazı parçası kendi kendine mi ayakta dursa yoksa hep birlikte bir anlamlar deposu mu oluştursalar? Yavaş yavaş anlıyorum ki bu seri tefrika edilmekte olan bir romandır.

Kendi müziğinden destan yaratmak; bu çağda bunu yapma lüksüne sahip bir usta olmak ve bunu tüm evrene hem açmak, hem dayatmak.Günün sonunda bir ustalık albümü bu. Yeni olan neredeyse hiçbir şey yok içinde. Kendi eskisinin ustalıkla tekrarı var, ustalığının yinelenmesi ve belki de bu şekilde yenilenmesi var.