Koyu Antoloji Dönemi, Genco Arı ile birlikte yeni bir kapı açıyor. On altı şarkı, bir grand piyano ve bir ses: Teoman! Deus Ex Machina Tour’da ezberler bozulacak; gerisini doğaçlama, risk ve o gecenin ruhu belirleyecek.
Türkiye’nin tanınmış caz vokalistlerinden Sibel Köse ile Polonya’yla kurduğu kültürel köprüyü, iki ülkenin caz kültürünü, müzikal çalışmalarını, sahnenin kendisi için ne ifade ettiğini ve genç müzisyenlerin bugün karşılaştığı koşulları konuştuk.
1977’nin bir gecesinde Havana’da genç bir adam havaalanına gidiyor. İşi basit: gelen konuğu alıp götürmek.…
Oscar Peterson’ın, virtüözlüğünü kibirden alabildiğince uzak bir tavırla sergileyerek piyanonun başında harikalar yarattığı bu kayıt, caz tarihindeki eşsiz yerini bir kez daha anımsatıyor.
Batuhan Aydın Folk Quartet’in Jülide Özçelik ile birlikte kaydettiği Homewards, Anadolu türkülerini geçmişte bırakmak yerine bugünün caz diliyle yeniden karşılıyor. Kaval ile insan sesinin aynı nefeste buluştuğu albüm, Nils Petter Molvær, Ara Dinkjian ve Cenk Erdoğan’ın katkılarıyla geleneğe dönmekten çok, geleneğin hâlâ nereye gidebileceğini araştırıyor.
Dekka Records etiketli 1968 tarihli The Beatles albümü A Doll’s House. Böyle bir albümden siz de benim gibi haberdar değil idiyseniz, buyrun teferruatına.
John Coltrane, getirdiği yeniliklerle ve eserleriyle modern cazı derinden etkilemiş, cazın içine yeni bir idealizm katmış, cazın güncelliğini yitirmeden bir sanat müziği olarak geçerliliğini koruyabilmesine olanak sağlamış, çalkantılı zamanlarda insana güç verebilecek bir müziğin mümkünatını ortaya koymuştur.
Composer, educator, and musician Timuçin Şahin shared his thoughts on John Coltrane through five answers to the five questions we asked him.
■Ali Perret: Evrenin iyileştirici sesleri ■Alper Kaliber: Kılavuzun sesi yeniden yükselirken ■Batuhan Aydın: Sahici bir sesin peşinde ■Başak Yavuz: Döngünün içinde ■Beran Paçacı: Konserler ve etkinlikler ■Ediz Hafızoğlu: Kemiklerime işlemiş durumda ■Engin Recepoğulları: Arayışın ve dönüşümün müziği ■Francesco Martinelli: God of destruction and creation ■Mert Çakırcalı: Coltrane kadar şanslı ve şanssız ■Mine Gürevin: Yolun sonunda fırtına vardı ■Kaan Bıyıkoğlu: Coltrane’nin ardından ■Sadettin Davran: Cazın yarısını kaplayan sololar ■Timuçin Şahin: He never stopped becoming ■Turgay Kantürk: Coltrane Siyahı’ndan parçalar
Araştırmacı, yazar Beran Paçacı, bu yıl içinde gerçekleşen ya da yakın tarihte gerçekleşecek John Coltrane anma konserlerini ve etkinliklerini listeledi.
Mert Çakırcalı soruyor: “John Coltrane müziğe şimdiki zamanda başlasaydı John Coltrane olur muydu?” ve ekliyor: “Kendisi bile kendisi gibi olamaz.”
John Coltrane 100 yaşında! Turgay Kantürk, Coltrane’in klasikleşmiş icralarından yola çıkarak onun müziğini şiirin diliyle yeniden yorumluyor.
John Coltrane’in Pharoah Sanders’la bir rehinci dükkânında başlayan hikâyesi, cazın en büyük spiritüel yolculuklarından birine dönüştü. Coltrane’den Sanders’a, Alice’den Ayler’a uzanan bu yolun sonunda huzur, arayış, çığlık ve fırtına da vardı.
Müzisyen, prodüktör, besteci Ediz Hafızoğlu, John Coltrane müziğinin kendi müzik yaşamındaki yerini yazdı.
Giacomo Puccini, Prenses Turandot ve Prens Calaf! Oktay Gökkaya bu defasında Puccini’nin yarım kalan eseri Turandot operası üzerine bir fantezi kurguluyor.
Ercüment Orkut, sekiz yıllık solo albüm sessizliğini Far From Both Ends ile bozuyor. Piyano, trompet, kontrbas ve davulun birbirine alan açtığı albüm, Orkut’un klasik müzikten caza, bestecilikten doğaçlamaya uzanan müzikal dünyasının bugünkü karşılığını arıyor.
Henry Threadgill, Vijay Iyer ve Dafnis Prieto, on beş yıllık müzikal birlikteliklerini ilk kez stüdyoya taşıyor. Fifteen, üç büyük doğaçlamacının yıllar içinde kurduğu ortak dilin kaydı.
Mert Çakırcalı bir süredir aralarında dolaştığı tekinsiz albümleri sıralıyor, notaları notlara, sesleri kelimelere tercüme ediyor. Bu fasılın konukları: Bill Evans, Marc Ribot, George Garzone, Rudresh Mahanthappa, Rachid Taha.
Vitrin
Denny Zeitlin’in 2003’ten 2025’e uzanan kayıtları bir araya getirdiği yeni albümü Odyssey, akustik caz geleneğinden elektronik doğaçlamaya uzanan altmış yıllık müzikal merakının izini sürüyor.
Golden Hour, ana akım cazın, usta ellerde eriştiği mükemmeliyet seviyesinin belgesi. Stephen Philip Harvey adını kaydetmenizi, ola ki denk gelirseniz, canlı izleme şansını ıskalamamanızı hararetle öneririm.
Kobe’de doğup 2012’de New York’a yerleşen Miki Yamanaka, Amerikan caz geleneğinin içine sonradan giren ama…
Jon Batiste, 14 Ağustos’da yayımlanan üç solo piyano albümünde Mozart ile Monk arasındaki iki yüzyılı blues, gospel, caz ve doğaçlamayla birbirine bağlıyor.
Portre
“Ben Kertenkele Kral’ım, her şeyi yapabilirim.” Bedenim buz gibi, ruhum ateş almış. Avazım çıktığı kadar bağırıyorum. Vay canına, evet! Nihayet yine yükseliyorum. Beni zincirleyen ruhlardan kurtuluyorum.
Cassandra Wilson’ın ardından, 1954 yapımı Apache’den Coleman Hawkins’a, Charlie Haden’dan True Detective’e uzanan iki şarkının izini sürüyorum. Biri yarım yüzyıldan fazla ait olduğu vokal sesini aradı. Diğeri yıllar sonra bir ölüm haberinin şarkısına dönüştü.
Bir öğrencinin, hocasına, yıllar içinde dostuna dönüşen Arif Mardin’e dair hatıraları.
Dolly Parton’ın sarı perukları, taşlı elbiseleri ve meşhur memeleri yalnızca country tarihine değil, hiç hesapta yokken bilim tarihine de karıştı. Bir koyunun meme hücresinde başlayan deney, iki Dolly’nin kader fikrine kafa tutan tuhaf, komik ve güzel hikâyesine dönüştü.
Röportaj
Klarnet ve akordeonu klasik müziğin alışılmış sınırlarından çıkaran Duo Minerva, 19 Eylül’de 7. ALV Müzik ve Sanat Festivali kapsamında İstanbul’da. Avusturya Başkonsolosluğu’nun Yeniköy’deki Bahçe ve Balo Salonu’nda sahne alacak Johanna Gossner ve Damian Keller’le Beethoven’dan Piazzolla’ya, Django Reinhardt’tan klezmere uzanan repertuvarlarını, doğaçlamayı, müzikal özgürlüğü ve Türkiye ile kurdukları bağı konuştuk.
Görüş
Youtube’a yüklenen bir videodaki İlhan Şeşen ve Nikiforos Metaxas tartışmasından hareket eden Bülent Seyitdanlıoğlu, sanat ve siyaset ilişkisini irdeliyor, siyasi ve toplumsal gerçeklikle sanatsal karar arasındaki çizginin nerede çizilmesi gerektiğini tartışıyor.
Müzikte zamanında “hayat budur”u görmüş, fakat bu savın işaret ettiği boşluğu anlayıp ondan vazgeçmiş ve şimdi kimsenin ilgilenmediği deneyler yapan Reykjavik’li bir opera bestecisi olarak yaşayan Ahmet Güntan, Ahmet abi belki de yakın zaman sonra müziğin mutsuzların arkadaşı olmaktansa mutsuzluğunun kaçınılmazlığıyla mutlu olanların mutluluğunun eşlikçilerinden biri olduğunu ifade eder.
Cazın başkenti New York. Bir caz müzisyeninin gözünden kentin hatıraları, ritmi, melodisi, müziği ve kulüpleri: Barbayeux, Jazz Cultural, Village Vanguard, Smalls Jazz Club, Blue Note, Mezzrow, iBeam Brooklyn, Perelman Performing Arts Center.
Leonard Cohen, Erkin Koray, Neil Young, Rush, Oscar Peterson ve diğerleri ile Kanada, bir haritadan çok bir hafıza alanı. Ayrıştıran ve birleştiren bir seyahatten notlar.
Pusula
Bir süre daha burada kalmak istiyorsanız, size, dergiye dair bir pusula verelim. Yayınlanan son 100 yazı Yeni bağlantısında. Vitrin, yakın tarihlerde yayınlanan albümlere dair inceleme yazılarını içeriyor. Sanatçıların derinlikli yaşam öyküleri Portre kategorisi altında. Röportaj ve Güncel kategorileri açıklamaya ihtiyaç duymuyor. Ağır yazılar Görüş, vazgeçilmezlerimiz ise Başucu Albümüm kategorisinde. Türk cazına dair yazılarımız ise Bizim Caz bölümünde. Okuduğunuz yazarlar başka neler yazmışlar diye merak ettiyseniz Yazarlar bölümüne başvurabilirsiniz.
Bültene Abone Olun
Pusula
Divalar bölümünde vokal cazın efsanevi şarkıcılarının öykülerini okuyabilir, caz müziğin geçmişine meraklıysanız Caz Devleri kategorisinde güzel vakit geçirebilirsiniz. Caz tarihinin en önemli müzisyenlerinden ikisi bu yıl 100 yaşına girdi: John Coltrane ve Miles Davis, bu iki ikonik sanatçının yaşamına daha yakından bakabilirsiniz. Degüstasyon, sanatçıların yeme içme kültürüne dair ilgilerini eşeliyor. Koleksiyon ile müzisyenlerin müzik dışında nelerle ilgilendikleri hakkında bilgilenebilirsiniz. Sadece caz değil, Dark Blue Notes’da Rock müzikle ilgili yazılar da var.
Caz Devleri



