Vitrin

Yeni Gonzalo Rubalcaba albümü Borrowed Roses, tümüyle standartlardan ve popüler şarkılardan oluşan ilk albümü; solo çaldıklarınınsa üçüncüsü.

Burak Sülünbaz wrote a review for Max Ionata / Jesper Bodilsen / Martin Maretti Andersen – “Like”

Burak Sülünbaz Max Ionata / Jesper Bodilsen / Martin Maretti Andersen-“Like” albümünü yorumladı.

Esin Hamamcı, Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Akira Mizubayashi’nin Bin Yılın Aşkı romanının değerlendirmesini yazdı. Kitap, Fransızca profesörü Sen-nen’in opera sevdalısı Mathilde ile evliliğini, müzik sevgilerinin getirdiği tesadüflerin kaderlerine etkilerini anlatıyor.

Burak Sülünbaz wrote an album review for New York based pianist Ben Winkelman’s sixth album Heartbeat will be released on September 15th via OA2 Records. /// Burak Sülünbaz, 15 Eylül’de OA2 Records aracılığıyla yayımlanacak New York’lu piyanist Ben Winkelman’ın altıncı albümü Heartbeat hakkında bir değerlendirme yazısı yazdı.

Portre

Evet; o Londra’da doğan geniş yüzlü bir dahi; uzun saçlarıyla tanıyoruz onu, yumuşak bir tarzı var ama topluluk içinde her daim kavgacı; ayrıca dünyaya çok farklı bir gözden bakabiliyor. Bu adamın ismi Ray Davies! Bu değişik adam, kardeşi Dave, Mice Avory ve Pete Quafie ile birlikte Londra’da The Kinks ismiyle kariyerine başladı ve dünyaya çok değişik sesler hediye etti.

…Miles’ı kollarını açarak karşılayan parizyen halk, Paris şehri kadar, O’nun için aynı derecede önemliydi…İyi müziği tanıyacak ve ayırt edecek kadar akıllı oldukları için; sırtlarının sıvazlanması gerektiğinden değil, Miles’in ten rengiyle ilgilenmeden yaptığı müziğe odaklandıkları için…

Bir dahaki sefer, Kind of Blue dinlediğinizde, Garland’ın başı çektiği ritim grubunun derinliklerine inin ve Kind of Blue’da çalmamasına rağmen, Red Garland’ın sihirli sol elinin hayaletini hissedin.

Lay Lady Lay, popüler müzik tarihinin en güzel aşk şarkılarından biri; Bob Dylan’ın 1969 tarihli Nashville Skyline albümünün ikinci yüzünü açıyor. Belirtelim bu albüm Dylan’ın en çok satan albümleri arasında.

Röportaj

John Coltrane ve Albert Ayler geleneğinin çağdaş temsilcilerinden biri olarak görülen James Brandon Lewis, bugün cazın en özgün seslerinden biri. Ancak o kendisini geçmişin mirasçısı olmaktan çok kendi yolunun haritacısı olarak görüyor. Buffalo’dan Howard Üniversitesi’ne, Molecular Systematic Music teorisinden Mahalia Jackson’a uzanan bu söyleşide Lewis; müziği, kimliği, yaratıcılığı ve hiç bitmeyen arayışını anlatıyor.

Görüş