Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    VİTRİN

    Simon Hanes – Gargantua (2026 Pyroclastic Records)

    Pyroclastic Records etiketli Gargantua, Simon Hanes’in obur ve cesaretli deneyciliğini gösteriyor ki ileride müzik tarihinde belirli yerini bulacak işler üretebileceğini de ima ediyor.
    Mert ÇakırcalıBy Mert Çakırcalı12 Mart, 2026
    Simon Hanes, GARGANTUA

    Besteci Simon Hanes ve albümü Gargantua; üç davul, üç bas, üç trombon, üç korno ve üç sopranodan oluşan bir ansambl ile, Pyroclastic Records etiketiyle 27 Mart tarihinde karşımızda olacak.

    Eski tabirle tecimsel olmayan çağdaş sanat müziğinin bir hub’ı diyebileceğimiz Pyroclastic Records, piyanist Kris Davis tarafından kurulan bir müzik şirketi. İçinde Simon Hanes gibi yeni avangardlar diyebileceğimiz müzisyen ve besteciler özgür ve deneyci bir alan bulabiliyorlar.

    Simon Hanes & Gargantua

    Gargantua’nın içindeki parçaların çoğu, Rabelais’nin karakterinden gelen isminin hakkını verir biçimde bayağı (vulgar) da diyebileceğimiz bir humour taşıyorlar. Mesela The Number of the Beast is 666 en azından benim adından öngöremediğim bir mizaha sahip. Albüm Hildegard von Bingen’in cadımsı ve esrarlı sağaltıcılığından böyle bir mizaha, Rönesans müziğinden metale sürekli salınıyor. Bu durum müzikal bir ADHD havası yaratıp dikkatimizle oynaşıyor, eklektik kaygının yüksekliği ile oradan oraya sürükleniyoruz.

    Rönesans müziği ya da metal, disko ya da caz fark etmez, hepsi aynı işlevi gören birer tarihsel referansa dönüşüyorlar, gerçek anlamda var edilmektense değinilip geçilen birer unsur olarak kalıyorlar. Albüme tat katsın, dinleyeni sürekli uyarsın diye aralara serpiştirilmiş gibi hissettiriyorlar.

    Submit to the Fabulosity isimli parçada, arkada üç davul ve üç bas disko müziği yaparken üç sopranomuz, ansızın, birbirlerinden bağımsız şekilde küfretmeye başlıyorlar. Bu hoşumuza da gidiyor, gülesi geliyor insanın, ama bir şeyler de yerine oturmuyormuş gibi hissettiriyor.

    Simon Hanes, albümün basın bülteninde volkanlardan, Norveç’te bir tırmanışta karşılaştığı vahşi doğadan, mitolojiden etkilenerek bu albümü yaptığını belirtiyor. Bu etki çeşitliliği dinlerken hem şaşırtıyor insanı, hem de yoruyor. Sürekli bir şaşırtma ve çeşitli referanslarla uyarma isteğiyle yoruyor.

    Albümün ismi bir yandan kendini anlatıyor: Gargantua. Dev obur. Önüne çıkan, denk geldiği birçok öğeyi yiyor, birazını sindirip birazını üstümüze kusuyor.

    Moirai, Lucifer/Aureum Chaos gibi birkaç parça sindirme işleminin gerçekleştiğini düşündüğüm parçalar. Özellikle Lucifer/Aureum Chaos olgun bir şekilde ilerleyen, Hanes’in deneyciliğinin işlediğini hissettiğimiz ve dinledikçe beraberinde sürükleyen on beş dakikalık bir parça. I Am isimli parça ise tek başına bir anıtı andırıyor: “I am sitting on the edge of something good” diyor ki bunun Hanes’in volkanı olduğunu tahmin ediyoruz ve onunla birlikte o volkanın kıyısında durabiliyoruz.

    Müzisyen/besteci/sanatçı bazen bir obura dönüşebiliyor. Ya da avangardlara başta karşı gelme güdüsü devreye giriyor ve sonra yapıtları kültür/piyasa tarafından emilip kendi vasatlarına yaklaştırılıyorlar -ki bunun için bir kültür/piyasa varsayıyoruz, yok denecek kadar küçükse bile. Bu albüm, Simon Hanes’in obur ve cesaretli deneyciliğini gösteriyor ki ileride müzik tarihinde belirli yerini bulacak işler üretebileceğini de ima ediyor.

    ■

    Dark Blue Notes’ta Vitrin
    Mert Çakırcalı’nın Dark Blue Notes’daki diğer yazıları

    2026 Gargantua Pyroclastic Records Simon Hanes
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleEva Cassidy ve Nightbird
    Next Article James Fernando – Philly 3 (2026)
    Avatar fotoğrafı
    Mert Çakırcalı
    • Instagram

    Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu, malum koşullarda yaşayabilmek için bankacı olmuş genç bir yazar. Bibliyofil ve obje fetişisti. Müzik eleştirmenliğine öykünüyor. Çeşitli müziklere, sanatlara ve kültür ürünlerine maruziyetini, bunların zihninde dokunduğu ve harekete geçirdiği şeyleri yazıyor.

    Related Posts

    Geçmişin ritmi: Stephen McCraven – Heritage

    18 Haziran, 2026

    Mike Campbell & The Dirty Knobs – Mission of Mercy

    18 Haziran, 2026

    Sam Barsh, Keyon Harrold, Mark Guiliana: Straight08 (La Reserve 2026)

    18 Haziran, 2026
    Yazarlar
    Kimiz?

    Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

    DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

    Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

    İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

    Yazıların telifi yazanlara aittir.

    Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

    Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

    Reklam: [email protected]

    Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

    Kanalı Görüntüle