Betty Mabry’nin etkisini romantik bir dipnot gibi okumak eksik kalır diye düşünmek gerekiyor. O daha çok, Miles Davis’in elektrikli döneme yürüyüşündeki estetik kırılmalardan biri gibi duruyor.
Miles Davis bugün hâlâ yalnızca geçmişin büyük bir caz efsanesi değil; modern müziğin nasıl sürekli dönüşebileceğinin en önemli örneklerinden biri. Doğumunun 100. yılında geriye dönüp baktığımızda, onun mirasının yalnızca kayıtlarda değil, hâlâ risk almaya çalışan bütün müzisyenlerde yaşamaya devam ettiğini görüyoruz.
Müziğin temposundan enerjisine, cümlelerin uzunluğundan grubun psikolojisine kadar her şeyi kontrol etmek isteyen bir liderdi Miles. Sıradan olmak hiç ona uygun değildi.
Yaptığının caz olmadığı yolundaki eleştirilerin yanı sıra karanlıkların prensi, sfenks, büyücü gibi çeşitli isimlerle anılan Miles Davis bence “cazın mor kâküllü şehzadesidir.”
Like a Hurricane, kusursuz olmaya çalışmayan ama duygusal olarak tam hedefe ulaşan şarkılardan biri; benim içinse geçen yıllara karşın Neil Young’a açılan en güçlü kapı olma özelliğini sürdürüyor.
Yeni Dhafer Youssef albümü Shiraz, hikaye anlatıcılığında ulaşılabilecek en sarsıcı eserlerden biri olarak ACT Music kataloğunda yerini aldı.
Mert Çakırcalı bir süredir aralarında dolaştığı tekinsiz albümleri sıralıyor, notaları notlara, sesleri kelimelere tercüme ediyor. Bu fasılın konukları Les Cris de Paris, Geoffroy Jourdain, Lucile Richardot, Adam O’Farrill, İlhan Mimaroğlu, Zakir Hussain, Jacky Terrasson.
Meksika halk müziğinden New York caz kulüplerine, hard bop geleneğinden salsa orkestralarına uzanan geniş bir dünyanın içinden gelen Altin Sencalar, yeni albümü Natural Rhythm ile çocukluğunu, aile köklerini, babalığı ve hayatın iç akışını trombonunun içine yerleştiriyor.
Peter Frampton, yıllar sonra yayımladığı Carry The Light albümünde yaş almayı, hastalıkla mücadeleyi, dede olmayı, eski dostlukları ve gitarın içindeki kırılganlığı anlatıyor. UMe etiketiyle yayımlanan albüm, bir rock yıldızının geçmişine dönmesinden çok, hâlâ ışık taşımaya çalışmasının hikâyesi gibi duyuluyor.
İstanbul’da başlayan bir merak, New York’un jam session gecelerine uzanıyor. Cemre Necefbaş için caz yalnızca bir müzik değil; ustalardan öğrenilen, şehirler arasında büyüyen ve her sahnede yeniden kurulan bir dil.
Yayımlanışının üzerinden geçen 50 yıla rağmen Rainbow Rising öneminden kaybetmediği gibi bugünün aklı başında dinleyicisine aynı tazelikte sesleniyor. Onunla büyüyenler ise zaten albümü başuclarından hiç ayırmadılar. Ritchie Blackmore’un Deep Purple’dan ayrılışının ve Ronnie James Dio ile işbirliğinin öyküsü.
La Llorona, Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı Lhasa de Sela’nın ilk albümü olmasına rağmen bir başlangıç gibi değil, uzun bir yolculuktan sonra varılmış bir durak gibi hissedilir.
Forever Yours: The Final Performance albümünü Chick Corea diskografisinde bulunan epilog ya da özet kayıt gibi algılamamak gerekiyor. Daha çok bir fısıltı gibi. Ve o fısıltı, şaşırtıcı biçimde çok güçlü.
Mert Çakırcalı, Kurukahveci Mehmet Efendi sponsorluğunda hazırlanan 10 Usta 10 Albüm projesinin yeni albümünü yazdı: Ali Perret Octopus Band – Isonomy.
Portre
Planlı ama içgüdüsel, düşünülmüş ama ruhla savrulmuş. Eric Dolphy böyle bir müzisyendi. O, cazın sesi değil, ruhuydu. Ne anlattığını duyabilmek için de kulak değil, yürek gerekiyordu.
Khruangbin, bir gruptan çok daha fazlası: Bir halet-i ruhiye, bir bilinç akışı, bir gece yolculuğu ve evet, bir uçuş. Funk’tan psikedeliğe, Khruangbin’le kıtalararası bir müzik töreni.
Veronica Swift, cazın kadim ruhunu, Led Zeppelin’den Puccini’ye, Broadway’den Harlem gecelerine taşıyan bir vokalist. Gerçeklik, mizah, hüzün, direniş, merhamet; hepsi bir arada.
Mine Gürevin, Anadolu Rock akımının doğuşunda yer almış, Kurtalan Ekspres üyesi olarak Barış Manço ile de çalışmış usta müzisyeni yazdı: Ohannes Kemer.
Röportaj
İranlı müzisyen ve besteci Alireza Ghahremani ile yeni albümü Sweet Sadness, sanatsal yaklaşımı, İran müziği, caz ve Ankara üzerine
Görüş
Fatmagül’ün Yengesi, yazı dizisinin sekizincisinde barok müziğin doğuşunda ve gelişiminde önemli rol oynayan İngiltere’ye gidiyor.
Fatmagül’ün Yengesi, Barok müziğini anlattığı yazı dizisinin yedincisinde operanın ortaya çıkışını yazıyor.
Turgay Yalçın, Montrö Caz Festivali (Montreux Jazz Festival) programı eşeliyor, cazın sefaletini irdeliyor.
Fatmagül’ün Yengesi, Barok müziğini anlattığı yazı dizinin altıncısında kemana ve halaskarlarına odaklanıyor.
Pusula
Bir süre daha burada kalmak istiyorsanız, size, dergiye dair bir pusula verelim. Yayınlanan son 100 yazı Yeni bağlantısında. Vitrin, yakın tarihlerde yayınlanan albümlere dair inceleme yazılarını içeriyor. Sanatçıların derinlikli yaşam öyküleri Portre kategorisi altında. Röportaj ve Güncel kategorileri açıklamaya ihtiyaç duymuyor. Ağır yazılar Görüş, vazgeçilmezlerimiz ise Başucu Albümüm kategorisinde. Türk cazına dair yazılarımız ise Bizim Caz bölümünde. Okuduğunuz yazarlar başka neler yazmışlar diye merak ettiyseniz Yazarlar bölümüne başvurabilirsiniz.
Bültene Abone Olun
Pusula
Divalar bölümünde vokal cazın efsanevi şarkıcılarının öykülerini okuyabilir, caz müziğin geçmişine meraklıysanız Caz Devleri kategorisinde güzel vakit geçirebilirsiniz. Caz tarihinin en önemli müzisyenlerinden ikisi bu yıl 100 yaşına girdi: John Coltrane ve Miles Davis, bu iki ikonik sanatçının yaşamına daha yakından bakabilirsiniz. Degüstasyon, sanatçıların yeme içme kültürüne dair ilgilerini eşeliyor. Koleksiyon ile müzisyenlerin müzik dışında nelerle ilgilendikleri hakkında bilgilenebilirsiniz. Sadece caz değil, Dark Blue Notes’da Rock müzikle ilgili yazılar da var.
Caz Devleri



