Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    VİTRİN

    Joe De Gregorio – The Trilogy (The Opening)

    İtalyan piyanist, besteci ve vokalist Joe De Gregorio, cazın köklerinden yola çıkıp New York, Los Angeles ve Paris arasında sınırları aşan bir yolculuk kuruyor. The Opening ise bu uzun hikâyenin kapısını aralıyor.
    Mine GürevinBy Mine Gürevin20 Ağustos, 2026
    Joe De Gregorio – The Trilogy (The Opening)

    Cazın bir evi var mı? New Orleans’ta doğduğunu, New York’ta büyüdüğünü söylemek kolay. Yüz yılı aşkın zamandır şehirlerden şehirlere, kıtalardan kıtalara dolaşan bu müziğin, tek bir adrese ait olduğunu söylemek pek mümkün değil. İtalyan piyanist, besteci ve vokalist Joe De Gregorio, The Trilogy projesinde bu sorunun peşine düşüyor. New York/New Jersey’den Los Angeles’a, oradan Paris’e uzanan yolculuğunda cazın geçmişini bugünün dünyasıyla buluşturuyor. The Opening ise bu uzun hikâyenin kapısını aralıyor.

    Joe De Gregorio ve Ron Carter
    Joe De Gregorio ve Ron Carter

    Roma doğumlu De Gregorio’nun müzik dünyası başından beri sınırları pek sevmiyor. Avrupa cazının melodik duyarlılığıyla Amerikan caz geleneğini yan yana getirirken Blues’u, Latin ve Brezilya müziklerini, klasik müziği ve büyük şarkı geleneğini aynı masaya oturtabiliyor. The Trilogy üç ayrı kadroyla kaydedilmiş bir proje olmasının yanında, cazın farklı coğrafyalarda nasıl başka renklere büründüğüne dair de bir araştırma. De Gregorio’nun cazı tanımlarken kullandığı “Jazz is a question mark” sözü de albümün ruhuna cuk oturuyor: Burada cevaplardan çok sorular, kesin çizgilerden çok karşılaşmalar var.

    Projenin Amerikan ayağının kalbinde ise caz tarihinin iki büyük ismi duruyor: Ron Carter ve Peter Erskine. De Gregorio’nun Carter ile New Jersey’deki efsanevi Van Gelder Studio’ya girmesi başlı başına güçlü bir sembol. John Coltrane’den Herbie Hancock’a, Wayne Shorter’dan Freddie Hubbard’a uzanan sayısız kaydın hafızasını taşıyan bu odada çalmak, ister istemez geçmişle aynı havayı solumak anlamına geliyor. Fakat De Gregorio bu mirasın karşısında reverans yapıp geri çekilmiyor. Carter’ın benzersiz zaman duygusu ve Erskine’ın ince, son derece kontrollü davul diliyle kendi sesini arıyor.

    Joe De Gregorio, Ron Carter ve Peter Erskine, Rudy Van Gelder stüdyosunda
    Joe De Gregorio, Ron Carter ve Peter Erskine, Rudy Van Gelder stüdyosunda

    Blues bu arayışın başlangıç noktalarından biri. Özellikle New Orleans Blues ve Blues Italiano gibi parçalar, blues’un De Gregorio için yalnızca tarihsel bir form olmadığını gösteriyor. Birinde Amerika’nın güneyine, diğerinde kendi İtalyan kimliğine dokunuyor; aynı müzikal dil iki farklı coğrafyanın aksanıyla konuşmaya başlıyor. New Orleans Blues’un Ellis Marsalis’e uzanan selamı da bu bağı daha anlamlı hale getiriyor. De Gregorio geçmişi vitrinde saklamak yerine onunla konuşmayı tercih ediyor.

    Albümün repertuvarına bakınca bu konuşmanın ne kadar geniş bir alana yayıldığı daha iyi anlaşılıyor. Someday My Prince Will Come ve Georgia on My Mind Amerikan şarkı kitabına açılırken, Domenico Modugno’nun Nel blu dipinto di blu (Volare)’si İtalya’ya, Antônio Carlos Jobim ve Vinicius de Moraes’in Eu Sei Que Vou Te Amar’ı Brezilya’ya götürüyor. Michel Legrand’ın You Must Believe in Spring’i ile Beatles’ın Yesterday’i de aynı yolculuğa katılıyor. Bir tarafta standartlar, diğer tarafta popüler şarkılar ve De Gregorio’nun kendi besteleri var; fakat hiçbirinin üzerinde “burası cazdır, burası değildir” diye bir sınır çizilmiyor.

    Joe De Gregorio ve Peter Erskine

    The Opening’in en güzel taraflarından biri bu. De Gregorio standartları kişisel dilin içine çekiyor. Çok iyi bildiğimiz bir melodinin armonisini, temposunu ya da atmosferini değiştirdiğinde şarkı geçmişinden kopmuyor ama başka bir hikâye anlatmaya başlıyor. Georgia on My Mind artık yalnızca Hoagy Carmichael’ın yıllardır yorumlanan bestesi olmaktan çıkıyor. Volare İtalyan popüler müziğinin dünyaya yayılmış melodisi gibi hissedilmiyor. Hepsi De Gregorio’nun kurduğu ortak dilin parçalarına dönüşüyor.

    The Trilogy’nin ikinci damarı Los Angeles’ta daha farklı bir dünyaya açılıyor. Peter Erskine ve basçı Ike Sturm ile kurulan üçlüye yaylılar katılıyor; müzik funk, Afro-Küba ve Brezilya ritimleriyle klasik müzik arasında dolaşmaya başlıyor. Yaylıların caz üçlüsünün arkasına iliştirilmiş süsler gibi kullanılmaması önemli. Düzenlemeler, doğaçlamanın hareket alanını kapatmak yerine onun çevresinde yeni bir alan açıyor. Böylece albümün sesi bir anda küçük caz kulübünden çıkıp daha geniş, yer yer sinematografik bir dünyaya ulaşıyor.

    Joe De Gregorio, Peter Erskine & Ike Sturm
    Joe De Gregorio, Peter Erskine & Ike Sturm

    Sonra Paris geliyor. Géraldine Laurent, Stéphane Kerecki ve Louis Moutin ile kurulan Avrupa ayağında De Gregorio aynı zamanda bir crooner. Şarkı söylemesi projenin coğrafyasını daha da genişletiyor; İngilizce, İtalyanca, Fransızca, İspanyolca ve Portekizce arasında dolaşan repertuvar, cazın ortak dil olma fikrini doğrudan insan sesine taşıyor. Burada Sinatra geleneğinin gölgesi kadar Fransız chanson’unun zarafeti ve Akdeniz’in melodik sıcaklığı da hissediliyor.

    Albümün başlığındaki “The Opening” bu yüzden yerinde. Dinlediğimiz daha büyük bir hikâyenin ilk sayfası. De Gregorio caz tarihini yeniden yazmaya kalkmıyor; onun içinde kendisine ait bir güzergâh çiziyor. Ron Carter gibi yaşayan bir caz tarihinin yanında oturup blues çalabiliyor, ardından Paris’e geçip bir Fransız melodisinin içine girebiliyor; Beatles, Jobim, Legrand ve Modugno’yu aynı hikâyenin içinde buluşturabiliyor.

    Joe De Gregorio ve yaylılar

    Sonunda The Trilogy (The Opening) bize cazın belki de en eski sırrını yeniden hatırlatıyor: Bu müzik hiçbir zaman yalnızca notalardan ibaret olmadı. Yolculuktu, karşılaşmaydı, başka birinin söylediğini dinleyip ona kendi cümlenle cevap vermekti. Joe De Gregorio da Roma’dan New Jersey’e, Los Angeles’tan Paris’e uzanan bu albümde tam olarak bunu yapıyor. Geçmişe bakıyor ama orada kalmıyor. Çünkü onun dünyasında caz bir nokta değil; hâlâ açık duran büyük bir soru işareti.

    ■

    Dark Blue Notes’da Mine Gürevin
    Dark Blue Notes’da Vitrin

    2026 Ellis Marsalis Géraldine Laurent Giuseppe De Gregorio Ike Sturm Joe De Gregorio Louis Moutin Peter Erskine Ron Carter Rudy Van Gelder Stéphane Kerecki
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleBir zamanlar bıraktığı yerden: Flea ve Honora
    Next Article Joseph Tawadros – Conversations with Jack DeJohnette: Bir konuşmanın son cümleleri
    Mine Gürevin

      Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

      Related Posts

      Miles Davis ve John Coltrane 100 yaşında

      20 Ağustos, 2026

      Joseph Tawadros – Conversations with Jack DeJohnette: Bir konuşmanın son cümleleri

      20 Ağustos, 2026

      Bir zamanlar bıraktığı yerden: Flea ve Honora

      20 Ağustos, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle