Vitrin

Peter Frampton, yıllar sonra yayımladığı Carry The Light albümünde yaş almayı, hastalıkla mücadeleyi, dede olmayı, eski dostlukları ve gitarın içindeki kırılganlığı anlatıyor. UMe etiketiyle yayımlanan albüm, bir rock yıldızının geçmişine dönmesinden çok, hâlâ ışık taşımaya çalışmasının hikâyesi gibi duyuluyor.

Caz tarihinin en etkili piyanistlerinden birinin bu kaydının, nadiren canlı olarak çaldığı bir üçlü ile zirve anında yakalanmış, göz kamaştırıcı bir belgesel tadı taşıdığı, kaydedilip yıllar sonra yayımlandığı ve dinleyebildiğimiz için kendimizi yine de şanslı hissedebileceğimiz bir albüm olduğunu söyleyebiliriz rahatlıkla.

1990’da bir gece, sahnede kurulan o kırılgan ama güçlü denge, yıllar sonra hâlâ nefes alıyor: Johnny Griffin’in patlamaya hazır sesi ile Thomas Clausen üçlüsünün akışkan diyaloğu, Live in Helsingborg 1990’ı geçmişin kaydı olmaktan çıkarıp, anın içinde yeniden kurulan bir caz düşüncesine dönüştürüyor.

Portre

1980’lerin Synth-pop efsanesi, ünlü Alman grup Alphaville, 12 Temmuz 2026’da Harbiye Açıkhava’da: Forever Young.

Şiddete ve yıkıma karşı yumuşak bir isyan bu… Ve Björk’ün müziği, insanı matriarkal bir şefkatle sarıyor. Sanki Björk diyor ki: “Acıdan sonra bolluk mümkün. Yeter ki kök salalım, kanat açalım.”

Röportaj

Görüş

Fatmagül’ün Yengesi, yazı dizisinin on beşinci ve sonuncu bölümünde Almanya’ya gidiyor, Barok Müziği konusunu Johann Sebastian Bach ile kapatıyor.