Vitrin

Mal Waldron ve Steve Lacy, 1994 yazında Yoshi’s sahnesinde Thelonious Monk, Duke Ellington ve Billy Strayhorn repertuvarı üzerinden geçmişi yeniden kuruyor. Otuz yıl sonra yayımlanan bu kayıt, iki ustanın müziği bir diyalogdan öte, düşünsel bir karşılaşmaya dönüştürdüğü nadir anlardan biri. 

Black Nile’in Indigo Garden albümü, çağdaş cazın teknik gösterişten uzaklaşıp birlikte düşünme hâline dönüştüğü bir manifesto niteliğinde. Bu müzik, birbirine yer açan, birbirini dinleyen bir kolektifin sesi. 2026’nın en içe dönük, en derin işlerinden biri, gürültü yapmadan büyüyor.

Portre

1980’lerin Synth-pop efsanesi, ünlü Alman grup Alphaville, 12 Temmuz 2026’da Harbiye Açıkhava’da: Forever Young.

Şiddete ve yıkıma karşı yumuşak bir isyan bu… Ve Björk’ün müziği, insanı matriarkal bir şefkatle sarıyor. Sanki Björk diyor ki: “Acıdan sonra bolluk mümkün. Yeter ki kök salalım, kanat açalım.”

Röportaj

John Coltrane ve Albert Ayler geleneğinin çağdaş temsilcilerinden biri olarak görülen James Brandon Lewis, bugün cazın en özgün seslerinden biri. Ancak o kendisini geçmişin mirasçısı olmaktan çok kendi yolunun haritacısı olarak görüyor. Buffalo’dan Howard Üniversitesi’ne, Molecular Systematic Music teorisinden Mahalia Jackson’a uzanan bu söyleşide Lewis; müziği, kimliği, yaratıcılığı ve hiç bitmeyen arayışını anlatıyor.

Görüş

Fatmagül’ün Yengesi, yazı dizisinin on beşinci ve sonuncu bölümünde Almanya’ya gidiyor, Barok Müziği konusunu Johann Sebastian Bach ile kapatıyor.