Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    VİTRİN

    Neil Young ve Like a Hurricane

    Yorgun Amerika’nın ortasından doğan fırtına: Like a Hurricane, kusursuz olmaya çalışmayan ama duygusal olarak tam hedefe ulaşan şarkılardan biri; benim içinse geçen yıllara karşın Neil Young’a açılan en güçlü kapı olma özelliğini sürdürüyor.
    Bülent SeyitdanlıoğluBy Bülent Seyitdanlıoğlu20 Mayıs, 2026
    Neil Young ve Like a Hurricane

    Bu şarkıyı ilk kez 80’li yıllarda, koleksiyonuma sonradan giren Decade derlemesinde dinledim. Neil Young’ı tarifsiz biçimde sevmeme neden olan şarkılardan biriydi. Yıllar sonra bu kez parçanın yer aldığı American Stars ’n Bars albümüne döndüğümde, o ilk hissin neden bu kadar güçlü olduğunu daha iyi anladım. Şimdi gelin biraz geçmişe gidelim ve Like a Hurricane’ı birlikte hatırlayalım…

    1977 yılında yayımlanan American Stars ’n Bars, Neil Young’ın sekizinci solo albümü; sanatçının diskografisinin en tuhaf ama en karakteristik albümlerinden biri olarak öne çıkar. Çünkü albüm tek bir dönemin ürünü değildir. Farklı yıllarda, farklı ruh halleri içinde kaydedilmiş parçaları yan yana getirir. Country dokuları, kırılgan aşk şarkıları, sert gitar çıkışları ve dağınık gibi görünen ama aslında Neil Young’ın iç dünyasına açılan sahici bir atmosfer kurar.

    Neil Young ve Like a Hurricane
    Neil Young – American Stars ’n Bars ön kapağı

    Albümün kapağındaki o Amerikan ikonografisi de tesadüf olarak kabul edilmemelidir. Dean Stockwell tarafından tasarlanan kapakta kovboy estetiği, neon ışıkları, tekinsiz bir bar ortamı ve taşra Amerika’sı anlatılmaktadır. Kapakta, o dönem yapımcı David Briggs’in sevgilisi olan Connie Moskos’un elinde Kanada viskisiyle çökmüş halde duran, jartiyerli bacakları ve iç çamaşırı görünür figürü ile yüzü cama dayanmış sarhoş Neil Young görülür. Young  parlak ve kusursuz bir Amerikan manzarası yaratmaz bu kapakta; geceye, yalnızlığa ve kırılganlığa ait yorgun bir Amerikan manzarası kurar.

    Neil Young ve Like a Hurricane
    Neil Young – American Stars ’n Bars arka kapağı

    Ön kapaktaki tekinsiz bar atmosferine karşılık arka kapakta bambaşka bir dünya açılır. Karlı dağ yamaçlarının önünde, nehir kıyısına kurulmuş bir kızıldereli çadırı görülür. Düşünceli bir kızılderili uzaklara bakarken, çadırın önündeki şapkası ile yalnız bir insan sessizce önde akan nehri izler. Albüm böylece Amerika’nın geceye ait tedirgin eden ve belki de korkutan yüzü ile doğaya ve yalnızlığa ait yüzünü aynı görsel dünyanın içinde buluşturur.

    Like a Hurricane ise albümün tam merkezinde büyük bir duygusal patlama gibi yükselir.

    Şarkının ortaya çıkışı ilginç bir fiziksel zorunlulukla bağlantılıdır. Neil Young o dönemde ses tellerinde ciddi bir problem yaşamıştır. Geçirdiği ameliyat sonrası uzun süre yüksek sesle söyleyemediği için daha düşük tonda, kırılgan ve boğuk bir vokale yönelir. İlginç olan şu ki; teknik bir eksiklik gibi görünen bu durum şarkının ruhunu büyütür. Çünkü Like a Hurricane tam da kontrolünü kaybetmek üzere olan bir duygunun içinden konuşur.

    Şarkının merkezinde ani ve sarsıcı bir karşılaşma yer alır. Neil Young bir kadını kasırgaya benzetir. Bu klasik bir aşk metaforu olmaktan çok, insanın bütün dengesini değiştiren bir karşılaşma gibidir.

    Ses örgüsü de bunu destekler. Parça ağır ağır ilerler; ardından gitar katmanları büyümeye başlar. Neil Young  çoğu zaman Old Black adını verdiği efsanevi gitarını kullanır. Uzun solo bölümleri teknik gösteriden çok bir duygu boşalımı gibi akar. Bu nedenle Like a Hurricane, rock tarihinde virtüözlükten çok hissiyatıyla hatırlanan gitar performansları arasına yerleşir.

    Neil Young & Crazy Horse, 1978, Madison Square Garden

    Şarkının yıllar içinde büyümesinde bir başka önemli unsur da Neil Young’ın etrafındaki müzisyenler olur.

    Özellikle Billy Talbot, Ralph Molina ve daha sonraki yıllarda bu ses örgüsüne katılan Frank Sampedro, Neil Young müziğinin en karakteristik omurgasını oluşturan isimler arasında yer alır.

    Talbot’un sabırlı ve ağır bas yürüyüşleri, Molina’nın gösterişten uzak ama şarkının nabzını sürekli diri tutan davul yaklaşımı ve Sampedro’nun ritim gitar dokusu, Like a Hurricane gibi parçaların sahnede giderek büyümesini sağlar. Burada amaç hiçbir zaman kusursuzluk değildir; hissin mümkün olduğu kadar doğal ve ham biçimde ortaya çıkması önem kazanır.

    Belki de bu nedenle Neil Young’ın yıllar içinde kurduğu en güçlü müzikal evrenlerden biri de ortaya çıkar. O evrenin adı da şudur: Crazy Horse.

    Çünkü Crazy Horse çoğu zaman bir eşlik grubu gibi davranmaz; Neil Young’ın duygusal dalgalanmalarını sesin içine taşıyan bir kadim dost gibi çalışır. Like a Hurricane’ın konserlerde dev bir gitar fırtınasına dönüşmesinin nedeni de biraz burada saklıdır.

    Şarkı yıllar içinde konserlerde bambaşka bir kimlik kazanır. Özellikle Crazy Horse ile çaldığı canlı versiyonlar kimi zaman 15 dakikayı aşan çizgi üstü ve mücevher değerinde bir ses örgüsüne dönüşür. Bu yüzden birçok dinleyici için Like a Hurricane’ın gerçek hali stüdyo kaydından çok sahnedeki uzun ve savrulan yorumlarda yaşar.

    Bugün hâlâ ilk birkaç org notasından itibaren tanınmasının nedeni  bu özellikleridir.

    Like a Hurricane, kusursuz olmaya çalışmayan ama duygusal olarak tam hedefe ulaşan şarkılardan biri; benim içinse geçen yıllara karşın Neil Young’a açılan en güçlü kapı olma özelliğini sürdürüyor.

    ■

    Dark Blue Notes’da Bülent Seyitdanlıoğlu
    Dark Blue Notes’da Vitrin
    Neil Young Archives

    260522 Crazy Horse Like a Hurricane Neil Young
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleDhafer Youssef: Shiraz (ACT Music 2025)
    Next Article Neşet Ruacan: Cazın içinde yaşamak
    Bülent Seyitdanlıoğlu

      Her şeyden önce iyi bir müzik dinleyicisi. Uzun yıllardır Radyo ODTÜ'de Kulak Misafiri isimli programı hazırlıyor ve sunuyor, Dark Blue Notes ve Stüdyoİmge dergilerinde rock kültürüne dair yazılar yazıyor. Rock 'n' roll'un bir yaşam tarzı olduğuna inancı sonsuz. Ona göre müzik, büyük bir disiplin ve ciddiyet demek.

      Related Posts

      Geçmişin ritmi: Stephen McCraven – Heritage

      18 Haziran, 2026

      Mike Campbell & The Dirty Knobs – Mission of Mercy

      18 Haziran, 2026

      Sam Barsh, Keyon Harrold, Mark Guiliana: Straight08 (La Reserve 2026)

      18 Haziran, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle