The Beatles diskografisini iyi bilirim. Buna rağmen bu kayda YouTube’da rastladığımda bir an duraksadım. Kapak, parça listesi ve Dekka Records ibaresi öylesine inandırıcı hazırlanmıştı ki, bildiğim sandığım bir diskografide gözümden kaçmış bir şey varmış duygusuna kapıldım. Sonra sarsıldım ve kendime geldim. Karşımda gerçek bir The Beatles albümü değil, The Beatles tarihinin gerçek ayrıntılarından kurulmuş, özenli ve mücevher değerinde bir alternatif albüm vardı.
Gelin, bu albümün hikâyesinin izini birlikte sürelim.

A Doll’s House adı sonradan bulunmuş bir başlık değil. 1968’de The Beatles, yeni albümü üzerinde çalışırken düşünülen isimlerden biri gerçekten A Doll’s House idi. Aynı yıl Family grubu, ilk albümünü Music in a Doll’s House adıyla yayımlayınca The Beatles bu addan uzaklaştı.
Netice olarak Kasım 1968’de çıkan çift albümün kapağında ise gösterişli bir başlık, fotoğraf ya da çizim yoktu. Richard Hamilton’ın tasarladığı beyaz kapağın üzerinde grubun adı yer alıyordu: The Beatles. Zaman içinde albümün resmi adı günlük kullanımın gerisinde kaldı ve herkes onu White Album olarak anmaya başladı.
Yıllar sonra karşımıza çıkan bu A Doll’s House çalışması ise, tarihte kalmış o ismi alıp bambaşka bir The Beatles albümü kuruyor.

Kapağın köşesindeki Dekka Records ibaresi de kurguyu tamamlayan küçük ama etkili bir ayrıntı. Decca Records değil, Dekka! The Beatles’ın 1962’deki ünlü Decca seçmelerini bilen biri için çağrışım açık. İki harflik değişiklik, hem geçmişe göz kırpıyor hem de plağın kurduğu alternatif dünyaya hafif muzip bir hava katıyor.
Arka kapağa geçtiğinizde, albümde yer alan şarkıların listesi durumu daha da ilginç hale getiriyor: Come and Get It, Sour Milk Sea, Not Guilty, Child of Nature, Circles, What’s the New Mary Jane?, Junk, All Things Must Pass…
Şarkıların her biri The Beatles tarihinin bir yerinden çıkıp geliyor. Kimi demo olarak kaldı, kimi uzun stüdyo çalışmalarına rağmen albüme giremedi, kimi başka bir yorumcuya verildi, kimi de yıllar sonra solo albümlerde yeniden hayat buldu.
Albüm Come and Get It ile açılıyor.
Paul McCartney şarkının demosunu 1969’da Abbey Road’da kaydetti. Kaydı hazırlarken diğer Beatles üyeleri yanında değildi; enstrümanları ve vokalleri kendisi üstlendi. Şarkı daha sonra Badfinger’a verildi ve grubun en tanınmış kayıtlarından birine dönüştü. McCartney’nin demosu ise yıllar sonra The Beatles arşivinden gün ışığına çıktı.
Ardından George Harrison’ın Sour Milk Sea şarkısı geliyor.
Şarkı, 1968’de Esher’da kaydedilen demolar arasında yer alıyordu. The Beatles tarafından stüdyo albümüne taşınmadı. Harrison besteyi Jackie Lomax’a verdi. Lomax’ın kaydında Harrison’ın yanı sıra Paul McCartney, Ringo Starr, Eric Clapton ve Nicky Hopkins gibi isimlerin bulunması da parçaya ayrı bir değer kazandırdı.
Not Guilty daha da çarpıcı.
George Harrison bestesi White Album oturumlarında defalarca kaydedildi. Günümüze ulaşan Take 102, bugün resmi The Beatles kataloğunda dinlenebiliyor. Bunca çalışmaya rağmen 1968 albümüne alınmayan şarkı, Harrison tarafından yıllar sonra yeniden ele alındı ve 1979 tarihli George Harrison albümünde yayımlandı.
John Lennon’ın Child of Nature’ı ise yıllar içinde kimlik değiştirdi.
Şarkı Hindistan günlerinde ortaya çıktı ve Esher demoları arasında yer aldı. The Beatles döneminde yayımlanmadı. Lennon melodiyi terk etmedi; sözleri yıllar sonra bütünüyle değişti. Ortaya çıkan şarkının adı artık Jealous Guy’dı.
Aynı melodinin iki ayrı hayatını art arda dinlemek, Lennon’ın bir şarkıyı yıllarca zihninde taşıyıp bambaşka bir yere götürebildiğini gösteren güzel örneklerden biri.
Paul McCartney’nin Junk’ı da aynı dönemin ürünlerinden. The Beatles’la yayımlanmadı; McCartney şarkıyı 1970’te çıkan ilk solo albümü McCartney’ye taşıdı.
George Harrison’ın Circles’ı daha uzun süre bekledi. 1968’de yazılan ve Esher demolarında bulunan şarkı, Harrison tarafından ancak 1982’de Gone Troppo albümünde yayımlandı.
John Lennon’ın tuhaf, deneysel ve yer yer gerçeküstü What’s the New Mary Jane? kaydı da White Album için düşünülen ama albüm dışında kalan çalışmalardan biriydi. Yıllarca The Beatles koleksiyoncularının peşinden koştuğu kayıtlardan biri olarak kaldı; daha sonra resmi arşiv yayınlarında yerini aldı.
Ve All Things Must Pass…
George Harrison’ın The Beatles’ın son döneminde yazdığı en güçlü bestelerden biri. Grup şarkı üzerinde çalıştı ancak kayıt The Beatles albümlerinden birine girmedi. Harrison, grubun dağılmasının ardından parçayı yeniden ele aldı ve 1970’te yayımladığı üç plaklık büyük solo albümüne adını verdi: All Things Must Pass.
Bu şarkıların yan yana gelişi ilginç bir tablo çıkarıyor.
White Album zaten Beatles’ın dört üyesinin farklı yönlere doğru ilerlediğinin açıkça duyulduğu bir çalışmaydı. Albüm dışına taşan bestelere kulak verdiğinizde dönemin üretim gücü daha geniş bir çerçeveye oturuyor. Lennon, McCartney ve Harrison’ın çekmecelerinde albümlere sığmayan, yıllar sonra başka biçimlerde karşımıza çıkacak çok sayıda şarkı vardı.
A Doll’s House adıyla hazırlanan bu çalışma da o şarkıları alıp hayali bir Beatles albümünde buluşturuyor.
Ortada kayıp bir Beatles albümü yok. 1968’de hazırlanıp rafa kaldırılmış, yıllar sonra bulunan tamamlanmış bir A Doll’s House da yok. Fakat kullanılan albüm adı gerçek. Şarkılar gerçek. Demolar, stüdyo kayıtları ve yarım kalan çalışmalar Beatles tarihinin parçaları. Bunların bir araya getirilme biçimi ise son derece yaratıcı.
Bu nedenle karşıma YouTube’da çıkan bu kayıt benim için sıradan bir bootleg merakının ötesine geçti. Özenli ve mücevher değerinde bir alternatif Beatles albümüne dönüştü.
Bir dönem düşünülen A Doll’s House adı, albümlere giremeyen şarkılar, daha sonra başka yorumculara ya da solo çalışmalara uzanan besteler ve kapağın köşesinde duran o küçük şaka: Dekka Records.
Beatles’ın tarihi değişmedi elbette. White Album yine White Album.
Ama A Doll’s House bizi daha samimi ve bir o kadar mütevazı bir Beatles’a götürüyor. Albümlere girmeyen şarkıların, demoların, yarım kalmış fikirlerin ve yıllar sonra başka hayatlara uzanan bestelerin arasından geçen başka bir Beatles’a…
Cevabın peşine düşmek için plağın kapağını açıyoruz.
İlk şarkı: Come and Get It.
■
Dark Blue Notes’da Bülent Seyitdanlıoğlu
Dark Blue Notes’da Vitrin
The Beatles Spotify


