Vitrin

Black Nile’in Indigo Garden albümü, çağdaş cazın teknik gösterişten uzaklaşıp birlikte düşünme hâline dönüştüğü bir manifesto niteliğinde. Bu müzik, birbirine yer açan, birbirini dinleyen bir kolektifin sesi. 2026’nın en içe dönük, en derin işlerinden biri, gürültü yapmadan büyüyor.

25 yıllık sahne deneyiminin ardından Özgür Can Öney, solo kariyerinde ilk kez kendi dünyasını baştan kuruyor. 10 Nisan’da dinleyiciyle buluşacak “All Killer”, doğu ile batı arasında sıkışmış bir coğrafyanın hikâyesini aşan, o gerilimi dönüştüren bir zihnin albümü.

Bir konser kaydı gibi açılıyor ama kısa sürede bambaşka bir şeye dönüşüyor: Live in Europe, Billy Mohler’ın bestelerini sahnede yeniden düşünmeye bıraktığı, parçaların çözülüp yeniden kurulduğu ve müziğin kontrolsüz ama dağılmadan akabildiği nadir anların kaydı. 

Portre

Şiddete ve yıkıma karşı yumuşak bir isyan bu… Ve Björk’ün müziği, insanı matriarkal bir şefkatle sarıyor. Sanki Björk diyor ki: “Acıdan sonra bolluk mümkün. Yeter ki kök salalım, kanat açalım.”

Rock müzikteki ‘27’ler Kulübü’ ne kadar gürültülüyse, cazın ‘33’ler kulübü’ o kadar sessizdir. Paul Chambers, gürültüsüz bir trajedinin içinden geçerek zamanı notalarla çizen o adamlardan biriydi. 

Röportaj

Görüş