Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    VİTRİN

    Yorgun parmaklardan gelen ışık: Peter Frampton – Carry The Light

    Peter Frampton, yıllar sonra yayımladığı Carry The Light albümünde yaş almayı, hastalıkla mücadeleyi, dede olmayı, eski dostlukları ve gitarın içindeki kırılganlığı anlatıyor. UMe etiketiyle yayımlanan albüm, bir rock yıldızının geçmişine dönmesinden çok, hâlâ ışık taşımaya çalışmasının hikâyesi gibi duyuluyor.
    Mine GürevinBy Mine Gürevin20 Mayıs, 2026
    Peter Frampton – Carry The Light

    Arena rock kahramanından sessiz hikâye anlatıcısına

    Bir zamanlar arena rock’ın altın çocuğuydu Peter Frampton. Saçları omuzlarına dökülürken dev sahnelerde gitarını konuşturuyor, milyonlar satan Frampton Comes Alive! ile 70’lerin en büyük rock yıldızlarından birine dönüşüyordu. Aradan geçen onlarca yılın ardından bugün karşımızda bambaşka bir Frampton var. Daha olgun ve daha düşünceli… Ama garip biçimde belki de hiç olmadığı kadar gerçek.

    Peter Frampton, Carry The Light kaydı esnasında
    Peter Frampton, Carry The Light kaydı esnasında

    15 Mayıs 2026’da yayımlanan Carry The Light, Frampton’ın yaklaşık on altı yıl sonra çıkardığı ilk büyük yeni rock albümü. Albüm, Universal Music Group bünyesindeki UMe etiketiyle yayımlandı. İlk dinleyişte bunun nostaljiye yaslanan bir “geri dönüş” kaydı olmadığı hemen hissediliyor. Bu albüm daha çok, yaş almış bir müzisyenin hâlâ gitarıyla konuşabilme çabasını taşıyor. İçinde kayıplar, aile, hastalık, direnç ve sakin bir bilgelik hissi dolaşıyor.

    Hastalıkla gelen yeni ses

    Albümün merkezinde Frampton’ın yıllardır mücadele ettiği Inclusion Body Myositis hastalığı da var aslında. Kasları yavaş yavaş zayıflatan bu rahatsızlık yüzünden artık çoğu konserini oturarak çalıyor. Ama Carry The Light boyunca net hissedilen  “hâlâ buradayım” duygusu.

    Julian Frampton, Peter Frampton ve Eddie Wedder
    Julian Frampton, Peter Frampton ve Eddie Wedder

    Albümün adı da biraz bunu anlatıyor. Işığı taşımak. Belki geçmişten bugüne kalan ışığı, belki de müziğin hâlâ insanı ayakta tutabilen tarafını. Frampton artık gençlik dönemindeki gibi hız ve gösteriyle değil, yaş alma ve dayanıklılıkla anlatıyor derdini.

    Baba-oğul arasında kurulan bir albüm

    Albümün en güzel yanlarından biri sıcaklığı. Kayıt büyük ölçüde aile içinde şekillenmiş gibi hissediliyor. Peter Frampton, albüm üzerinde oğlu Julian Frampton ile birlikte çalıştı. Bu yüzden şarkıların içinde mekanik bir stüdyo kusursuzluğundan çok yaşayan bir ev hissi var. Tonlar pürüzsüz değil, insan gibi nefes alıyor. Bu samimiyet özellikle yavaş anlarda belirgin hâle geliyor. Albümü dinlerken gece yarısı yapılan uzun bir sohbet hissi oluşuyor.

    Peter Frampton, üstte Graham Nash ve altta Roger Daltrey ile
    Peter Frampton, üstte Graham Nash ve altta Roger Daltrey ile

    Tom Petty’nin gölgesi ve eski dostluklar

    Albümün duygusal anlarından biri “Buried Treasure.” Parça doğrudan Tom Petty için yazılmış bir saygı duruşu. The Heartbreakers ruhunu taşıyan şarkıda Benmont Tench’in varlığı da tesadüf değil. Şarkı boyunca Frampton geçmişe bakıyor, eski bir dostu layıkıyla anıyor.

    Albüm boyunca zaten eski dostlukların izi hissediliyor. Graham Nash, Sheryl Crow, Tom Morello, H.E.R. ve Bill Evans gibi isimler albümde yer alıyor. Herkes parçaların duygusuna hizmet ediyor.

    Peter Frampton, üstte Sheryl Crow ve altta Tom Morello ile
    Peter Frampton, üstte Sheryl Crow ve altta Tom Morello ile

    Albümün sert yüzü

    “Lions At The Gate” albümün en sert yüzü. Tom Morello katkısıyla birlikte daha politik, daha öfkeli bir yere gidiyor. Frampton bu parçada dünyaya sinirlenebilen bir müzisyen gibi içini aktarıyor. Özellikle gitar tonlarında kontrollü ama derin bir agresyon hissediliyor. Bu da albümün tamamen nostaljik ve huzurlu bir kayıt olmadığını gösteriyor. İçinde hâlâ günümüz dünyasına dair bir huzursuzluk var.

    Yaşlanmanın içindeki duygu

    Albümün belki de en insani anı “I’m Sorry Elle.” Torununa yazılan bu şarkı, Peter Frampton’ın bugün geldiği noktayı çok net gösteriyor. Bir zamanların poster yıldızı artık dedelikten, aileden ve zamanın geçişinden bahsediyor. Graham Nash’in vokal desteği de parçaya ekstra bir sıcaklık katıyor.

    Etkileyici olan, Peter Frampton artık gençliğindeki gibi çalmıyor. Daha hızlı değil. Daha gösterişli hiç değil. Her notanın içinde başka bir ağırlık var artık.

    Bir veda değil, devam etme biçimi

    Carry The Light sanatçının hayranları için oldukça değerli bir albüm. Yaş almak müziğin içindeki gösteriyi azaltırken duyguyu büyütüyor. Peter Frampton bu albümde geçmişini tekrar etmeye çalışmıyor. Onun yerine yaşadığı her duyguyu gitarının içine yerleştiriyor.

    Ortaya da geç kalmış ama çok samimi bir gece sohbeti gibi duran bir albüm çıkıyor. 

    ■

    Mine Gürevin’in Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
    Dark Blue Notes’da 2026 Albümleri
    Peter Frampton Instagram

    2026 260522 Benmont Tench Bill Evans Carry The Light Frampton Comes Alive Graham Nash H.E.R. Julian Frampton Peter Frampton Sheryl Crow The Heartbreakers Tom Morello Tom Petty
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleBir tatlı hüzün: Alireza Ghahremani ve Sweet Sadness
    Next Article Kendi ritmini arayan bir trombon: Altin Sencalar ve Natural Rhythm
    Mine Gürevin

      Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

      Related Posts

      Geçmişin ritmi: Stephen McCraven – Heritage

      18 Haziran, 2026

      Mike Campbell & The Dirty Knobs – Mission of Mercy

      18 Haziran, 2026

      Sam Barsh, Keyon Harrold, Mark Guiliana: Straight08 (La Reserve 2026)

      18 Haziran, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle