Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    PORTRE

    Hatıralarım ve Buika

    Mine GürevinBy Mine Gürevin19 Ağustos, 2022
    Buika’nın bu olağandışı portresini okuyabilirsiniz ya da yazarının sesinden dinleyebilirsiniz.

    Önce limon çiçeği kokusu geliyor derinlerden; belleğimden… Bilinçaltımın sebep olduğu, yeme-içme kültürüne yaklaşmamı sağlayan, koku hafızamın genişliğinden… Kokuları severim!

    Sonra kalın, ama olabildiğince kalın kabuklu devasa limonların tahrik eden kokusu geliyor burnuma. Kavımdan, buzdolabına soğuması için, narenciye aromalı bir Sauvignon Blanc monosepaj şarap yerleştiriyorum. Oğullarıma bir not yazıyorum. “Bugün menü yanık ve buğulu bir ses ve buram buram deniz kokuyor.” diyorum.

    Bir film düşlüyorum. Bir kitap… Michael Corleone, ailesi tarafından, düşmanlarından korunması ve ruh bulması için nasıl Sicilya’ya gönderildiyse, işte; içim o izbe, yolu izi olmayan bir mezrada, masum tavırları ile, tozlu patika köy yollarından salınarak gelen bir kadın düşlüyor. Sicilya’da Michael Corleone’nun aşık olduğu Apollonia Vitelli gibi…

    Ya da Seferad Yahudisi, her yükü omuzlanan, dipdiri, güçlü, göçer ve dayanıklı bir kadın düşlüyor…

    Akdeniz dilberi….

    İki kez sahnede izlediğim, üst ön iki dişi birbirinden ayrık, seyrek dişli, çıplak ayaklı, üzerine çuval giyse yakışacak cinsten, Tanrı vergisi bir vücuda sahip Buika gibi…

    Onu ilk izlediğimde yek bir piyano ve çıplak sesi vardı sahnede. Koyu yeşil, önü kısa, arkası uzun, bacaklarını boydan boya açıkta bırakan drapeli bir elbise giymişti ve o buğulu sesi ile bir dişi aslan gibi kükrüyordu. Her yerde mumlar yanıyordu. Arada bir flamenko dans ediyordu. Bacakları, ayakları, albümlerini sürekli döndürdüğüm sesi canlı olarak karşımdaydı ve muhteşemdi.

    Kilitlendim!

    Ayak ve özellikle bacak fetişisti olmamın dışında, üzerimde bıraktığı hissiyat çok derin, oldukça anlamlı, belleğimi zorlayan kokular ile dolu ve yeterince ruhaniydi.

    “Tanrım” dedim. “Kadın olmak çok güzel.” Bir de sanıyorum, karakteristik bir sese sahip olmak. Taklit edilemez bir ses, eşsiz yorum. Kişiler taklit edilebilir, yazdıkları, çizdikleri, söyledikleri kopyala yapıştır yapılabilir. Taklitler asıllarını yaşatır. Ama ses tonu, vurgu ve karakteristik doyum sesi asla taklit edilemez. Çünkü doğa ile özdeş ve toprağın altına yerleşen bir soğan cücüğünden peydahlanan bir zambak gibi benim nezdimde.

    Bedenimizde neleri tanımlayabiliriz?

    Yaşadıklarımızı bir dövme tekniği ile vücudumuza resmetmeyi mi?

    Karakteristik vücut dilimizi kullanmayı mı?

    Beynimizin içindeki hafıza gözümüzün gördüğü, Aşık Veysel’in sözde kör, özde açık gönül gözü gibi, bir çekmeceyi açarak hareketlenmeyi mi?

    Yaz kavunları ile süslü bir misket şarabını mı? Yoksa buram buram karakteristik kedi sidiği kokan bir Sauvignon Blanc düşlemeyi mi?

    Flamenko yapan ve iki elini birbirine çarparak, çıkardığı sesle yükselmeyi bilen, bir elmanın yarısı iki kişiyi mi?

    Sevdiğinin pürüzsüz tenine dokunarak, maksimum ve minimum noktaları yaşayıp, ruh bularak uyumak ve ertesi güne, tıpkı uyuduğu incelikte bir Buika şarkısı ile uyanma duygusunu mu?

    Her şey birbirinin içinden geçmiyor mu?

    Sanıyorum duygularımı duyularımın içinden geçirmeyi seviyorum. Belki de sevmiyorum. Ne yaptığımın farkında değilim. Beni serbest bırakın; içim akıyor!

    Şunu diliyorum; bir gün Buika gibi taklit edilemez bir ses tonlu olabilmek ve kendim gibi, özüm gibi, karakteristik bir ruh ile küçük, küçücük de olsa var’olmak koca dünyada …

    “Koca gönül, gocagöynüm, duy beni!”

    Olur mu?

    Buika 26 Ağustos 2022 tarihinde Aspendos Antik Tiyatro’da, saat 21:00’de.

    Dark Blue Notes da orada olacak, dokunalım mı bu ruha ey güruh?

    Buika Podcast Rock/Pop
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleGizem Gezenoğlu İle 6. Bozcaada Caz Festivali
    Next Article Şehirler, Yağmur ve Taksiler I: Taxi Driver
    Mine Gürevin

      Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

      Related Posts

      Mike Campbell & The Dirty Knobs – Mission of Mercy

      18 Haziran, 2026

      Geçmişten gelen bir ses: Thee Sacred Souls

      18 Haziran, 2026

      Sonny, Please…

      28 Mayıs, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle