Vitrin

Portre

İnsan kalabilen zaten büyük ozan, büyük aşıktır yaşadığımız dünyada. Anadolu’da bir aşık geleneği var, sana biraz ondan bahsetmek istiyorum. Bu sabah senden telefon gelmeden önce oturdum, iki deyiş, bir aşık türküsü dinledim. Deyişlerin biri Kul Nesimi‘den, diğeri Pir Sultan Abdal‘dan. Aşık türküsü ise, özüm Veysel’den. Aşık Veysel‘den.

Çoğumuzun bildiği üzere, Ravi Coltrane, 32. Akbank Caz Festivali kapsamında, 8 Ekim Cumartesi akşamı Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi‘ne konuk olacak ve konserde Alice Coltrane ve John Coltrane‘nin müzikal dehalarının ürünü bestelerinden oluşan ve Cosmic Music diye isimlendirdiği projesini seslendirecek. Cazın efsanevi figürlerinden ikisinin oğlu ve kuşağının en önemli müzisyenlerinden biri kimlikleriyle Ravi Coltrane’ni tanıtmayı amaçladığım bu yazıda, İstanbul konserinin nasıl bir havada geçeceğine dair ipuçlarını vermeye ve muhtemel repertuvarı tahmin etmeye çalıştım.

Akbank Caz Festivalinin açıklanan ilk konserlerine göz attığımda ilk olarak Abdullah İbrahim ve Ravi Coltrane dikkatimi çekti ama hemen ardından gözüme HÜM takıldı. Daha önce dinlemediğim bir grupla tanışma fırsatı!

“Sahi, parmağını sürsen elmaya, rengini anlar mısın? Gözünle görsen elmayı, sesini duyar mısın? Onu işitsen yuvarlağı sende kalır mı?”
Akbank Caz Festivali kapsamında 27 Eylül’de Akbank Sanat’ta sahne alacak besteci, müzisyen Emma Rawicz için bu sorular bir şiirdeki metaforlar olmanın ötesinde anlam taşıyor. Rawicz, müziğin rengini görebilme, seslerin barındırdığı renkleri ayırt edebilme yeteneğine sahip. Bu yetisi sayesinde, daha önce işitmediği renklerden yola çıkarak hazırladığı ve kaydettiği Incantation albümünün turnesi kapsamında 32. Akbank Caz Festivali’ne, gitarda Ant Law, piyanoda Ivo Neame, basta Conor Chaplin ve davulda Asaf Sarkis‘ten kurulu ekiple geliyor.

Röportaj

Klarnet ve akordeonu klasik müziğin alışılmış sınırlarından çıkaran Duo Minerva, 19 Eylül’de 7. ALV Müzik ve Sanat Festivali kapsamında İstanbul’da. Avusturya Başkonsolosluğu’nun Yeniköy’deki Bahçe ve Balo Salonu’nda sahne alacak Johanna Gossner ve Damian Keller’le Beethoven’dan Piazzolla’ya, Django Reinhardt’tan klezmere uzanan repertuvarlarını, doğaçlamayı, müzikal özgürlüğü ve Türkiye ile kurdukları bağı konuştuk.

Görüş