Dave Holland: Freedom Call, Synergism, Unity ve Prism projelerini içeren daha önce yayınlanmamış canlı kayıtlarını bir araya getiriyor.
Motown yıldızlar yaratmayı kurumsallaştırmıştı. Atlantic, farklı müzik dünyalarını bir araya getiren büyük bir köprü kurmuştu. Stax ise bir odadaki insanların birbirlerini gerçekten dinlediklerinde nasıl bir ses yaratabileceklerini gösterdi. Onun müziği kusursuzluğa değil, temasa dayanıyordu.
Mert Çakırcalı bir süredir aralarında dolaştığı tekinsiz albümleri sıralıyor, notaları notlara, sesleri kelimelere tercüme ediyor. Bu fasılın konukları David Bowie, Graham Collier, Koto Ensemble of the Ikuta School ve James Carter.
Dear Mr. Bennett, Tony Bennett’in mirasını geçmişe emanet etmek yerine onu bugünün içinde yeniden dolaşıma sokuyor. Bennett’in repertuvarı Pizzarelli’nin yorumuyla ve müzikal diliyle tazeleniyor, yeni bir renk kazanıyor.
Kartallar uçmadan önce, Los Angeles’ın güneşli tepelerinde aynı şarkıları paylaşan, aynı sahnelerde buluşan ve birbirlerinin şarkına dokunan bir kuşak vardı. Eagles’ın hikayesi de işte orada başladı.
Ambrose Akinmusire ve Mary Halvorson, Nonesuch Records etiketli Slo-Mo Neon Luminate Hoverings isimli albümde birlikteler. Albümün…
Ahmet Kaya, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi, Caz ve Popüler Müzik Ana Sanat Dalı Başkanı Şinasi Celayiroğlu ile müzikal yaşamı, hedefleri ve akademik çalışmaları hakkında konuştu.
Garzone albümü “Themes For Good Friends”, emektar bir devin dostlarıyla birlikte elli yılı aşkın kariyeriyerinin bir özeti
Türk cazının en özgün trompet seslerinden İmer Demirer ile çocukluk yıllarından konservatuvara, TRT Caz Orkestrası’ndan Evergreen albümüne, Miles Davis etkisinden “10 Usta 10 Albüm” projesine uzanan uzun bir yolculuğu konuştuk.
Hiromi’yi izlerken mucizelere inanıyorum. Yaşayan en değerli piyano virtüözlerinden Hiromi’nin piyanosunda her türlü ses şiddetine denk gelmeniz mümkün. Kararlı ifadeleri, teknik mükemmeliyeti ama en önemlisi müzikal keyif veren çözümlemeleri onu günümüz müzik dünyasının en yetkin piyanistleri mertebesine çıkartıyor. Piyanosunun siyah beyaz tuşlarını sonsuz renklere boyuyor. Tarifsiz derecede başarılı sağ-sol el koordinasyonu, uzun soluklu solo icralarda dahi sıkmayan, sık değişkenlik gösteren ses paletine sahip teknik varyasyonları, virtüöz icra konusundaki algılarımı adeta yeniden şekillendiriyor. Caz standartları müziğin içinde birer çiçekse Hiromi bu çiçeklere tek tek konarak bal toplayan çalışkan bir arı gibi.
Bugün hemen herkesin sevgiyle andığı Barış Manço, kuşkusuz ki popüler Türk müziğinin en önemli figürlerinden biriydi. Çalışma alanımdan da kaynaklı olarak müziğine vakıf olduğum Manço’nun zannediyorum ki dinlemediğim tek bir şarkısı dahi yoktur. Ne var ki yaptığı işler bir yana, her aklıma gelişinde gözümün önünde beliren bir kare var ki zihnimdeki Barış Manço imgesinin bununla özdeşleştiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Bahsettiğim görüntü şarkıcının bir röportajına ait. YouTube’da da birkaç dakikalık kaydı bulunan röportajda, Barış Manço aslında yıllardır duymaya alışık olduğumuz bazı bilindik fikirlerden bahseder. Fakat bir an vardır ki söylediği şey gülüşüyle bütünleşir ve bakmayı değil de görmeyi bilene çok şey anlatır.
İnsan kalabilen zaten büyük ozan, büyük aşıktır yaşadığımız dünyada. Anadolu’da bir aşık geleneği var, sana biraz ondan bahsetmek istiyorum. Bu sabah senden telefon gelmeden önce oturdum, iki deyiş, bir aşık türküsü dinledim. Deyişlerin biri Kul Nesimi‘den, diğeri Pir Sultan Abdal‘dan. Aşık türküsü ise, özüm Veysel’den. Aşık Veysel‘den.
Şimdi bir düşünsenize, bir caz müzisyenisiniz; konsere saatler kalmış, bir diş ağrısı tutuyor ya da konserde sahneye çıkalı 1 saat olmuş, belinizde bir ağrı başlamış!… Ne yaparsınız ya da ne yapıyorlar? Burada değinmek istediğim konu, caz müzisyenlerinin yaşamlarını caz müziğine adamaları ve o uğurda yaptıkları fedakarlıklar! Fakat burada söz konusu olan Damien Chazelle’in yönettiği 2014 yapımı Whiplash filminde abartılan, daha iyi davul çalabilmek için kanayan/soyulan parmaklar değil! Daha gerçek anları yakalamak istiyorum.
Vitrin
Portre
Röportaj
Cazın dilini çocuk yaşta öğrenen, rock müziğin ateşini sahneye taşıyan, operadan Broadway’e, vodvilden glam rock’a uzanan cesur bir ses: Veronica Swift. 33. İstanbul Caz Festivali kapsamında 13 Temmuz 2026’da Sultan Park, Swissôtel The Bosphorus’ta sahne alacak sanatçıyla; TransGenre felsefesini, DAME projesini, İstanbul’la kurduğu bağı ve sahnede “kendisi olma” meselesini konuştuk.
Görüş
Pusula
Bir süre daha burada kalmak istiyorsanız, size, dergiye dair bir pusula verelim. Yayınlanan son 100 yazı Yeni bağlantısında. Vitrin, yakın tarihlerde yayınlanan albümlere dair inceleme yazılarını içeriyor. Sanatçıların derinlikli yaşam öyküleri Portre kategorisi altında. Röportaj ve Güncel kategorileri açıklamaya ihtiyaç duymuyor. Ağır yazılar Görüş, vazgeçilmezlerimiz ise Başucu Albümüm kategorisinde. Türk cazına dair yazılarımız ise Bizim Caz bölümünde. Okuduğunuz yazarlar başka neler yazmışlar diye merak ettiyseniz Yazarlar bölümüne başvurabilirsiniz.
Bültene Abone Olun
Pusula
Divalar bölümünde vokal cazın efsanevi şarkıcılarının öykülerini okuyabilir, caz müziğin geçmişine meraklıysanız Caz Devleri kategorisinde güzel vakit geçirebilirsiniz. Caz tarihinin en önemli müzisyenlerinden ikisi bu yıl 100 yaşına girdi: John Coltrane ve Miles Davis, bu iki ikonik sanatçının yaşamına daha yakından bakabilirsiniz. Degüstasyon, sanatçıların yeme içme kültürüne dair ilgilerini eşeliyor. Koleksiyon ile müzisyenlerin müzik dışında nelerle ilgilendikleri hakkında bilgilenebilirsiniz. Sadece caz değil, Dark Blue Notes’da Rock müzikle ilgili yazılar da var.
Caz Devleri



