Archie Shepp’ten Yusef Lateef’e uzanan yarım asırlık bir yolculuk… Davulcu Stephen McCraven, Heritage albümünde Afrika diasporasının ritimlerini, spiritüel cazın ruhunu ve kuşaklar boyunca taşınan bir müzikal hafızayı aynı potada buluşturuyor.
Tom Petty and The Heartbreakers grubunun kurucu üyelerinden Mike Campbell ve The Dirty Knobs, yeni albümü Mission of Mercy ile Tom Petty mirasını sürdürmeye devam ediyor.
Bu yıl İstanbul Caz Festivali kapsamında Türkiye’de sahne alacak olan Thee Sacred Souls, soul müziğin yeni kuşağını canlı dinlemek isteyenler için festivalin en heyecan verici isimlerinden biri olmaya aday. Müzikleri, insan duygularının zamansızlığını hatırlatıyor.
Sam Barsh, Keyon Harold ile Mark Guiliana, Straight08 albümü ile urban contemporary türünün “en cool” örneklerinden birini meydana getiriyor.
Ron Carter ve Yotam Silberstein’ın Duets albümü bir kontrbas ve bir gitarın arasında kurulan sakin sohbetle ilerliyor. Jim Hall’un mirasına selam veren, Russell Malone’u sevgiyle anan bu kayıt, cazın insan hikâyeleri anlatabildiğini hatırlatan yılın en zarif albümlerinden biri.
“Bright Dawn”, inanılmaz derecede derin bir diskografinin en son adımı; doğanın müzikal gücünü ve sürekliliğini kabul eden açık bir kanıt niteliğinde: Harvie S, her yeni günde, yolu istikrarlı bir şekilde aydınlatan parlak bir güneş.
Kenny Garrett ile yıllardır aynı sahneyi paylaşan kontrbasçı, besteci ve eğitimci Corcoran Holt; Washington D.C.‘nin güçlü caz mirasından ailesinin John Coltrane’e uzanan hikâyelerine, Freedom of Art albümünden Arizona State University’deki eğitimciliğine kadar uzanan samimi bir sohbetle Dark Blue Notes’un konuğu oldu. Holt’a göre cazın özü teknik mükemmellikte değil; dürüstlükte, toplulukta ve insan hikâyelerinde saklı.
Caz Detektifi Zev Feldman ve Elemental Music işbirliğinden nefis bir kayıt daha: Kenny Barron: So Many Lovely Things: Live in Brecon.
Müzikte zamanında “hayat budur”u görmüş, fakat bu savın işaret ettiği boşluğu anlayıp ondan vazgeçmiş ve şimdi kimsenin ilgilenmediği deneyler yapan Reykjavik’li bir opera bestecisi olarak yaşayan Ahmet Güntan, Ahmet abi belki de yakın zaman sonra müziğin mutsuzların arkadaşı olmaktansa mutsuzluğunun kaçınılmazlığıyla mutlu olanların mutluluğunun eşlikçilerinden biri olduğunu ifade eder.
Chicago’lu gitarist Tim Fitzgerald, Wes Montgomery’i çok seven bir müzisyen. İnsanın sevdiği müzisyenin adımlarına basarak yürümesinden daha güzel bir şey olabilir mi? Bu uğurda 20 yıldan fazla süredir Montgomery’nin nevi şahsına münhasır, stil sahibi ve duyulara hükmeden müziğini tahlil edebilmek için çalışıyor.
Bir Cumartesi günü. Üstümde beyaz gömlek var. Evden kendimi dışarı atmışım. İçim koşmak istiyor ama ayaklarım kendi ritminde beni dizginliyor. Müzik dönüyor kulaklarımda. Rastgele bir sırayla çalınıyor her şarkı. Sonra Eleni Karaindrou müzikleri arka arkaya denk geliyor kulaklarıma. Sırasıyla çalan Eternity And A Day: Hearing Time, By The Sea ve Eternity Theme müziklerinin sürükleyiciliğini duyuyorum. Bir esinti vuruyor. Üstümdeki beyaz gömlek uçuşuyor, ben sanki kaldırımlarda süzülüyormuşum gibi hissediyorum. Filmi hatırlıyorum.
Left Alone Revisited albümünü o gün ki ruh halim ile dinlediğimde, bir değişim içindeydim. Eskiyen derisini üzerinden atan ve üzerine yepyeni bir giysi giyen asil bir sürüngen, yılan gibi soyunuyordum. Mal Waldron sevdam su götürmez. Herkesten bağımsız değerlendiririm Mal’ı. Ama o gün, o gün başkaydı. Defalarca dinlediğim, belki de en sevdiğim Waldron albümlerinden biri olan Left Alone Revisited, anlık ruh halim ile birlikte o gün farklı şekillendi.
Nerede görürsem göreyim Monk ismine kayıtsız kalamayanlardanım. Bir albümde Monk bestesi varsa, en azından hızlıca kulak verilmeyi, eğer ilk intiba iyi ise derinlemesine dinlenmeyi hak ediyordur. Aynı durum Shorter ve Ellington başta, caz standartlarından orijinal bestelere geçiş dönemindeki büyük besteci-müzisyenler için de geçerli. Çok öznel bir dinleme şekli, haklısınız ama kendi içinde tutarsız da gözükmüyor sanki. Her şeyden önce bu durum liderin caza bakış tarzını, zanaata bağlılığını yansıtır. Öte yandan bir gövde gösterisi de sayılabilir. Öyle ya, bestecisi tarafından zamanında mükemmel şekilde icra edilmiş olmaları bir yana, neredeyse her caz müzisyeni tarafından çalınmış bestelere yeni bir yorum getirmeye niyetlenmek cesaret işi.
Vitrin
Portre
Röportaj
Türkiye caz sahnesinin duayen kontrbasçısı Nezih Yeşilnil, yıllara yayılan müzikal yolculuğunu, ustalarla geçen sahne deneyimlerini ve canlı konser kayıtlarından oluşan ilk caz albümü On The Jazz Stage’i anlatıyor.
Görüş
Pusula
Bir süre daha burada kalmak istiyorsanız, size, dergiye dair bir pusula verelim. Yayınlanan son 100 yazı Yeni bağlantısında. Vitrin, yakın tarihlerde yayınlanan albümlere dair inceleme yazılarını içeriyor. Sanatçıların derinlikli yaşam öyküleri Portre kategorisi altında. Röportaj ve Güncel kategorileri açıklamaya ihtiyaç duymuyor. Ağır yazılar Görüş, vazgeçilmezlerimiz ise Başucu Albümüm kategorisinde. Türk cazına dair yazılarımız ise Bizim Caz bölümünde. Okuduğunuz yazarlar başka neler yazmışlar diye merak ettiyseniz Yazarlar bölümüne başvurabilirsiniz.
Bültene Abone Olun
Pusula
Divalar bölümünde vokal cazın efsanevi şarkıcılarının öykülerini okuyabilir, caz müziğin geçmişine meraklıysanız Caz Devleri kategorisinde güzel vakit geçirebilirsiniz. Caz tarihinin en önemli müzisyenlerinden ikisi bu yıl 100 yaşına girdi: John Coltrane ve Miles Davis, bu iki ikonik sanatçının yaşamına daha yakından bakabilirsiniz. Degüstasyon, sanatçıların yeme içme kültürüne dair ilgilerini eşeliyor. Koleksiyon ile müzisyenlerin müzik dışında nelerle ilgilendikleri hakkında bilgilenebilirsiniz. Sadece caz değil, Dark Blue Notes’da Rock müzikle ilgili yazılar da var.
Caz Devleri



