Bedikyan, bildiğimiz, tanıdığımız Bedikyan değil. Enstrumanı ile ilişkisi farklı bir düzeye geçmiş, bazen onun kölesi bazen de onun efendisi gibi çalıyor; hangi şekliyle çaldığını da önemsemiyor; müziği algılama ve üretme biçimi nitel olarak değişmiş. O enstrumanı çalmıyor, adeta kendisini çalıyor; öğrendikleriyle zihni bulanmış bir yetişkin gibi değil, dünyasını keşfetme yolculuğuna çıkmış bir çocuk gibi çalıyor; çocuğun oyun oynaması gibi müziğiyle oynuyor….ve ben Bu Burak Bedikyan’ı da çok sevdim.

Portre

Röportaj

Görüş