35. Akbank Caz Festivali programı duyurulur duyurulmaz kulak zevkime göre 5 konser seçmiştim. Bunlardan sonuncusu aynı zamanda festivalin de son konseri olan Aaron Parks Little Big konseriydi. Aaron Parks’ı 2011 tarihli James Farm albümünden beri lider ve eşlikçisi olduğu tüm albümlerinde ve ayrıca fırsat bulduğum tüm konserlerinde dinledim. Aslına bakarsanız Greg Tuohey, David Ginyard Jr ve Jongkuk Kim ile Little Big kayıtlarına bir türlü ısınamamıştım. Oldukça steril ve kusursuz kompoze edilmiş oluşu belki benim albümün kaydıyla bağ kurmamı engellemişti. Biraz da bu sebeple Aaron Parks’ı çok beğensem de konsere biraz beklentisiz gittim. Ama bu ön yargımın kırılışı için Aaron Parks Little Big dörtlüsünü canlı izlemem gerekiyormuş. Müziği yaratıldığı yerde izlediğinizde her şey değişebiliyormuş. Konserdeki performans albüm kaydı kadar temiz ve akıcıydı. Ses katmanların birbiriyle doğru zamanlamada etkileşime geçişlerine ve icradaki sakin profesyonelliklere hayran kalmamak mümkün değildi.
2018 tarihli ilk albümde yer alan Rising Mind’ı çalmaya başladıkları andan itibaren konserin öncesindeki tüm fikrim değişti. Modern müzik sahnesinde son birkaç yıldır yükselen gitarı merkeze alan, rock müziği çağrıştıran müzikal türün en kaliteli örneklerinden birini dinledik. Eminim salondaki genç müzisyen arkadaşlarımız gibi tecrübeli müzisyen için de ilham verici bir deneyim olmuştur.
Konseri birlikte izlediğim yakın dostum, usta gitarist ve besteci Cenk Erdoğan ile konser sonrası sohbet ederken söyledikleri benim de görüşlerimle birebir örtüşüyor. Cenk, bu konserin oldukça dokulu ve çok başarılı kurgulanmış komposizyonel yapısına vurgu yapıyordu. Bununla birlikte Gitarist Tuohey ile Parks’ın eşsiz zamanlama uyumları piyanoyu neredeyse bir hammond sesine dönüştürecek kadar farklılaştırdığı ama müziğin organik yapısının hiç bozulmadığından bahsetmişti. Senkron uyumu zor olan bu iki enstrümanı bu derece eşleyebilmek dinlediğimiz müziğin başarısındaki püf noktaydı. Parks’ın yaşamında zor günler geçirdiğini ve belirli rahatsızlıklarla uğraştığını biliyoruz, muhtemelen bu yeni kompozisyonlar Parks’ın ruh durumundaki bu kırılgan sürecin dışavurumu ve oldukça yenilikçi.

İlk parça sırasında bas amfisinde ufak-tefek bir teknik problem oldu ama canlı müziğin doğasında olan bu sorun kritik bir müdahale ile parça arasında saniyeler içinde hızlıca çözüldü. Ardından Little Big projesinin gelecek albümünde yer alacak olan Otherwise parçasını dinledik ve sonrasında ise son albümde yer alan romantik, meditatif formlarda olan Heart Stoies kulaklarımızdaydı. Ardından Greg Tuohey bestesi Sports parçasını dinledik. Ve sonlara doğru giderken yine henüz kaydedilmemiş bir parça olan Unalina’yı dinledik. Konserde en çok sevdiğim parçayı soracak olursanız buna iki yanıtım var. Little Big 2’de yer alan Friendino ve Here. İki parçada da Tuohey’in soloları kesinlikle muazzamdı. Gitarist Greg Tuohey’i ilk defa canlı izledim, benim için güzel bir keşif oldu. Bu noktada Tuohey’e bir parantez açmak isterim. Gilad Hekselman, Julian Lage, Scofield hatta Frisell gibi muazzam gitaristlerin Telecaster’lara pena salladığı bir memlekette kendine böylesi özel bir işte yer kazandırmak çok takdir edilesi. Tuohey’i canlı izlerken yıldızlaştığını gözlemlemiyorsunuz ama bir şekilde gözünüz kulağınız hep O’nun gitarına odaklanıyor. Keza Jongkuk Kim de sektörde yıldızı parlayan isimlerden biri, dikkat çekiciydi.
Aaron Parks Little Big konseri de dahil olmak üzere benim bu seneki festivalde takip ettiğim tüm konserlerde ses kurgusu gayet iyiydi. Ses deneyimi, kimi zaman alıcının bulunduğu yere göre değişlik gösterir. Bununla beraber ben konseleri izlediğim sahneyi biraz üstten gören sağ, sol ve orta bloklardaki seslerden memnun kaldım. Ön kısımlarda oturanlar nasıl duydular bilemiyorum. Belki biraz yüksek tonlanmıştı ama bu çoğu kişi için şikayet edilecek bir durum değil. Ama dün akşam ışık düzeninde ufak tefek uyumsuzluklar ve problemler de yaşandı. Konser sırasında dikkatimi çeken, not aldığım naçizane yorumlarımı teknik ekipteki arkadaşlarımızla paylaştım. Geri bildirimimi büyük bir olgunlukla karşıladılar. Eminim gelecek seneki festivalde bu ufak hususa da Akbank Sanat’ın alışık olduğumuz izleyici memnuniyet kalitesi standardını koruyarak dikkat edeceklerdir.
Akbank Caz Festivali, bu seneki programda geçtiğimiz yıllara nazaran farklı bir yol izleyerek aklımızı baştan alacak, devasa salonları dolduracak cazın anıtsal isimlerinden bazılarına programında yer vermek yerine yeni keşiflere ve her cazseverin ismine aşina olduğu, gitmeyi isteyebileceği türden modern dönem müzisyenlerini tercih etmiş; konserleri doğru büyüklükteki salonlarda düzenlemiş. Ne salonlar boş kaldı, ne de bilet bulamama sıkıntısı yaşandı. Bunun en iyi örneklerinden biri Aaron Parks konseri oldu. Blue Note ve ECM gibi şirketlerle albüm kaydetmiş bir müzisyen olmasına rağmen, bir şekilde isim yapamamış Parks’a hakkettiği şekilde yoğun ilgi vardı. Bu beni çok mutlu etti.

Yoğun alkışlarla bise gelen Aaron Parks ve yol arkadaşları Little Big 3 albümünde son parça olarak yer alan Ashé parçasını çaldı. Bir Aaron Parks bestesi olan bu parça bir çeşit dua niyetine yazılmış. Batı Afrikalı Yorùbá geleneğinden gelen güç ve değişim kelimesi olan Ashé, bestecisi gibi son derece hassas ve zarif bir parça. Parks, kendi kendine, zaman zaman bu çılgına dönmüş dünyada müzik yapmanın anlamını sorguladığından bahsediyor. Bunun cevabını verebilmek tabii ki imkansız. Ama kesin olan bir şey var, temiz niyetlerle yapıldığında müzik, hem üreticisinin hem de dinleyicisinin bünyesindeki uyuşukluk hissinden uzaklaşmasını, zorluklara karşı defansını kuvvetlendirmesini ve acı veya mutluluk farketmeksizin kişinin hisleriyle daha iyi iletişim kurmasını sağlıyor. Dünyada en çok ihtiyaç duyduğumuz şeylerden biri hassaslık. Umarım Parks’ın müziği kendi kendisine iyi geldiği gibi dinleyicisine bu zaman zaman katlanılması çok zor olan dünyada hassaslık ve duyarlılık bakımından da iyi gelir.
Konser sonunda kendimi gelmeden önce çokta favorim olmayan bir albümü satın almak için imza sırasında buldum ve eve dönüş yolumda kulağımda yine bu müzik vardı. Bu yüz güldüren anıyla bu yılki festivali sonlandırdım. Seneye görüşmek üzere.
Akbank Caz Festivali resmi web sitesi BURADA
35. Akbank Caz Festivali içerikleri BURADA


