Denny Zeitlin imzalı Odyssey adını verdiği yeni albümü tek bir stüdyo seansının ya da Zeitlin’in bugünkü halinin fotoğrafından oluşmuyor. Yirmi yılı aşkın bir zamana yayılan kayıtların yan yana gelmesiyle oluşmuş uzun bir yolculuk. 31 Temmuz 2026’da Sunnyside Records etiketiyle yayımlanan Odyssey, akustik piyano triosundan solo performanslara, oradan elektronik sesler ve serbest doğaçlamalara uzanıyor. Albüm boyunca aynı müzisyenin birbirinden oldukça farklı üç yüzüyle karşılaşıyoruz.

Zeitlin’in kariyerini bilenler için bu genişlik şaşırtıcı değil. 1938 doğumlu Amerikalı piyanist ve besteci, 1960’lardan bu yana cazı müziğin içinde. Zeitlin müzik kariyerinin yanı sıra psikiyatrist ve akademisyen olarak da çalıştı. 1964’te Jeremy Steig’in Flute Fever albümünde çaldı. Aynı yıl Columbia Records için ilk albümü Cathexis’i kaydetti. Bestelediği “Quiet Now” ise Bill Evans’ın repertuvarına girdi. Zamanla modern cazın standartlarından biri haline geldi. Zeitlin hiçbir zaman akustik piyano geleneğinin içinde kalmadı. Elektronik müzik ve synthesizer’larla ilgisi 1960’ların sonlarına kadar uzanıyorr. Philip Kaufman’ın 1978 tarihli Invasion of the Body Snatchers filmi için hazırladığı müzik de onun bu tarafının en çarpıcı örneklerinden…
Odyssey bu iki dünyayı aynı çatı altında buluşturuyor. Albümün açılışındaki “It Could Happen to You” ve “Body and Soul”, 3 Kasım 2003’te San Francisco’daki Palace of Fine Arts Theatre’da kaydedilmiş. Zeitlin’in yanında kontrbasta Mel Graves, davulda ise George Marsh var. Üç müzisyenin ortak geçmişi 1968’e kadar uzandığından, onlarca yıllık bir müzikal ilişkinin verdiği sezgisel yakınlık net hissediliyor. İki caz standardı Zeitlin’in armonik merakı ve ritim bölümünün esnekliği sayesinde alışıldık yorumlarının dışına çıkıyor.
Ardından Zeitlin tek başına piyanonun başına geçiyor. Cole Porter’ın “I Love You”, “Night and Day” ve “Just One of Those Things” bestelerinden oluşan bu bölüm, 2020 ile 2025 yılları arasında kaydedilmiş solo performanslardan oluşuyor. Özellikle yaklaşık 12 dakikaya yayılan “Just One of Those Things”, değişen tempoları ve uzun doğaçlama bölümleriyle neredeyse küçük bir süite dönüşüyor. “Night and Day” ise bildiğimiz melodiyi farklı bir ritmik zemine taşıyor. Böylece Odyssey’nin ilk yarısı, Amerikan şarkı kitabının çok tanıdık melodilerinin hâlâ ne kadar farklı yerlere götürülebileceğini hatırlatıyor.
Albümün kırılma noktası “Search”. Buradan itibaren Mel Graves sahneden çekiliyorr. Denny Zeitlin, eski yol arkadaşı George Marsh ile bambaşka bir dünyaya giriyor. Piyano yerini giderek klavyelere ve elektronik seslere bırakırken Marsh’ın davul ve perküsyonları müziğin akustik nabzını koruyor. “Search”, “Game On!”, “Armageddon”, “Mutation” ve albümü kapatan “Call to Arms”a uzanan bölüm büyük ölçüde anlık elektro-akustik doğaçlamalar üzerine kurulmuş. Önceden belirlenmiş kompozisyonlarda, iki müzisyenin birbirini dinleyerek bilinmeyen bir alana doğru ilerlemesini duyuyoruz. Zeitlin elektroniklerle kimi zaman gitarı, kimi zaman yaylıları ya da küçük bir orkestrayı çağrıştıran katmanlar yaratırken müzik ambient, avant-garde ve serbest doğaçlama arasında dolaşıyor.
George Marsh’ın varlığı oldukça önemli. John Abercrombie, Joe Henderson, Harold Land ve Mose Allison’dan Terry Riley, Pauline Oliveros ve Kronos Quartet’e uzanan geniş bir müzikal çevrede çalışmış bir davulcu olan Marsh, gelenek ile deney arasındaki sınırları Zeitlin kadar rahat aşabiliyor. Bu yüzden Odyssey’nin ikinci yarısında elektronik dünya genişlese de, müzik mekanikleşmiyor. Marsh’ın davulları, Zeitlin’in elektronik katmanlarının altında yaşayan, değişen ve tepki veren canlı bir zemin oluşturuyor.
Odyssey bize Zeitlin’in müziğe bakışının üç ayrı pencereden açıyor. Bir tarafta Mel Graves ve George Marsh ile standartların içine dalan trio piyanisti, diğer tarafta Cole Porter’la baş başa kalan solo yorumcu, son bölümde ise synthesizer’ların başına geçip George Marsh ile sesin sınırlarını araştıran deneysel müzisyen var. Bunlar altmış yılı aşkın müzik hayatının farklı zamanlarda ortaya çıkan, aynı meraktan beslenen parçaları.
Bu nedenle Odyssey, 2026’da yayımlanmış yeni bir Denny Zeitlin albümü olmanın ötesinde… 2003’ten 2025’e uzanan kayıtlarla geçmiş ve bugün arasında kurulmuş bir köprü. Seksen yılı aşan bir hayatın ve altmış yılı aşan profesyonel müzik serüveninin ardından Zeitlin standartların içinde başka bir yol arıyor. Elektronik bir sesin peşinden gidiyor ve doğaçlamanın onu nereye çıkaracağını merak ediyor. Albümün adı anlamlı hale geliyor: Odyssey
Bir varış noktasını değil, Denny Zeitlin’in hâlâ devam eden yolculuğunu anlatıyor.
■
Mine Gürevin’in Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
Dark Blue Notes’da Vitrin
Denny Zeitlin resmi web sitesi


