Vitrin

Yeni Eric Alexander albümü Gentle Ballads VI farklı dinleme biçimlerine açık. Kendinizi tümüyle teslim etmediğinizde sakince akıyor. Yüzeyi sakin, dalgasız. Dibe dalındığında ise müzik berraklığını kaybetmeden hareketleniyor; nezaketle ve sükunetle ilerleyen icraların içinde ortaya koyulan zengin fikirlerin derinliği ve akışın mükemmel detayları belirginleşmeye başlıyor.

Chicago’lu gitarist Tim Fitzgerald, Wes Montgomery’i çok seven bir müzisyen. İnsanın sevdiği müzisyenin adımlarına basarak yürümesinden daha güzel bir şey olabilir mi? Bu uğurda 20 yıldan fazla süredir Montgomery’nin nevi şahsına münhasır, stil sahibi ve duyulara hükmeden müziğini tahlil edebilmek için çalışıyor.

Nerede görürsem göreyim Monk ismine kayıtsız kalamayanlardanım. Bir albümde Monk bestesi varsa, en azından hızlıca kulak verilmeyi, eğer ilk intiba iyi ise derinlemesine dinlenmeyi hak ediyordur. Aynı durum Shorter ve Ellington başta, caz standartlarından orijinal bestelere geçiş dönemindeki büyük besteci-müzisyenler için de geçerli. Çok öznel bir dinleme şekli, haklısınız ama kendi içinde tutarsız da gözükmüyor sanki. Her şeyden önce bu durum liderin caza bakış tarzını, zanaata bağlılığını yansıtır. Öte yandan bir gövde gösterisi de sayılabilir. Öyle ya, bestecisi tarafından zamanında mükemmel şekilde icra edilmiş olmaları bir yana, neredeyse her caz müzisyeni tarafından çalınmış bestelere yeni bir yorum getirmeye niyetlenmek cesaret işi.

Yeni bir Scott Hamilton albümü elime geçtiğinde kayıtsız kalamayanlardanım. Dinlenmeyi bekleyenlerin kuyruğu ne kadar kalabalık olursa olsun ona ayrıcalık tanıyorum. Bunu daha önce fark etmemiştim; yeni bir Hamilton albümünü dinlemeye, genelde gecenin geç saatlerinde başlıyorum. Onun müziğini neden sevdiğimin ipucu da sanırım bu detayda saklı. Stunt Records‘dan çıkan son albümünü dinlemeyi bitirdiğimde fark ettim bunu.

Portre

Röportaj

Cazın dilini çocuk yaşta öğrenen, rock müziğin ateşini sahneye taşıyan, operadan Broadway’e, vodvilden glam rock’a uzanan cesur bir ses: Veronica Swift. 33. İstanbul Caz Festivali kapsamında 13 Temmuz 2026’da Sultan Park, Swissôtel The Bosphorus’ta sahne alacak sanatçıyla; TransGenre felsefesini, DAME projesini, İstanbul’la kurduğu bağı ve sahnede “kendisi olma” meselesini konuştuk.

Görüş