Vitrin

Kemanını rehinci dükkanına vermeye mecbur kalan, çalışabileceği bir yer kalmamış, hayatını adadığı müziğinden kopmuş bir müzisyenin öyküsü Zingaro. Ya da 20. yüzyıl müziğinin halis dahilerinden Antônio Carlos Jobim‘in, 1965’de, enstrumental olarak tasarladığı besteye kendi dilinde verdiği isimle Retrato em Branco e Preto: Siyah Beyaz Bir Portre.

Albüme ismini veren SuperBlue’da daldığı ses dehlizlerinden “autotune” marifetiyle çıkmıştı. London Sessions’da da albümdekiyle aynı şekilde ekolu bir intro ile start almış ve son bölümde aynı şekilde autotune ile vokalini zenginleştirmeyi tercih etmiş.

Dameronia’s Legacy All-Stars, adını, efsanevi davulcu Philly Joe Jones’un 80’lerde kurduğu orkestradan ilham almış. Liderliğini Avrupa cazının önemli ustalarından Avusturyalı davulcu Bernd Reiter‘ın yaptığı oktet, tüm zamanların en önemli bestecilerinden ve kurduğu, şefliğini yaptığı ve düzenlemelerini yaptığı orkestralarla benzersiz bebop icraları sergilemiş olan Tadd Dameron‘un bestelerini yorumluyor.

Portre

Röportaj

John Coltrane ve Albert Ayler geleneğinin çağdaş temsilcilerinden biri olarak görülen James Brandon Lewis, bugün cazın en özgün seslerinden biri. Ancak o kendisini geçmişin mirasçısı olmaktan çok kendi yolunun haritacısı olarak görüyor. Buffalo’dan Howard Üniversitesi’ne, Molecular Systematic Music teorisinden Mahalia Jackson’a uzanan bu söyleşide Lewis; müziği, kimliği, yaratıcılığı ve hiç bitmeyen arayışını anlatıyor.

Görüş