Browsing: SİNEMA

42. İstanbul Film Festivali başladı. Festivali izleyen yazarlarımızdan Duru Aygüven, yönetmenliğini Önder Esmer’in yaptığı Aşk, Ateş ve Anarşi Günleri: Türk Sinemateki ve Onat Kutlar belgeselini ve Sundance’de En iyi Yönetmen Ödülü’nü alan Litvanyalı Marija Kavtaradze’nin Slow filmini yazdı.

Yönetmenliğini Matt Whitecross’un üstlendiği 2018 tarihli A Head Full of Dreams’de, rock müzik grubu Coldplay’in 20 yıllık kariyerlerine bir bakış sunuluyor. Burak Sülünbaz, yapımın derinliklerindeki şifreleri çıkarttı.

“2023’ten karanlık kaldırımlarda güneş açtıracak, yalnızca caz ve dans sevgisinin bizi cazla ıslanmış kaldırımlarda bir araya getireceği, karanlıkları dolduracak gece yarısı senfonileri diliyorum. Bir gece yarısı caz yağdığında dans edeceğiz.”

Enes Kudu, Florian Henckel von Donnersmarck’ın Doğu Almanya’dan Batı Almanya’ya kaçan ancak Nazi rejimi altındaki çocukluğunu ve komünizm gölgesindeki gençliğini unutamayan kurgusal karakter Kurt Barnert’ın öyküsünü anlatan Asla Gözlerini Kaçırma filmini yazdı.

Yetiş ya müzik! Alelade bir müzik çağırmıyorum. Yazmak üzere olduğum filmin müziğini çağırıyorum. Krzysztof Kieślowski ‘nin “özgürlük, eşitlik kardeşlik” gibi temel kavramlar üzerine ve bu kavramların günümüzde yaşanan bireysel hayatlara bağlama ve böylece bu terimlere yeniden anlam katma çabalarını anlatan Trois Couleurs/ Three Colours (Üç Renk Üçlemesi) serisinden Bleu / Blue (Mavi) filmi için Zbigniew Preisner tarafından bestelenen Song For The Unification of Europe (Julie’s Version) müziğini açıyorum.

“Herkes kendi gizemini taşır ve herkes başkasının gizemine bakmak ister. Kimse kendi karanlık yüzüyle halleşmek istemez. Bunun olabilmesi için tamamlanmak zorundayız. Bazen bir eylemle, bazen bir duyguyla, bazen de bir insanla…”