Best of 2023: Tarihsel Caz Albümleri

Bu listeye konu ‘tarihsel albümler’, adının da işaret ettiği üzere, müzisyenlerin ya da grupların kaydedilmiş ve zamanında yayınlanmamış stüdyo ya da konser çalışmalarını dinleyiciyle buluşturan albümler. Büyükçe kısmı Avrupa menşeili; konser için ülkeye gelen müzisyenleri konuk eden radyo ya da televizyonlardaki programların ses kayıtları. Bazen de sanatçının veyahut canlı performans sergileyen bir işletmenin arşivinde keşfedilenler. Dolayısıyla istisnalar hariç, ses kalitesi açısından, ticari olarak piyasaya sürülme hedefiyle yapılmış kayıtlara göre daha ‘kötü’ler. Kötü dediysem bu göreceli bir durum. Hatta sesin doğallığı düşünüldüğünde eğitimli kulakların tercih edeceği kayıtlar.

Bir kısmı müzik tüccarlarının beklenti içindeki dinleyiciye kazığı olsa da, büyük çoğunluğu, ömrünü caz dinlemeye adamış dinleyicileri mutlu ediyor. Neticede bir müzisyenin icrasını boşlukta kaybolmaktan kurtardığı gibi, müzisyenin gelişim ve değişim sürecindeki kayıp halkayı ortaya çıkarıyor.

Tarihsel Albümler listesi 2023’de yayınlanan bu tip albümleri toplu halde okuyucunun dikkatine sunmayı hedefliyor.

Umarım içlerinde sevecekleriniz, sizi mutlu edecekler çıkacaktır.


Bill Evans – Tales – Live in Copenhagen (Elemental Music)

Bu yılın başında yayınlanan Treasures‘dan sonra yine Danimarka’da kaydedilmiş ve daha önce yayınlanmamış kayıtlardan oluşan bir Bill Evans albümü daha. Üstelik bu sefer yeni teşkil ettiği (ve basta Chuck Israels ve davulda Larry Bunker‘dan oluşan) kendi grubu ile ve bir kısmı stüdyoda. Canlı kaydedilen parçalar orta kalitede ama stüdyodakiler, yaşına oranla yüksek ses sunumuna sahip. Biliyorum, yaşarken de ölümü sonrasında da çok albüm yayınlandı, yasal olanlar haricinde çok da bootleg kaydı var ama söz konusu olan Bill Evans olunca, bunun önemi kalmıyor; başka bir performansının daha hiçliğe teslim olmadığını görmek hayranlarını sevindiriyor. Laf olsun diye yazmıyorum, Tales hakikaten Evans’ın ve üçlüsünün formunda olduğu bir zamanda kaydedilmiş. Bu da yetmezse, dinlediğim en swinging Bill Evans kayıtlarından biri olduğunu da not edeyim.


Cal Tjader – Catch The Groove: Live at the Penthouse 1963-1967 (Jazz Detective)

Latin cazın öncü müzisyenlerinden vibrafoncu Cal Tjader’ın 1963-67 yılları arasında Seattle’daki Penthouse kulübünde verdiği konserlerin kaydından derlenen Catch The Groove, sanatçının, cool caz, hard bop, latin caz ve swing gibi farklı stillerdeki icralarını içeriyor. Mekanın akustiğini yansıtan doğal kaydıyla dikkati çeken albüm, cazın, sulandırılmadan, basitleştirilmeden de erişilebilir ve eğlendirici olabileceğinin kanıtı olmanın da ötesinde vibrafonun erken dönem ustalarından sayılan Tjader’ın unutulmaya yüz tutmuş adını yeni kuşaklara hatırlatma işlevi görmeye aday. → Sunset Boulevard, Cuban Fantasy.


Cedar Walton – More Blues for Myself (Red Records)

Tüm zamanların en iyi piyanistlerinden Cedar Walton‘ın 1986’da yayınladığı Blues for Myself kayıt seansından arta kalanlar en az orijinal albümdekiler kadar enfes. Walton piyanosuyla baş başa. Müthiş bir özgüvenle çalıyor. Nota seçimlerindeki isabet, duygu derinliği, ifadelerindeki keskinlik mükemmel. Onca doğaçlamasına rağmen şarkıların özü hiç kaybolmuyor. Orijinalindakiler ve bu baskısındaki alternatifleri, bir arada, solo piyano klasiklerinden olmaya aday. → Bridge Work, Sixth Avenue, Without a Song, SPOTIFY.


Clifford Jordan – Drink Plenty Water (Harvest Song Records)

Clifford Jordan‘ın, caz sanatının mütevazı doruklarından sayılan kült albümü Glass Bead Games‘in devamı niteliğinde Strata East için yaptığı kayıtlar, müzisyenle şirket arasında yaşanan estetik tartışmalar ve ertesi yıl şirketin kapanması nedeniyle yayınlanamamış. 49 yıl rafta bekleyen Drink Plenty Water, büyük kısmını daha önce kaydettiği bestelerinin, vokal, gospel korosu ve spoken word içeren yeni düzenlemelerini içeriyor. Albüm dönemin ruhunu yansıtıyor ve sanatçının, cazın sokaklarla tekrar buluşması gereğini savunan anlayışa ve siyahi özgürlük mücadelesinin yaşadığı kültürel evrim sürecine kayıtsız kalmadığının göstergesi. Jordan’ın müzikal serüvenini yakından tanıyanları şaşırtacak bir albüm. → The Highest Mountain, The Witch Doctor’s Chant (Ee-Bah-Lickey-Doo), SPOTIFY.


Dexter Gordon – Copenhagen Coda (Storyville)

Dexter Gordon, uyuşturucudan ötürü ikinci kez girdiği hapishaneden şartlı tahliye edildikten bir kaç yıl sonra ülkesini terk edip Avrupa’ya gitmiş ve Kopenhag’a yerleşmişti. Avrupa’da krallar gibi karşılanıp soylular gibi muamele gördüğü -neredeyse- yirmi yılın ardından 1977’de ABD’ye dönmüş ve sanat yaşamını bir süre daha sürdürdükten sonra 1990’da hayata gözlerini yummuştu. Daha önce yayınlanmamış bu kayıt, ikinci evi olarak gördüğü Kopenhag’a yaptığı son ziyaret esnasında televizyonda da yayınlanan konserine ait. Danimarka’daki dostlarına ve hayranlarına böylelikle veda ediyor. Gordon bildiğimiz gibi. Şehirde verdiği binlerce konserinde sıklıkla çaldığı, hemşerilerinin bildiği ve sevdiği şarkıları, muazzam bir otoriteyle, sonsuz ses ve fikir çeşitliliğiyle yorumluyor. Bir şehirle bir insan arasındaki aşkın veda busesi. → “More than Your Know, It’s You or No One. SPOTIFY.


Geri Allen & Kurt Rosenwinkel – A Lovesome Thing (Motéma Music and Heartcore Records)

En güzel konserlerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir huyu var mıdır? 2017’de hayata gözlerini yuman benzersiz piyanist Geri Allen ile caz gitarının büyük stlisti Kurt Rosenwinkel‘in 2012’de, Philharmonie de Paris’i dolduran muhteşem seyirci önünde verdiği düet konserin kaydı, bize, caz sanatının mütevazı doruklarından birisine şahit olmayı bahşetti. Daha önce sadece bir kez aynı sahnede çalan ikili, ortaya çıkan mükemmel uyumu tekrar yaşamak için önlerine çıkan ilk fırsatı değerlendirmişler ve ayrı şehirlerden yola çıkıp prova yapmaya dahi fırsat bulamadan çalmışlar. Varoluşlarının organik bir parçası olan enstrumanları aracılığıyla konuşuyorlar, hüzünleniyorlar, gülümsüyorlar, hemhāl oluyorlar. Strayhorn, Gershwin ve Monk besteleri, bazen diğerinin bıraktığı yerden devam eden, çoğunlukla iç içe geçen katmanlar halinde büyüyor; kusursuz uyum, ikiyi bir kılıyor. Bu müzik değil, aşk! → Open-Handed Reach, Simple #2. SPOTIFY.


Johnny Griffin – Live at Ronnie Scott’s (Gearbox)

Londra’nın kült caz mabedi Ronnie Scott’s caz kulübünde 1964’de verdiği bir konserin kaydında, caz aleminin minik devi, tüm zamanların en iyi tenor saksofoncularından Johnny Griffin‘e –Stan Tracey (piyano), Malcolm Cecil (kontrabas) ve Jackie Dougan‘dan (davul) oluşan- kulübün sabit üçlüsü eşlik ediyor. Konserin kaydını, taşınabilir cihazıyla Les Tomkins yapmış ki, ülkelerinde hak ettikleri ölçüde kaydedilmeyen bir çok Amerikalı caz müzisyeninin canlı performansını onun sayesinde dinleyebiliyoruz. İngiliz cazının kurucu babalarından Tracey’nin piyanosu zorlukla duyuluyor ve tenor çok önde olsa da neticede bir bootleg kayıt. Bu anlamda da sahici bir ses dinleyebiliyoruz. Griffin, üçlünün beceriyle inşa ettiği temel üstünde, hızlı tempoya rağmen armoni dizisini müthiş doğrulukla ve sürprizlerle dolu şekilde takip eden sololarını cömertçe üflüyor. Ses kalitesinin ‘vasat’lığına aldırmayın, bu, birinci sınıf kanlı canlı bebop! → [Back Home Again In] Indiana. SPOTIFY.


McCoy Tyner – The Montreux Years (Montreux Jazz Festival & BMG)

Efsanevi piyanist McCoy Tyner’ın, Montrö Caz Festivali’nde sahne aldığı farklı yıllardaki icralarından derlenmiş olan albümde yer alan istisnasız tüm parçalar enfes ama ilk olarak 1973’de yine bu festivaldeki quartet konserinde dinleyicisiyle buluşan → Walk Spirit, Talk Spirit mücevherinin 1981 kaydı; → Eternally Yours‘un 1981 konserindeki solo yorumu; 1986’dan Joe Henderson ile düet → Ask Me Now, işitmekten ötürü mutlu olacağınız icralar. → SPOTIFY.


Miles Davis – In Concert At The Olympia Paris 1957 (Fresh Sound)

Daha önce yayınlanmamış olan 1957 L’Olympia konserinde Miles Davis‘e; o dönemde Avrupa’da yaşayan, bebop müziğinin öncü ismi, davulcu Kenny Clarke‘ın teşkil ettiği ve lokal müzisyenlerden oluşan bir beşli eşlik ediyor. Grup muhteşem bir uyum içinde. Clarke zaten stilin yaratıcılarından biriydi, bu bizi şaşırtmamalı ancak Fransız müzisyenler de bebop diline hakimler. Davis de konser boyunca son derece özgüvenli şekilde, sessizliklerle sesleri eşit derecede etkileyici kullanıyor. Bunda keyif aldığını sergilemekten çekinmeyen coşkulu seyircinin payı çok gibi gözüküyor. Güzel bir bebop konseri dinlemek isterseniz, In Concert at the Olympia, repertuvarı, ustalıklı icraları ve güzel kaydı ile mükemmel bir fırsat sunuyor. Neticede Miles Davis bu baylar, bayanlar, ıskalamaya gelmez! → Bags’ Groove, I’ll Remember April, ‘Round Midnight.


Mulgrew Miller – Solo in Barcelona (Storyville)

Yakın zamanların piyano dehasından bir başyapıt. Issız adaya yanımda götüreceklerimden biri desem abartı olmaz. Görkemli It Never Entered My Mind ya da blues’un her tonundan damıttığı Excursions In Blue icralarını dinleyin, neden böyle söylediğimi anlarsınız. Swing, blues, bop… Tatum, Powell, Garner, Tyner… Miller, caz piyanosunun evrimsel sürecindeki tüm stillerden ve seleflerinden aldıklarının üzerine koyuyor; resital boyunca besteyle doğaçlamanın, estetikle tekniğin mükemmel bileşimini sergiliyor. SPOTIFY.


Oscar Peterson Trio – Con Alma: Live in Lugano, 1964 (Mack Avenue Records)

Oscar Peterson‘ın, basta Ray Brown ve davulda Ed Thigpen‘den oluşan klasik üçlüsüyle verdiği Lugano konserinin daha önce yayınlanmamış kaydı, zengin diskografisinin çoğunlukla stüdyo kayıtlarından oluştuğu düşünüldüğünde, caz piyanosu tutkunlarını mest edecek nitelikte. Kayıt şahane. Bill Evans mücevheri Waltz for Debby, Dizzy Gillespie’nin bebop marşı → Con Alma başta olmak üzere, Peterson döktürüyor, Brown ve Thigpen nasıl swing edilir dersi veriyor. Hele bir It Ain’t Necessarily So var ki, bu Gershwin şahanesi yeniden hayat buluyor. Kötü OP kaydı yoktur ama bu hakikaten sıkı bir albüm. SPOTIFY.


Pharoah Sanders – Live at Fabrik Hamburg 1980 (Jazzline)

Hamburg’un ikonik mekanı The Fabrik’de New Jazz Festival kapsamındaki konserin kaydı. Pharoah Sanders ve piyanoda John Hicks, davulda Idris Muhammad ve basta Curtis Lundy‘den kurulu dörtlüsü, aynı yıl Theresa etiketiyle yayınlanan Journey to the One albümünde yer alan parçaları icra ediyor. Albüm, Sanders’ın, rhythm and blues, bop, modal caz, avangart, gospel ve blues stillerinden damıttığı ve eşi benzeri olmayan müzikal kimliğini cömertçe sergilediği 70 dakikalık bir şölen sunuyor. Live at the Fabrik, modal cazın ruhani tavrının mükemmel şekilde icra edildiği bir konser olmanın yanı sıra, mekanın parlak akustiğini ve seyircinin coşkusunu yansıtan kayıt kalitesiyle de dinlenmeye değer bir albüm. → It’s Easy To Remember, The Creator Has A Masterplan. SPOTIFY.


Thelonious Monk – The Classic Quartet (Candid)

Thelonious Monk‘un 1963 Japonya turnesi esnasında, dörtlüsüyle birlikte konuk olduğu televizyon programının kaydı daha önce farklı şirketler tarafından yayınlandıysa da, vasat ses sunumları performansın güzelliğini gölgeliyordu. Ünlü ses mühendisi Bernie Grundman, mahir dokunuşuyla tüm enstrumanların olanca görkemiyle işitilebilir hale gelmesini sağlamış, kayıt canlanmış. Monk yaratıcılığının doruğunda; Charlie Rouse oldukça formunda, her zamankinden daha gür ve çevik; Frankie Dunlop renkahenk ve enerjik; Butch Warren kaya gibi sağlam. Dörtlünün en iyi canlı kayıtlarından! → Blue Monk, Evidence. SPOTIFY.


Wes Montgomery and Wynton Kelly – Maximum Swing The Unissued 1965 Half Note Recordings (Resonance Records)

Büyük gitar stilisti Wes Montgomery‘nin Wynton Kelly Trio ile Haziran ve Ağustos 1965’de Half Note kulübündeki performanslarından seçilmiş kayıtları 1965’de Smokin’ at the Half Note adıyla Verve Records tarafından yayınlanmış ve albüm öylesine büyük bir etki yaratmıştı ki, Pat Metheny tarafından ‘tartışmasız en önemli caz gitar albümü’ methiyesini almıştı. Verve 2005’de aynı dönemde yapılmış diğer kayıtlarla albümün genişletilmiş sürümünü yayınladı. Sanatçının doğumunun 100. yılında, grubun yine Half Note’da ama bu sefer 1965 Eylül ve Kasım’ındaki kayıtları yayınlandı. Verve albümlerinde olduğu gibi piyanoda Wynton Kelly ve davulda Jimmy Cobb yer alıyor, basçılar ise seansa göre değişiyor ki adlarını saymamak olmaz: Ron Carter, Paul Chambers, Larry Ridley ve Herman Wright. Kayıt kalitesi Verve’ünkilere göre daha vasat olsa da, Montgomery’nin pop caza kaymasının hemen öncesindeki bu döneminde yaptığı her icra caz gitar tutkunları için paha biçilmez değer taşıyor. Hele de Kelly’nin son yıllarından fazla kayıt olmadığını ve her zaman olduğu üzere bu kayıtlarda da muhteşem çaldığını düşünürseniz, bu albümün sıradan bir arşiv kaydı muamelesi görmemesi gerektiğini kesin söyleyebilirim.


  • Chet Baker – Blue Room The 1979 VARA Studio Sessions in Holland (Jazz Detective) SPOTIFY
  • Count Basie – Live at Fabrik Hamburg 1981, Vol. 1 (Jazzline) SPOTIFY
  • Dave Brubeck Quartet – Live from the Northwest, 1959 (Brubeck Editions) SPOTIFY
  • Don Menza & Sam Noto – Quartet Live Steppin’ 1980 (Fresh Sound) SPOTIFY
  • Evan Parker – NYC 1978 (Relative Pitch Records) SPOTIFY
  • Marion Brown – In Sommerhausen (Live, München, 1969) (Moosicus) SPOTIFY
  • Marion Brown – Mary Ann (Live in Bremen, 1969) (Moosicus) SPOTIFY
  • Phil Woods – Bird with Strings…and More! (Storyville) SPOTIFY
  • Shirley Scott – Queen Talk – Live At The Left Bank George Coleman 1972 (Reel to Real) SPOTIFY
  • Sonny Stitt – Boppin’ in Baltimore: Live at The Left Bank (Jazz Detective) SPOTIFY
  • Walter Bishop Jr. – Bish At The Bank – Live In Baltimore1966-67 (Dandelion Records) SPOTIFY

Tüm Best of 2023 listeleri BURADA.

Best of 2022 BURADA.

Turgay Yalçın

Yayın Yönetmeni, Kurucu Ortak, Yazar, Radyo Programcısı.

Turgay Yalçın 'in 187 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Turgay Yalçın ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir