Browsing: GÜNCEL

Festivalin son konserinde Oded Tzur’u dörtlüsüyle birlikte Zorlu’da izledik. Oded Tzur tenorda, Nitai Hershkovits piyanoda, Petros Klampanis kontrbasta ve Otis Brown III davuldaydı. Bu ekibin her biri çok başarılı hikaye anlatıcıları. Tzur’un eşsiz icra stili alışılagelmemiş türden bir meditatif ayin formunu alıyor. Her bir icracınn birbirlerine sıkı sıkıya kenetlenen sakin tonlu karşılıkları dinleyicinin ruh durumunda iyileştirici etki yaratıyor.

Big Vicious, İsrailli trompetçinin Amerika’dan anavatanı İsrail’e taşındıktan sonra yarattığı bir grup. Eski dostların caz dışı müzik türlerinden topladığı müzikal lezzetleri yeniden aranje ettikleri ya da yeniden ürettikleri bir modern caz/rock projesi. Her bir müzisyenin getirdiği kendi müzikal estetiğine ve tercihlerine göre bir eklenti olduğu için, güzel-çirkin tartışmalarına kapalı tamamen Vicious vizyonunda öznel bir iş.

12 Ekim akşamı Zorlu PSM sahnesinde izlediğimiz Hiromi’nin izleyenleri hayrete düşüren performansının ardından biraz soluklanıp düşünmem gerekti. Konser öncesi Hiromi’nin son albümü hakkında detaylı bir yazı yazmıştım. O yazıda sahnede neleri duyacağımız tek tek yazılıydı. Ama canlı da izlemek bambaşka. Marifeti kayıtta hissettiğimizden çok öte. 1 saat 45 dakikalık performansın hiç bir noktasında boşluğa düşmedik. Teknik yeterliliği, insan tabiatının ötesindeki doğaçlamaları ve besteciliği ayakta alkışı hakedecek boyutta.

Akbank Caz Festivali, Gonzalo Rubalcaba ve Aymee Nuviola konseri ilk duyurulduğunda çok sevinmiştim. Kendimi bildim bileli Rubalcaba’nın içinde yer aldığı tüm projelerini dinledim. Pek çoğu hakkında detaylı yazılar da yazdım. Rubalcaba’nın her Türkiye ziyareti benim açımdan bir bayram haberi gibi. Normalde latin müzikleri favorim değildir. Müzikte kaybolup gidemem ama Rubalcaba çok başka…

Filmekimi’nin ikinci gününde, İskoç Charlotte Wells ilk uzun metrajı, Cannes’da French Touch Prize of the Jury ödülünü alan Güneş Sonrası bizi Muğla’ya tatile gelen genç bir baba ve on bir yaşındaki kızının gezisine; Hlynur Pálmason’un yönetmenliğini yaptığı, bu yıl Cannes’ın ana seçkisi Un Certain Regard’da gösterilen Godland veya Tanrı’nın Unuttuğu Yer ise bizi yönetmenin kendi hayatı ve kurgu dünyasının kesişimine götürüyor.

Salon İKSV İstanbul’da sonbaharı güzel kılan, bizi adı üzerindeki salonunda güzel konserlerle ağırlayan yerlerden bir tanesi. Yeni döneminin ilgi çeken konserlerinden HOMESHAKE’in yaratıcısı Peter Sagan’ın gitarının sesine yakın dönemin alternatif indie melodilerinden aşinayız. 12 Ekim Çarşamba günü Peter Sagan’ın evde olmak kadar huzurlu, bulutların üzerinde olmak kadar hafif hissettirecek konseri için Salon İKSV’de buluşacağız.

Akbank Caz Festivali’nin muhtemelen caz dozu en yüksek konseri Ravi Coltrane: Cosmic Music konseriydi. Benim uzun süredir yaşadığım en gerçek caz deneyimlerinden biriydi. Yaratıcı hayal gücü, konsept bütünlüğü veya müzikal estetikten falan bahsetmiyorum. Kelimenin gerçek anlamında dudak ısırtacak bir caz ayini söylemek istediğim. Daha önceki yazımızda kodlarını araştırdığımız birinci sınıf caz işçiliği içeren ve avangard cazın keskin köşelerinde dolaşan Coltrane aile külliyatından bir fasikülün özgün yorumunu dinledik.

Film festivalleri boyunca izlediğim filmlerin müzikleri uzun otobüs yolculuklarıma eşlik eder. Bu gece eve dönerken Tunus’a ve Nikaragua’ya geri döndüm. Film seçerken geri dönmek isteyeceğim melodileri bulmayı umuyorum.

Şehrin uluslararası katılımlı en kapsamlı fotoğraf etkinliği 212 Photography Istanbul, 5. edisyonuyla 6-16 Ekim 2022 tarihleri arasında, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi izleyicisini özgün mekanlarda karşılamaya hazırlanıyor. 4 yıl boyunca toplam 14 mekanda, 43.000’in üzerinde festival seyircisiyle buluşan 212 Photography Istanbul, 5’inci yılında izleyicisini 15’e yakın mekânda 50’nin üzerinde sanatçının 500’ün üzerinde eserini sanatseverlerle buluşturacak. Fotoğrafın yanı sıra geçen sene olduğu gibi yeni medya, video sanatı, heykel gibi pek çok farklı disiplinlerden eserler sanatseverlerle buluşacak.

Hiromi’yi izlerken mucizelere inanıyorum. Yaşayan en değerli piyano virtüözlerinden Hiromi’nin piyanosunda her türlü ses şiddetine denk gelmeniz mümkün. Kararlı ifadeleri, teknik mükemmeliyeti ama en önemlisi müzikal keyif veren çözümlemeleri onu günümüz müzik dünyasının en yetkin piyanistleri mertebesine çıkartıyor. Piyanosunun siyah beyaz tuşlarını sonsuz renklere boyuyor. Tarifsiz derecede başarılı sağ-sol el koordinasyonu, uzun soluklu solo icralarda dahi sıkmayan, sık değişkenlik gösteren ses paletine sahip teknik varyasyonları, virtüöz icra konusundaki algılarımı adeta yeniden şekillendiriyor. Caz standartları müziğin içinde birer çiçekse Hiromi bu çiçeklere tek tek konarak bal toplayan çalışkan bir arı gibi.