Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    GÜNCEL

    21. Filmekimi: Muğla Güneşinden İzlanda’nın Issız Dağlarına

    Duru AygüvenBy Duru Aygüven11 Ekim, 2022

    Muğla Güneşinden İzlanda’nın Issız Dağlarına

    *

    Güneş olmayan bir günün sonrasında bu yazıyı yazıp bir an önce küçüklük videolarıma dönmek istiyorum.

    Filmekimi’nin ikinci günü Cannes’da French Touch Prize of the Jury ödülünü alan Güneş Sonrası’yla geçiyor. Yönetmeni İskoç Charlotte Wells ilk uzun metrajı Güneş Sonrası’yla, bizi Muğla’ya tatile gelen genç bir baba ve on bir yaşındaki kızının gezisine götürüyor. Filmin doksanlarda geçmesine rağmen, kendi çocukluğumun kalıntılarını filmin her köşesinde buluyorum. Küçükken elime verdikleri kameraya kaydettiğim; gittiğimiz her yolculuğu, annem veya babamın yaptıklarını hayali seyircilerime anlattığım videolar filmde beni karşılıyor. Tatil köylerinin sessiz yalnızlığı, geceleri hepsi birbirine benzeyen yeşilliklerle çevrili taş yolları, saçıma taktırdığım süsler, amfitiyatroda dans ve karaoke.

    Beni bütün bu güzel çocukluk anılarıma götürense, filmdeki kız Sophie’nin taktığına benzer küçük Walkman’im ve kulaklıklarım. Karaoke sahnesinde, Sophie sahnede babasıyla REM’den Losing My Religion’ı söylemek istiyor. Aynı sahneyi babamla yaşayabilirdik ama rollerimiz değişirdi. Babam karaoke yapmak ister, ben utanır reddederim her zaman. Ama değişmeyen bir şey vardır, babamın sesinden duyduğum şarkılardan biri hep Losing My Religion’dır. Belki de doksanlarda İngiltere’de geçirdiği yılların etkisidir.

    Bir şey daha değişmez. Beraber dans ederiz. Filmde Calum ve Sophie’nin dans ettiği sahnede, Calum harika dans hareketleriyle kızını dans etmeye çağırıyor. David Bowie, Queen, Under Pressure. Parça çaldıkça Sophie ikna oluyor, utanıyor ama gülümsüyor. Sarılıyorlar. Yanıp sönen ışıklar bir Sophie’nin yirmi yıl sonraki hâlini bir de Calum’ı gösteriyor. Büyük Sophie, Calum, David Bowie’nin sesi ve en son küçük Sophie’nin gülümseyerek boynunu yana eğdiği o an. Sonra ekran kararıyor.

    Eve dönerken, aklımda Under Pressure çalarken babamla gittiğimiz tatilleri hatırlıyorum. Filmin çok beğendiğim afişindeki sahnesini ise filmde gördüğümü hatırlayamıyorum. Filmin aklımda kaybolan anları; Sophie’nin bahsettiği, kameraya çekmediğimiz anları kaydettiğimiz zihin kameramdan kaçmış olmalılar. Zihin kameramı açıp görüntüleri izlemek için müzikli açma tuşuna basmam, Under Pressure’ın birkaç notasını duymam yetiyor. Artık Sophie’nin ve benim kamera görüntülerimiz zihnimde aynı şarkının altında birlikte duracaklar.

    *

    Daha önce hiç gitmediğim dağların sisleri bizimkilerden farklı mı olur? İzlanda’nın dağlarının arasındaki sisler seslere dönüşürken, uğultunun İzlanda’da her mevsimde farklı çınladığını düşünüyorum.

    Hlynur Pálmason’un yönetmenliğini yaptığı, bu yıl Cannes’ın ana seçkisi Un Certain Regard’da gösterilen Godland veya Tanrı’nın Unuttuğu Yer bizi yönetmenin kendi hayatı ve kurgu dünyasının kesişimine götürüyor. İzlanda’da doğup büyüyen, hayatının bir kısmını Danimarka’daki okul ve üniversitelerde geçiren Pálmason, İzlanda ve Danimarka tarihindeki geçişleri İzlanda’ya giden Danimarkalı bir rahibin hikâyesiyle anlatıyor. Bu hikâyeyi ise bize filmin eskiden çekilmiş fotoğraflardan esinlendiği söylenen kareleri, karakterlerin ceket ve şapkalarına düşen yağmur damlaları ve sonra yüzlerine yansıyan güneş, patlayan volkanlar ve sakince dağların arasından geçen sis bulutları anlatıyor.

    Filmin müziklerini yapan Alex Zhang Hungtai manzaraları sese dönüştürüyor. Değişen mevsimlerin içinden kendini göstermeye çalışan yeşillikler gibi müzik filmin içinde bazı anlarda yeşeriyor.

    Bir akordeon melodisi ailenin bir araya gelip dans etmesini, çocukların gülüp eğlenmesini sağlıyor. Güzel anlar fotoğraf çeken rahibin kamerasından çıkıp büyük ekrana yansırken bazı anlarıysa geride bırakıyoruz. Kamera içine almak istediklerini alıyor, adanın kendisi gibi kameranın yuvarlak lensine sığan ve sığmayanlar var.

    Filmin başka bir sahnesinde rahibin aşık olduğu Anna, kız kardeşi Ida’nın piyanosu eşliğinde şarkı söylüyor.

    Şarkının sözleri konuşuyor: “Adada şarkı söyleyen tek bir kuş bile yok.”

    Anna kuşların şarkısını söylüyor. Bazı şeyler görüntüde olmasalar da sözde ve müzikte var olmaya devam edebiliyorlar.

    Charlotte Wells Filmekimi Hlynur Pálmason İKSV
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleBulutların Arasında: Homeshake
    Next Article Esra Erkan
    Duru Aygüven

      Galatasaray Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı öğrencisi. Lindy hop ve solo caz eğitmeni. Noir Fanzin'de yönetici, yazar, editör. Yabancı dillerle ilgileniyor, çeviri yapıyor. Günlerinden caz, dans ve sinema eksik olmuyor.

      Related Posts

      Sahnenin hafızasını taşıyan bas: Nezih Yeşilnil

      4 Haziran, 2026

      Napoli’de Dünya Caz Günü – Alfa Mist

      7 Mayıs, 2026

      The time of my life: Dirty Dancing

      30 Nisan, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle