Coltrane Ailesinin Mirası Emin Ellerde

Akbank Caz Festivali’nin muhtemelen caz dozu en yüksek konseri Ravi Coltrane: Cosmic Music konseriydi. Benim uzun süredir yaşadığım en gerçek caz deneyimlerinden biriydi. Yaratıcı hayal gücü, konsept bütünlüğü veya müzikal estetikten falan bahsetmiyorum. Kelimenin gerçek anlamında dudak ısırtacak bir caz ayini söylemek istediğim. Daha önceki yazımızda kodlarını araştırdığımız birinci sınıf caz işçiliği içeren ve avangard cazın keskin köşelerinde dolaşan Coltrane aile külliyatından bir fasikülün özgün yorumunu dinledik.

Ravi Coltrane, 1963 kaydı Impressions’da bulunan After The Rain ile başlayan konserin daha ilk notasını üflediğinde John Coltrane gibi bir dahinin terk-i dünya etmesiyle ruhani varlığına duyduğum yoksunluğu iliklerime kadar hissetmiştim. Onun yeni eserleriyle karılaşamayacak olmak müzik tarihi için ne acı. Ama ne mutluyuz ki yıllar geçmiş olmasına rağmen oğlu Ravi Coltrane aile mirasını sürdürmeye devam ediyor. Ve biz de festivalin dolu dizgin programında bu konseri izleme şansı elde ettik.

Konser adeta biri trio diğeri kuartet şeklinde iki ekibin, ayrı ayrı ve birlikte konseri şeklinde kurgulanmıştı. Ravi Coltrane’in bir araya getirdiği genç aslanlar kadrosu dinleyicinin oldukça hoşuna gitti. Coltrane’in henüz 12 yaşında keşfettiği Gadi Lehavi piyano ve klavyedeydi. Modern dönemlerde yetişmiş olmanın verdiği etkiyle Rhodes’a yatkınlığı daha yüksekti. Kontrbasta Buster Willams ve Reggie Washington gibi isimler çalışmış Washington orijinli basçı Rashaan Carter vardı ve davulda ise Elvin Jones’in zil paralayan çalışına öykünen henüz 23 yaşındaki Elé Howell vardı. Konserin ana dinamosu kesinlikle Howell oldu. Hemen her parçanın davul ile sürüldüğünü hissettim. Genç yaşında pek çok caz büyüğü ile çalışmalar yapmış Howell. Oğul Coltrane’in Elvin Jones’ın tahtına aday olarak seçtiği isimdi muhtemelen.

Coltrane’in baba mirası nefes karakteri, postürü, hatta hareketleri belirgin bir şekilde babasını çağrıştırıyordu. Zaman zaman kulis kenarından ekibi izlediğindeki ânlar bile John Coltrane’in lider kimliğinin oğlunda vücut bulması gibiydi. Müziği ve hayatı öğrendiği annesi Alice Coltane ise Ravi’nin cesaret yönünü aldığı ebeveyniydi muhtemelen. Ekibin üçlüye döndüğü anlarda genç müzisyenlerin performansını izlerken Coltrane, performanstan en az bizim kadar keyif alıyordu.

Tüm parçalar uzun uzun doğaçlamalarla, yırtıcı sololarla doyasıya bir caz keyfine yol açacak şekilde kurgulanmıştı. John Coltane diskografisinden Giant Steps, Crescent’ten Wise One, Alice Coltrane diskografisinden 78 tarihli Transfiguration albümünden Affinity, 76 tarihli Eternity albümünden Los Caballos parça seçkisinin önemli bir bölümünü oluşturdu. Ve itiraf etmeliyiz ki Ravi Coltrane Cosmic Music seyircinin üzerinde orantısız güç kullanmıştı. Yoğun ve şiddetli bir caz yağmuruna tutulmuştuk.

John Coltrane, müziği, dünyaya sevgi mesajı yaymak için kullanmıştı. Carlos Santana’nın Coltrane için söylediği sözler benim için şimdi artık oğlu Ravi Coltrane için de geçerli “Bazıları caz çalar, bazıları blues çalar, bazılar reggae çalar, Coltrane hayatı çalardı”.

Konser öncesi kolay kolay bir araya gelemeyecek bir caz ailesi fotoğrafını bizde buradan paylaşmak istedik.

Fotoğrafta Francesco Martinelli, Barış Selimoğlu, Hülya Tunçağ, Kerem Görsev, Feridun Ertaşkan, Ümit Baykara, Leyla Diana Gücük, Sanat Deliorman, Nazlı Toprak, Sedat Antay ve Burak Sülünbaz yer alıyor.

Burak Sülünbaz

Co-Founder, Jazz Writer // Kurucu Ortak, Caz Yazarı

Burak Sülünbaz 'in 87 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Burak Sülünbaz ait tüm yazıları gör

2 thoughts on “Coltrane Ailesinin Mirası Emin Ellerde

  • 11 Ekim, 2022 tarihinde, saat 14:04
    Permalink

    Çok güzel ve ne kadar yerinde tespitler.. Eline sağlık Burak.
    Levent Öget

    Yanıtla
    • 11 Ekim, 2022 tarihinde, saat 14:17
      Permalink

      Çok teşekkürler Levent abi.
      Benzer şeyleri hissetmemiz ne güzel. Beğenmene sevindim.
      Burak

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir