Mucizelere İnanın: Hiromi

12 Ekim akşamı Zorlu PSM sahnesinde izlediğimiz Hiromi’nin izleyenleri hayrete düşüren performansının ardından biraz soluklanıp düşünmem gerekti. Konser öncesi Hiromi’nin son albümü hakkında detaylı bir yazı yazmıştım. O yazıda sahnede neleri duyacağımız tek tek yazılıydı. Ama canlı da izlemek bambaşka. Marifeti kayıtta hissettiğimizden çok öte. 1 saat 45 dakikalık performansın hiçbir noktasında boşluğa düşmedik. Teknik yeterliliği, insan tabiatının ötesindeki doğaçlamaları ve besteciliği ayakta alkışı hak edecek boyutta.

Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nin büyük kısmını dolu gördüğüm konserin afişinde Hiromi elinde bir piyano ile görünüyor. O görselde olduğu gibi Yamaha kuyruklu piyano ufacık tefecik Hiromi’nin elinde bir oyuncağa dönüşüyor. Her türlü teknik çözümleme, doğaçlama tekniği, perküsif yaklaşımı görmeniz mümkün Hiromi’de. Tam bir piyano dahisi ve marifetli bir virtüöz.

Dinleyicilerinin de çok iyi bildiği gibi Hiromi sürekli kendine hayran bırakan şovlu çalışlarıyla bilinir. Fred Hersch, Kenny Barron gibi dinleme esnasında düşünsel süreçlere alan açan zarif bir icranın peşinde asla olmadığı konusunda hemfikirizdir. Ama dün akşam performansı sırasında, başardığı teknik çözümlemeleri sırasında seyirciye doğru bakması onların şaşkın bakışlarından güç alarak hızını ve kontrolünü daha da arttırması konuyu başka bir boyuta taşıdı. “Şaşırdınız mı? Bekleyin dahası da var” der gibiydi sanki. Çok eğlendiğini bizi de eğlendirdiğini görüyorduk ama bir yandan sağ sol el koordinasyonu öte yandan mütemadi tekrarlarda hızını yavaşlatıp hızlandırması çok dikkat çekiciydi. Özellikle çok sevdiğim Rhapsody in Blue’nun son partisyonunda yani albümün 8. parçasının 18:10. saniyesinde trafiğin yükseldiği anlarda konser sırasında bir notayı ikiye bölerek çoğaltması ve ulaştığı hızı benim teknik açıdan en etkilendiğim anlardan biriydi.

Fotoğraf: Cem Gültepe

Sahnede tek başına Yamaha piyanosunun başındaydı. Seyircisine albümündeki ışık tayfından renkler sunarken ilk olarak albümün giriş parçası Kaleidoscope’u dinledik. Çiçek dürbününün seyirci tarafındaki bizler binbir renkli müzikal yelpazesinin keyfini doyasıya çıkarttık. Yeni yağan kar imgesinden ilham aldığı bestesi Whiteout parçasına icra ederken fondaki ışıklarla geri planın buz beyaz renkle kaplanması konserin en etkileyici anlarından biriydi. Hiromi’nin sükunetin içerisinde sertleşen ve yumuşayan tuşesi müzikal zekasının ve üstün yeteneklerinin nota düzlemi üzerindeki tezahürü olarak değerlendirilebilirdi.

Ama benim için konserin en unutulmaz anı The Beatles bestesi Blackbird’ü icra ettiği anlardı. Daha ilk birkaç saniyede akor diziliminde yarattığı oyunlardan bu parçayı çalacağını tahmin etmiştim. Geri plandaki tan yeri ağarmasını çağrıştıran renklerle boyanan Blackbird deneyimi tarifsizdi.

Spectrum albümünde Hiromi hatıralarını ve sevdiği imgeleri ziyaret etmiş. Ardından dinlediğimiz parçanın ismi Mr. C.C. Kendisinin Chick Corea ile geçmişini bildiğimizden ötürü bu parçayı Chick Corea için bestelediğini zannedebilirsiniz ama bu parça Charlie Chaplin’e ithaf edilmiş. Chaplin’in sahnelerindeki yüz gülümseten anlara öykünen parça, Art Tatumvari bir piyano ile sahnenin nükteli hikayesini çağrıştırıyor. Hiromi Chaplin’in sessiz sinema döneminde sözcükler olmadan hareketleriyle bizi güldürmesi veya düşündürmesi gibi müziğiyle sözcükler olmadan bize benzer hisler yaşatıyor.

Fotoğraf: Cem Gültepe

Konser sonuna yaklaştığımızda albümde olduğu gibi Gershwin’in Rhapsody in Blue’sunu varyasyonlarla genişleterek, üç parça bölünmüş eserin arasına farklı motifler katarak icra etti.

Ayakta alkışların hemen ardından bis için salona tekrar gelen Hiromi, bu sefer Chick Corea’ya müziğiyle bir selam göndermek istedi. Ne acı tesadüf ki İstanbul seyircisi Corea’yı en son yine aynı sahnede izlemişti. Salonun duvarlarında gezinen Corea’nın notaları ile Hiromi’nin ustasını andığı melodileri birbirine karışmıştı.

Konser öncesi ifade ettiğim gibi “Kararlı ifadeleri, teknik mükemmeliyeti ama en önemlisi müzikal keyif veren çözümlemeleri onu günümüz müzik dünyasının en yetkin piyanistleri mertebesine çıkartıyor.” Her Hiromi konseri diğer tüm konserlerde olduğu gibi eşsiz benzersiz bir müzik deneyimidir ama tek farkla; Hiromi konserine büyük beklenti ile girersiniz ve Hiromi her seferinde beklentilerinizi arttırarak sizi evinize geri gönderir.

Fotoğraf: Cem Gültepe

Burak Sülünbaz

Co-Founder, Jazz Writer // Kurucu Ortak, Caz Yazarı

Burak Sülünbaz 'in 173 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Burak Sülünbaz ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir