21. Filmekimi: Başlangıç

İncir Ağaçlarının Altından Öğle Güneşinde Yıldızlara

Film festivalleri boyunca izlediğim filmlerin müzikleri uzun otobüs yolculuklarıma eşlik eder. Bu gece eve dönerken Tunus’a ve Nikaragua’ya geri döndüm. Film seçerken geri dönmek isteyeceğim melodileri bulmayı umuyorum.

*

İKSV’nin bu yıl yirmi birincisini düzenlediği Filmekimi’ne incir ağaçlarının altında başladım. Fransız-Tunuslu yönetmen Erige Sehiri’nin Cannes’ın Yönetmenlerin On Beş Günü seçkisinde yer alan İncir Ağaçlarının Altında filmi, bu seneki Filmekimi seçkisinin sessizce büyüleyen filmlerinden bir tanesi.

İncir ağaçlarının altında bir patronun yönlendirmesiyle çalışan genç ve yaşlıların bir gün içindeki sohbetlerini, birbirlerine karşı hislerini, sevgilerini ve sevmek üzerine düşüncelerini yalnızca dinlemiyor; Amine Bouhafa’nın müzikleri sayesinde birkaç anda dinleme fırsatı buluyoruz. Kamyonun arkasında esen rüzgâra eşlik eden sesler, kulaklarımda yankılanıyor. Tunus sonra Paris Konservatuarı’nda orkestrasyon, klasik harmoni ve komposizyon eğitimi alan, henüz yirmi sekiz yaşındayken Timbuktu filmi için yaptığı bestelerle César Ödülleri’nde “En İyi Müzik” dalında ödülü kazanan Tunuslu besteci Bouhafa; ağaçların dallarının arasından bize ulaşan yaylılarıyla yaz esintisine eşlik edip sonra yavaşça ortadan kayboluyor.

Filmin bitiminde yazılar akarken bizi karşılayan yeni ses ise Tunuslu şarkıcı Noor Arjoon’a ait. Gün batarken, günün incir hasadı sona ermişken, biz seyirciler de onlar gibi evlerimize dönmek üzereyken eski bir Tunus şarkının sözleri kulaklarımıza çalınıyor:

Dikenlerin ve toprağın içinden doğan çiftçilerin elleri üzerine yemin ederim
Temizlikçilerin geceleri üzerine yemin ederim…Ve dansçıların ve oduncuların…
Aşkından vazgeçmeyeceğim
(…)
Senin tohumlarını gözlerimdeki yaşlarla ekeceğim
https://youtu.be/-ovZ4Xc3x9E

*

Coğrafyalar değişse de sevmek her şeyin önüne geçiyor ve hayat devam ediyor. Öğleden sonra, Cannes’da Büyük Ödül’ü kazanan, Fransız sinemasının önemli güncel yönetmenlerinden Claire Denis’nin Öğle Güneşinde Yıldızlar filmiyle, farklı bir aşk hikâyesine tanık oluyorum.

Claire Denis; geçen sene İstanbul Film Festivali seçkisinde yer alan Bıçağın İki Yüzü’nden sonra ondan görmeyi özlediğimiz, kendine yabancı topraklarda Tindersticks’in müzikleri eşliğinde kaybolmuşçasına yürüyen yeni bir karakterle filme başlıyor. Nikaragua sokaklarında, neden ve nasıl oraya geldiğini anlamadığımız Amerikalı Trish’le tanışıyoruz, Trish ise bir diğer gizemli yabancı, İngiliz Daniel’la tanışıyor. Gizemin aşka dönüştüğünü Trish ve Daniel’ın bakışlarından çok sokaktan geçtiklerinde çalan parçalarda, üflemeliler eklendikçe caza dönüşen tınılarda hissediyorum. Nikaragua’nın neminde; Kosta Rika’ya kaçmaya çalışan, kaçmaktan çok birbirlerini sevmeye zaman ayırmaktan bir türlü planlarını gerçekleştiremeyen iki karakterin koşuşturmasında sürükleniyoruz. Uzun yıllardır Claire Denis’yle birlikte çalışan Nottingham’lı grup Tindersticks, uzak topraklarda kimliklerini kaybeden yabancıların yüzlerinde gizlemeye çalıştıkları üzüntülerini kulaklarımıza aktarıyor ve yolculuklarının sonuna kadar bize yol gösteriyor.

https://youtu.be/n4g53E6a4js
(…)
Sokakların sıcağında
Bizi üşütmeyen yağmurda
Ayaklarımızın altındaki toprakta
Öğle güneşindeki yıldızlarda
Hep oradalar mıydı dersin?

*

Gece karanlık sokağı aydınlatan sarı lambanın loş ışığı beni Tindersticks’in saksafonlu karanlık yollarına, eve varıncaysa günü düşünmenin güzelliği beni Dima Dima’yla rüzgârlı sıcak günlerinin hüzünlü anılarına götürüyor.

Festivalin ilk günü böylece geride kalıyor.

Duru Aygüven

Galatasaray Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı öğrencisi. Lindy hop ve solo caz eğitmeni. Noir Fanzin'de yönetici, yazar, editör. Yabancı dillerle ilgileniyor, çeviri yapıyor. Günlerinden caz, dans ve sinema eksik olmuyor.

Duru Aygüven 'in 18 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Duru Aygüven ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir