Bir Şairin Adası: Leonard Cohen, Marianne ve Hydra Günleri. Mine Gürevin, büyük ozanın müzisyenliği nasıl keşfettiğini ve ilham kaynaklarını yazdı.
Yazar: Mine Gürevin
Mine Gürevin, 1990’larda İngiltere’de çıkan Britpop akımını ve onun nevi şahsına münhasır grubunu yazdı: Suede.
İrlanda: Müziğin kadim ruhu ve rock’un asi yankısı. Bir coğrafya değil, bir bilinç hali. Her nota bir başkaldırı, her ezgi bir kimlik beyanı.
Planlı ama içgüdüsel, düşünülmüş ama ruhla savrulmuş. Eric Dolphy böyle bir müzisyendi. O, cazın sesi değil, ruhuydu. Ne anlattığını duyabilmek için de kulak değil, yürek gerekiyordu.
Veronica Swift, cazın kadim ruhunu, Led Zeppelin’den Puccini’ye, Broadway’den Harlem gecelerine taşıyan bir vokalist. Gerçeklik, mizah, hüzün, direniş, merhamet; hepsi bir arada.
Mine Gürevin, Anadolu Rock akımının doğuşunda yer almış, Kurtalan Ekspres üyesi olarak Barış Manço ile de çalışmış usta müzisyeni yazdı: Ohannes Kemer.
Iron Maiden, Eddie the Head ve görsel bir metal destanı. Derek Riggs, Mark Wilkinson ve Melvyn Grant. Değişen tasarımcılarla birlikte grubun albüm kapaklarındaki değişimin öyküsü.
Etta James ve mirası. Mine Gürevin konuyu eşeleyip soruyor: “Bir sanatçının gerçek mirası nedir? Serveti mi, sesi mi, yoksa yaşadığı hayat mı?”
Bir tanığın ağzından, tüm içtenliğiyle Agharta: Miles Davis’in Elektrikli Kehaneti. Bu Ne Cazdı, Ne Funk… Bu Bir Distopyaydı!
Dünyanın acısını, umudunu ve ritmini siyah-beyaz karelerle anlattı. Sebastião Salgado, sessiz melodilerin bestecisi olarak aramızdan ayrıldı.

