Browsing: Pick

80’lerin sonunda veya daha sonra doğup Queen şarkılarıyla tanışan kuşaklar grubun yeni bir şarkısını dinleme şerefine nail olamadı. En azından biz öyle olduğunu düşünüyorduk. Ta ki bu yılın Eylül ayında bir açıklama gelene kadar. Grubun davulcusu Roger Taylor 13 Ekim’de daha önce dinleyicilerle hiç paylaşılmamış bir şarkıyı yayınlayacaklarını duyurdu. Bu, elbette büyük bir olaydı. 33 yıl önce yayınlanan The Miracle albümünden çıkartılan Face It Alone isimli şarkı 13 Ekim’de dinleyiciyle buluştu.

İkonik piyanist-besteci Fred Hersch, pandemi 2020’nin başlarında dünyayı vurduğunda yeni teknolojilerin ve ileriye dönük yeni yolları erken benimseyen müzisyenlerden biriydi. Ama, şimdi hayat ve müzik yeniden birlikte yürümeye başladığından, canlı performans ve işbirliğine geri dönmeye en istekli icracılardan biri oldu, belki de ilki oldu. Ağustos ayında, bugüne kadar yaptığı en iddialı projelerinden birini kaydetmek için stüdyoya geri döndü: cazın ritmik yönelimleriyle yaylı çalgılar dörtlüsünü eşleştiren bir ilke imza attı; Breath By Breath’i yaptı.

“Şeffaflığın olmadığı ve paylaşım kalitesinin düşük olduğu yerler kendini yenilemekten uzak kalıp kendine ait bir alan yaratmanın araçlarını geliştirecek duygusal ve zihinsel yaklaşım üretemiyorlar.” Dark Blue Notes yazar kadrosuna katılan müzisyen, eğitimci Güç Başar Gülle ilk yazısında efsanevi Lenox Caz Okulu’nun, günümüz dünyasında yerel ve global ölçekte müzik eğitim alanındaki tıkanıklıklara nasıl alternatif olacağını anlatıyor.

Adamım benim! Ya da şöyle söyleyeyim: has adamımsın Von Freeman. Cazla ilgilenen hatta kafayı onunla bozacak derecede seven bir çok insanın dahi dikkatinden kaçabilecek bir müzisyensin. Kıymeti bilinmeyen müzisyenleri bir adada toplasak oy birliği ile başkan seçilirsin.

Şimdi bir düşünsenize, bir caz müzisyenisiniz; konsere saatler kalmış, bir diş ağrısı tutuyor ya da konserde sahneye çıkalı 1 saat olmuş, belinizde bir ağrı başlamış!… Ne yaparsınız ya da ne yapıyorlar? Burada değinmek istediğim konu, caz müzisyenlerinin yaşamlarını caz müziğine adamaları ve o uğurda yaptıkları fedakarlıklar! Fakat burada söz konusu olan Damien Chazelle’in yönettiği 2014 yapımı Whiplash filminde abartılan, daha iyi davul çalabilmek için kanayan/soyulan parmaklar değil! Daha gerçek anları yakalamak istiyorum.

Tom Waits yağmurlu bir günde bir taksinin arka koltuğunda doğdu. Amcası Robert’ın dediklerine göre taksi kırmızı ve beyazdı, taksimetre çalışıyordu. Dileklerine rağmen Tom Waits büyüdü. Müzisyen oldu, bununla yetinmedi cerrah oldu. En azından olduğunu söylüyor Coffee and Cigarettes’te Iggy Pop’a. Iggy Pop, California’da bir yerde, bir bar masasında Tom Waits’e kahve ısmarlıyor. Tom Waits yorgun. Otoyolda arabasını kenara çekmiş bir ailenin bebeğini doğurtmuş. Cerrahi kariyerinden, müzik ve tıbbın birleştiği o yerde nasıl yaşadığından bahsediyor. Sözlerinin bir kısmı kendi içinden, bir kısmı Jim Jarmusch’un yazdığı senaryodan dökülüyor.

Korhan Futacı, kendini konfor alanından çıkmaya teşvik eden ve kalıplara uymayan bir müzisyen. İcra ettiği müziğin imkânlarını genişletmekten çekinmeyen sanatçı, tamamı sözlü şarkılardan oluşan yeni uzunçalarında mistik bir deneyim sunuyor. Diskografisinde kararlı bir şekilde yalnızca kendi sanatsal çizgisini izleyen sanatçının nitelikli çalışması Karmaşaya Aşina, aynı zamanda yerli alternatif müzik sahnesi için kıymetli bir kilometre taşı.

Hâlâ umumiyetle müzikal derinliğin duygu yoğunluğuyla, icracının çalgısındaki ustalığının duygulu çalmayla ölçüldüğü; herhangi bir çalgıyla çalınan şarkıların, türkülerin enstrümantal müzik diye sunulduğu; birçok müzisyenin, ifade açısından vazgeçilmez bir unsur olan müzikal dinamiklerden habersiz olduğu; niteliğin somut ölçütler yerine türlü pespayeliğe kapı aralayan soyut, ölçülebilir olmayan öznel yargılara dayandırıldığı bir toplumda, aslında sadece çalgısal müziğin değil, bizzat müziğin kendisinin ağır aksak durumda olduğunu kabul etmek gerekiyor.

David Bowie’nin neden iki farklı göz rengine sahip olduğunun hikayesi, tam olarak yukarıda aktardığım şekilde gerçekleşiyor. Siz DarkBlueNotes okuyucularından benim de nacizane bir ricam var. Lütfen bu makalenin altında yer alan yorumlar kısmına, en sevdiğiniz David Bowie şarkısını ya da albümünü yazabilir misiniz? İnanılmaz merak ediyorum hangi şarkısı ya da albümü okuyucular arasında en çok seviliyor. Ve son olarak bir sırrımı paylaşmak istiyorum. David Bowie sevgisi, benim gözlerimi kör etti.

Karanlık yanımızla parçası olamadığımız bütünden ayrılmamızı, ayrışmamızı ya da kop(a)mamamımızı sadelikle anlatan, Joachim Trier’in büyük ses getiren Oslo Üçlemesi‘nin yıldız oyuncusu Anders Danielsen Lie aynı zamanda iyi bir müzisyen! Size hem tanınmasına vesile olan filmlerden hem de kendisinin otizm farkındalığı için yaptığı albümden bahsetmek isterim.