Browsing: PORTRE

Kathleen Annie Pannonica de Koenigswarter de Rothschild, namıdiğer Caz Baronesi, 10 Aralık 1913 tarihinde Londra’da doğdu. Charles Rothschild ve Macar Baronesi Rozsika Edle von Wesrthstein’ın en küçük kızıydı. Babası, dünyanın en zengin ailelerinden biri olan, endüstriyel alanda, özellikle finans ve bankacılık sektöründe söz sahibi, ünlü hanedanlardan Rothschild ailesinin bir üyesiydi. Yıllarla birlikte ona adının kısaltması olan Nica diye hitap edildi. O yüzden ben de sizlere Nica’dan bahsedeceğim.

David Bowie’nin neden iki farklı göz rengine sahip olduğunun hikayesi, tam olarak yukarıda aktardığım şekilde gerçekleşiyor. Siz DarkBlueNotes okuyucularından benim de nacizane bir ricam var. Lütfen bu makalenin altında yer alan yorumlar kısmına, en sevdiğiniz David Bowie şarkısını ya da albümünü yazabilir misiniz? İnanılmaz merak ediyorum hangi şarkısı ya da albümü okuyucular arasında en çok seviliyor. Ve son olarak bir sırrımı paylaşmak istiyorum. David Bowie sevgisi, benim gözlerimi kör etti.

Left Alone Revisited albümünü o gün ki ruh halim ile dinlediğimde, bir değişim içindeydim. Eskiyen derisini üzerinden atan ve üzerine yepyeni bir giysi giyen asil bir sürüngen, yılan gibi soyunuyordum. Mal Waldron sevdam su götürmez. Herkesten bağımsız değerlendiririm Mal’ı. Ama o gün, o gün başkaydı. Defalarca dinlediğim, belki de en sevdiğim Waldron albümlerinden biri olan Left Alone Revisited, anlık ruh halim ile birlikte o gün farklı şekillendi.

Onu ilk izlediğimde yek bir piyano ve çıplak sesi vardı sahnede. Koyu yeşil, önü kısa, arkası uzun, bacaklarını boydan boya açıkta bırakan drapeli bir elbise giymişti ve o buğulu sesi ile bir dişi aslan gibi kükrüyordu. Her yerde mumlar yanıyordu. Arada bir flamenko dans ediyordu. Bacakları, ayakları, albümlerini sürekli döndürdüğüm sesi canlı olarak karşımdaydı ve muhteşemdi.

Billie Holiday‘in tek bir nidasında yüreğim dağlanır. Bunu dönem dönem Chet ile konuştuğumda da dile getiriyorum. Gardenya’lı Kadın belki de istediği pek çok hayali yapamadı diyorum, Chet’e.

Dark Blue Notes’dan caz ile yeni tanışanlar için dev hizmet! Caz ilginizi yada bağınızı çok kestiremiyorum bu yüzden seviyemizi algılanabilir dahası keyif alınabilir bir yerlerde tutmayı amaçlıyorum.

Caz denince ilk akla gelen Blue Note plak firmasının kataloğunu açtım önüme ve “Cazla yeni tanışan biri ilk önce neler dinlemeli?” diye düşündüm kendi kendime. Duyar duymaz “Bu güzelmiş” diyeceğiniz hatta muhtemelen bir yerlerden duyduğunuz parçaları seçtim derledim. Bu sayfayı favorilerinize kaydedin, aklınıza geldikçe açar dinlersiniz. Lafı uzatmadan başlıyorum.

Talking Heads dinler misiniz? Ben dinlerim ve çok severim. Tabiri caizse acayip bir gruptur Talking Heads. Herşeyden önce çok değişik bir ses örgüsüne sahiptir ve buna ek olarak da yaptığı müziğe şaşırır kalırsınız. 1977 tarihli kendi isimlerini taşıyan ilk albümden kariyerlerini sonlandıran 1988 tarihli Naked albümü dahil toplam 8 albümde de geçerlidir bu durum.

Bir gün kafam allak bullak; Tanrıdan bir mesaj aldım. “Şu an ne hissediyorsun” diye sordu bana. Tanrı ile aram iyidir. Fermantasyon tavan elbette. Tanrıya şöyle dedim: ”Varlığımda ve yokluğumda, sevdiklerim bana ait tüm ritüelleri Led Zeppelin’in 1973 yılı Madison Square Garden konser kaydı Dazed and Confused parçası ile yapsınlar.”