Yazar: Mine Gürevin

Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

Konuya ait metaforumu şu cümle ile ifade edebilirim. “Bir İngiliz, bir İngiliz’i ancak bu kadar güzel gömebilir.” The Who bateristi Keith Moon, İngiliz içten yanmalı motor(a sahip) Rolls Royce’unu egzantrik bir şekilde bir gecede harcadı. Fatura ise The Who’ya vahşice çıktı.

David Bowie’nin neden iki farklı göz rengine sahip olduğunun hikayesi, tam olarak yukarıda aktardığım şekilde gerçekleşiyor. Siz DarkBlueNotes okuyucularından benim de nacizane bir ricam var. Lütfen bu makalenin altında yer alan yorumlar kısmına, en sevdiğiniz David Bowie şarkısını ya da albümünü yazabilir misiniz? İnanılmaz merak ediyorum hangi şarkısı ya da albümü okuyucular arasında en çok seviliyor. Ve son olarak bir sırrımı paylaşmak istiyorum. David Bowie sevgisi, benim gözlerimi kör etti.

Left Alone Revisited albümünü o gün ki ruh halim ile dinlediğimde, bir değişim içindeydim. Eskiyen derisini üzerinden atan ve üzerine yepyeni bir giysi giyen asil bir sürüngen, yılan gibi soyunuyordum. Mal Waldron sevdam su götürmez. Herkesten bağımsız değerlendiririm Mal’ı. Ama o gün, o gün başkaydı. Defalarca dinlediğim, belki de en sevdiğim Waldron albümlerinden biri olan Left Alone Revisited, anlık ruh halim ile birlikte o gün farklı şekillendi.

Onu ilk izlediğimde yek bir piyano ve çıplak sesi vardı sahnede. Koyu yeşil, önü kısa, arkası uzun, bacaklarını boydan boya açıkta bırakan drapeli bir elbise giymişti ve o buğulu sesi ile bir dişi aslan gibi kükrüyordu. Her yerde mumlar yanıyordu. Arada bir flamenko dans ediyordu. Bacakları, ayakları, albümlerini sürekli döndürdüğüm sesi canlı olarak karşımdaydı ve muhteşemdi.

Billie Holiday‘in tek bir nidasında yüreğim dağlanır. Bunu dönem dönem Chet ile konuştuğumda da dile getiriyorum. Gardenya’lı Kadın belki de istediği pek çok hayali yapamadı diyorum, Chet’e.

Bir gün kafam allak bullak; Tanrıdan bir mesaj aldım. “Şu an ne hissediyorsun” diye sordu bana. Tanrı ile aram iyidir. Fermantasyon tavan elbette. Tanrıya şöyle dedim: ”Varlığımda ve yokluğumda, sevdiklerim bana ait tüm ritüelleri Led Zeppelin’in 1973 yılı Madison Square Garden konser kaydı Dazed and Confused parçası ile yapsınlar.”

Pink Floyd’un 1977’de yayınladığı ve en politik albümü olarak kabul edilen Animals tekrardan raflara yerleşiyor. 2018 remix albümü tekli sürüm olarak 16 Eylül 2022’de, deluxe sürümü ise 7 Ekim 2022’de piyasaya sunulacak.

Nasıl güzel bir rose şarap içiyorum. Mehmet Güreli’nin dediği gibi, “Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?“ Oysa bir Mal Waldron yazısı yazacaktım. Yanıma, anamı karnına düşmeden evvel tanıdığıma inandığım, mahalleden can dostum Chet Baker yaklaştı.

Yalnız kalma duygusunu sevenleriniz olabilir. Bir başına olma, yekpare hareket etme duygusu… Özüne düşkün olanlar için ilham verici olabilir. Bir Mal Waldron All Alone albümü gibi…