Mine Gürevin bu defasında kadim dostu Chet Baker’ın İtalya ziyaretini ve hapishanede geçirdiği günleri anlatıyor.
Yazar: Mine Gürevin
“Bundan tam otuz yıl önce, 6 Ocak 1993 tarihinde Dizzy Gillespie bu dünyadan ayrıldı. Ünlü müzisyene dair, çocukluğundan itibaren yazılabilecek çok fazla anekdot var. Biyografik bir inceleme gibi değil de, bu yazımda, Dizzy’ye ait spesifik üç olaydan bahsetmek istiyorum. Matematikte bizler bu noktalara dönüm noktası diyoruz.”
Mine Gürevin, Finlandiya’dan çıkan, yepyeni bir caz topluluğu, Uusi Aika’nın ilk albümünü yazdı.
Mine Gürevin, alto saksofoncu Paul Demond’ın ünlü aktris Audrey Hepburn’e olan platonik aşkını, onun için yaptığı besteyi ve dünyanın nasıl fizik ve matematik kanunlarına uygun işlediğini yazdı.
Mine Gürevin’in 2022 yılında çıkan Metal albümleri arasından seçtikleri.
Mine Gürevin kahramanlarını kutsamaya devam ediyor; George Harrison’ın otomobillere olan tutkusunu ve koleksiyonunun detaylarını anlatıyor.
John Lennon, Miles Davis, Ron Wood, Cat Stevens, Kim Gordon, Joni Mitchell, Freddie Mercury, Bob Dylan, Gaye Advert ve David Bowie… Müzik dışında bir ortak noktaları daha var: Resim!
Ve, ve, ve!…Gelelim sadede. Dikkat! Dikkat!… Hanımlar beyler, merdivenden kayanlar, kaytan bıyıklı, sırma saçlı, al yanaklı, bal dudaklı, yüce yürekli, alçak gönüllü Dark Blue Notes okuyucuları işte karşınızda Kuhn Fu! Groningen’de konservatuar öğrencisi iken tanışan Kuhn Fu üyeleri, 2012 sonbaharında bu tatlı grubu kurdular. İlk konserlerini de Kasim 2012 tarihinde verdiler. Bu yıl onuncu yıllarını kutluyorlar. Yaptıkları müziği kendileri, paranoyak, progresif, punk caz olarak nitelendiriyorlar.
Son iki yıldır Chet’e özel hayatında destek olmaya çalışıyorum. Şarkıları ne kadar güzel, icrası ne kadar yanık olursa olsun, acı bir gerçek var. Chet sahne dışında, söylemeyi sevdiği balladlarda benimsediği tavırlardan tamamen farklı tavırlar sergiliyor. Chet daimi bir sorumlulukla yüzleşmekten hep uzak. Doğan ve doğacak olan çocukları için üzülüyorum.
Miles Davis’in destansı hikayeleri ve ona eşlik eden hız ihtiyacı, sanıyorum agresif kişiliğinin bir yansıması. Mutlak olarak, agresif ve ters huylu insanlar hız tutkunu olmuyor elbette. Mülayim insanlar tanıdım, şoför koltuğuna oturduktan sonra içindeki çılgın taraf ortaya çıkan ve nice deliler gördüm, trafikte kurallara kökten bağlı. Demek istediğim, kim Lamborghini Miura’sını, Batı Yakası Otoyolu’nda paramparça eder?

