Bu Gece Gökyüzünde Seni Göreceğim Tina Turner

* “I will see you in the sky tonight…”

Kaybını duyduğumda başımı göğe kaldırdım, istemsizce, klasik cümlelerimle onu selamladım. “Büyüyünce senin gibi olacağım! Söz!” Sevdiğim idol kadınlara öyle derim. Tomris Uyar, Nahit Fıratlı, Aysel Gürel, Tina Turner, Debbie Harry ve dahi nicelerine…

Kariyeri, Ike Turner ile birlikte, 1960 yılında Sue Records’dan çıkardığı A Fool in Love teklisi ile başlayan efsanevi şarkıcı Tina Turner‘ın vefatı beni, her yaştan müzikseveri ve hayranlarını derinden üzdü.

Menajeri Bernard Doherty, Tina Turner’ın vefat haberini basına şöyle duyurdu? `Rock ‘n Roll’un Kraliçesi Tina Turner, İsviçre’nin Zürih kenti yakınlarında bulunan, Kusnacht’taki evinde, 83 yaşında huzur içinde öldü. Onunla dünya bir müzik efsanesini ve bir rol modelini kaybetti.”

Tina Turner, gerçek anlamda bir rol modeldi. Mükemmel güzellikte bacakları, saçları, minicik etekleri, şahane dekolte elbiseleri, muhteşem gırtlağı, karakteristik sesi ve sahnesi ile belleğimizde derin izler bıraktı. Haberi duyduğum gece, Blue Jean dergisinin yayın yönetmenlerinden biri olan arkadaşım Süreyya İzgi ile konuşuyorduk. Tina Turner ile ilgili biriktirdiğimiz anıları karşılıklı paylaşıyorduk. “Tina’yı nasıl anımsıyorum biliyor musun Mineciğim?” dedi Süreyya ve devam etti. “Live Aid konserleri kapsamında, Mick Jagger ve Tina Turner, 13 Temmuz 1985 tarihinde, JFK stadyumunda, yüz bin kişinin önünde sahne alıyorlardı. It’s Only Rock’n Roll’u söylerlerken Mick Jagger, Tina’nın mini deri eteğini çekti ve çıkardı. Bende kalan en güzel anekdot budur Tina Turner ile ilgili.”

Süreyya haklıydı. Unutulmaz bir performanstı. 13 Temmuz 1985 tarihinde, Tina Turner ve Mick Jagger‘ın da içinde bulunduğu, Etiyopya’daki açlığa yardım toplamak amacıyla Bob Geldof ve Midge Ure tarafından organize edilen Live Aid konserleri yapılmıştı. Kennedy stadyumunda sahne alan ikili, State of Shock ve It’s Only Rock’n Roll şarkılarını seslendirmişlerdi. Onları sahnede izlediğinizde, gerçek bir Rock ‘n Roll ruhunun nasıl olması gerektiğini hissediyorsunuz. Tüm bu duygular içerisinde, diyor ki yüreğim, aklım, fikrim, Tina Turner işte bu yüzden Rock’n Rollun kraliçesi.

Tina Turner’ın kaybından sonra, Mick Jagger sosyal medya hesaplarında hislerini şu cümleler ile paylaştı. “Muhteşem arkadaşım Tina Turner’ın vefatına çok üzüldüm. İlham verici, sıcak, eğlenceli ve cömertti. Gençliğimde bana çok yardımcı oldu ve onu asla unutmayacağım.”

Ben de Süreyya İzgi’ye, bir David Bowie hayranı olarak hafızamdaki Tina hatıramı bıraktım. İngiltere’de, 23 Mart 1985 tarihinde, Birmingham Ulusal Sergi Merkezinde düzenlenen konserinde Bowie ile birlikte sahne aldığı performanstan bahsettim. Bowie hayranları, 1984 tarihli Tonight uzun çalarını hatırlayacaklardır. Albümle aynı adı taşıyan, Bowie ve Iggy Pop‘un kaleme aldığı parça, o yıl single olarak da yayınlanmıştı. İngiltere Birmingham’da gerçekleşen bu konserde, Tina Turner ve David Bowie, Tonight’ı canlı olarak seslendirdi. Bu canlı düet aynı yıl, single olarak yayınlandı. Hollanda’da bir numara oldu.

Esasen Bowie ve Turner arasındaki hikaye şöyle başladı. Tina Turner 1984 yılında, Private Dancer ile albüm listelerinin zirvesine çıktı. en önemlisi belki de Tina Turner’ın kendisi olarak zafer kazanan geri dönüşünü çok az kişi tahmin edebilirdi. İnsanların hayatlarında kırılma ve evrilme noktaları olur. Matematik bunu, maximum ve minimum noktalar olarak tanımlar. Türevlenebilir özelliktedir bu noktalar. David Bowie de onun hayatındaki dönüm noktalarından birinin mimarıydı. Yıllarca, onu keşfeden Tennessee’den Anna-Mae Bullock’u, Tina Turner adında bir R&B süperstarına dönüştüren adam Ike Turner’la toksik, istismar içeren bir evliliğe hapsolmuştu. Ancak ikilinin sorunlu ilişkisi, 1975’te birlikte turneye çıktıklarında nihayet sona erdi. Tina onu sonsuza dek terk etmeye karar verdi.

Cebinde 36 sent ile, kocası Ike uyurken Dallas’taki otel odasından kaçtı. Bir arkadaşının evine gitti. Los Angeles’a gitmek için uçağa binmeliydi. Samiri dinine mensup bir avukat arkadaşı vardı. Bu arkadaşı Tina’ya bir uçak bileti satın aldı. Tina, Los Angeles da bir ev tuttu. Kirasını ödemek için temizlik işi yaparak geçimini sağladı. 1978’de Ike’den boşandıktan sonra, solo sanatçı olarak yeni bir kariyere başlamak için sağlam adımlar atmaya başladı. Daha önce kendi adıyla albümler kaydetmişti. Fakat Ike Turner’dan kaçıyordu. Solo kariyerine Las Vegas’ta kabare tarzı şovlarla başlamayı seçti. Üçüncü solo albümü olan disko esintili Rough‘u 1978 yılında çıkardı. Ardından benzer tarzdaki Love Explosion geldi. Esasen Tina için ikisi de fiyaskoydu. Listelerde istediği performansı yakalayamadı.

İlerleyen yıllarda külkedisinden prensese dönüştüğü hikaye, New York’ta bulunan Ritz adlı bir kulüpte gerçekleşti. Hikayenin baş kahramanı David Bowie’ydi. Şu bir gerçek ki, İngiliz rock ekolünün temsilcileri Tina Turner’e hayrandı. Bunu sonuç kısmında söylemem gerekse de, ben şimdiden ifade etmek istedim.

Bir gün, David Bowie, çalıştığı plak şirketi olan EMI yöneticilerinden, yeni albümü Let’s Dance‘in lansmanını kutlamak için gelen daveti geri çevirdi. O gece meşgul olacağını söyledi. En sevdiği şarkıcıyı Ritz’de görecekti, Tina Turner’ı…

Bowie’nin Ritz’e gideceğini duyan EMI plak şirketi yöneticileri Ritz Club’u telefonla arayarak, şov için rezervasyon istemeye başladılar. Ritz Club bu durumu Tina Turner’ın menajerine pasladı. Tina’nın menajeri, bilet almak için can atan müzik yöneticilerinden gelen telefon bombardımanına tutuldu. Tina’nın kariyeri, David’in şahsına olan aleni hayranlığıyla çok daha ilginç bir hâle geldi. Gösteri gerçekten mükemmeldi. Sahnede Tina’nın harika bir enerjisi vardı. Seyirci onunla birlikte coşuyordu. Daha sonra David Bowie, yanında Keith Richards‘la birlikte sahne arkasına geçti.

Jack Daniel’s viskiler, patlayan şampanya şişeleri eşliğinde, üçü, o kadar iyi vakit geçirdi ki, gecenin bitmesini hiç istemediler. Böylece partiyi, Keith Richards’ın Plaza Hotel’deki süitine taşıdılar.

Aralarına, Ronnie Wood da katıldı. David Bowie piyano çalmaya başladı. Tüm gece birlikte eğlendiler. Bu bir rock’n roll rüyasıydı.

O geceden sonra, Tina Turner’ın hayatında yeni bir dönem başladı ve bir gerçeklik ortaya çıktı. Ritz’deki o gece hayatını önemli ölçüde değiştirdi. İngiltere’de ki EMI Records’un bir uzantısı olan Capitol Records, Tina ile rekor seviyede bir dizi plak anlaşması imzaladı.

İflah olmaz bir Bowie hayranı olarak şunu ifade etmeliyim ki, Bowie’nin öncü sanatsal adımları müzik literatüründe iyi belgelenmiştir. Glam rock akımının öncü sanatçısı olmasının yanı sıra, aşk hayatıyla da güzel anıldı. Mick Jagger ile iddia edilen bir aşk ilişkisinden, Guns N’ Roses gitaristi Slash’in annesi ile ya da manken İman Abdulmajid ile olan son evliliğine kadar, onun aşk hikayeleri ruhumu derinden sarar. Tina ile de yaşadığı farklı değildi.

Kulaktan kulağa söylenti odur ki, Bowie dört yılını Tina Turner’ı baştan çıkarmaya çalışarak geçirdi. Hatta bir gün ABD’de Tina turnede iken, bir otel odasında, Tina’nın peruklarından birini takarak, Proud Mary‘yi söyleyip Tina gibi dans ettiği biliniyor.

Tina ve David arasındaki bu çekim gücü David hastalanıp 10 Ocak 2016 da aramızdan ayrılana dek sürdü. Tina’nın 1985 yılındaki dönüm noktasının mimarı David Bowie’ydi. Şimdi her ikisi de gökyüzünde ve hâlâ yıldızları parlıyor. Bu defa onlara şöyle sesleniyorum: “Bu gece gökyüzünde sizi göreceğim.”

Son olarak, Tina’nın 2020’de The Guardian gazetesine yaptığı bir röportajdan, bazı ciddi sağlık sorunları yaşamasına rağmen, hayatının son 10 yılının ideal mutluluk vizyonunu somutlaştırdığını söylediği sözleriyle bitirmek istiyorum:

Gerçek ve kalıcı mutluluk, ne olursa olsun parlayabilen, sarsılmaz, umutlu bir ruha sahip olmaktan gelir. Ben bunu başardım. Başkalarının da gerçekten mutlu olmasına yardımcı olmak en büyük dileğim.”

Hasretle…

Mine Gürevin

Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

Mine Gürevin 'in 63 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Mine Gürevin ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir