8. Nilüfer Caz Festivali İzlenimleri

Uluslararası 8. Nilüfer Caz Festivali müziksever izleyicilerin ve dinleyicilerin katılımıyla 8 ile 15 Haziran 2023 tarihleri arasında Bursa‘nın Nilüfer ilçesinde, çeşitli konserler ve etkinliklerle, dolu dizgin gerçekleşti. Festivalin bu yılki teması tahayyül idi. Festival katılımcılarını ve genç nesli hayal etmeye teşvik eden tahayyül teması eşliğinde, Nilüfer Caz Festivali için seçilen bu yılki illüstrasyonun taşıdığı, semiyotik anlamdan da bahsetmek istiyorum.

Esasen festival Şubat ayında yapılacaktı. Belirlenen konser tarihleri müzikseverlere duyuruldu. Fakat maalesef ki, Hatay, Pazarcık, Elbistan depremleri oldu. Festival iptal edildi. O dönem için tasarlanan grafik, uçan bir leylek ve leyleğin kanatlarının piyano tuşlarından oluşmasıydı. Bursa ilinin Nilüfer ilçesi, şubat ayında göç eden leylekler tarafından tatlı bir şekilde istila edilir. Doğal döngü içerisinde, bir Bursalı olarak, bizler bu duruma o kadar hazırlıklıyız ki, gözlerimiz kanatlı dostlarımızı görmek üzerine motive olur. Uçsuz bucaksız şeftali tarlalarına bakarız. Acaba leylek var mı diye? Uluabat gölü semalarında, gökyüzünde uçan leylekleri ararız, tek tek…

Bir de Bursa, yoğunluklu oranda, 1989 yılı sonrası, Bulgaristan göçmeni olan muhacir nüfustan oluşur. Muhacirler biz Bursalılara, Trak mitolojisinden Baba Marta geleneğini getirdiler. Baba Marta ya da Azize Marta’ya, pagan adetler gereği, leylek gören ve bu ritüeli yapan kişiler olarak, bir teşekkür babında, önceden hazırladığımız, kırmızı beyaz bahar bilekliklerini doğaya bırakırız. Bu baharı ve yeniden doğuşu simgeler. İşte festivalin illüstrasyonu o yüzden bir leylek logosu idi. Kısaca Nilüfer Caz Festivali, herkesi, doğanın kucağında müzik ile buluşmaya, şubat ayından haziran ayına ertelenme dahilinde, tahayyül teması ve leylek logosu ile çağırdı.

Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Nejla Aslan ve ekibinin büyük bir özveri ile hazırladığı, on iki konserden oluşan festival programı, dört farklı mekanda tasarlandı. Fakat yağışların yoğunluğundan dolayı, Nova Norda konseri, mekan değişikliği ile Akçalar göl kıyısından Bursa Balat Atatürk ormanına taşındı. Bursa Balat Atatürk Ormanı, Balat Kültür Evi, Atlas Köyü (çilek tarlaları) konser mekanları olarak hazırlandı.

Fatih Erkoç

Festivalin katılımcılarını daha önce arkadaşım Burak Sülünbaz Dark Blue Notes için kaleme almıştı. Konser yelpazesi oldukça geniş idi. Açılış 8 Haziran’da Türkiye caz sahnesinin önde gelen tecrübeli isimlerinden Fatih Erkoç ve Orta Doğu kökenlerini caz dörtlüsü formatıyla birleştirip kendine özgü bir hikayeler yaratarak ortaya büyüleyici egzotik motifler çıkaran çok kültürlü müziğiyle Itamar Borochov tarafından, Balat Atatürk Ormanı’ndaki performansları ile gerçekleşti.

Yemen Blues

Ertesi gün gerçekleşen konserler serisinde ilk kez dinlediğim, kendi besteleriyle dikkat çeken isim Mert Pekduraner, beni derinden etkiledi. Keza, 2010 yılında besteci ve müzisyen Ravid Kahalani tarafından her üyenin farklı bir geçmişten geldiği özgün bir ekip olarak kurulan Yemen Blues canlı performansı ile muhteşemdi. Uzun süredir bu kadar eğlenceli bir grup izlememiştim.

Ayrıca, müziğin ve yeteneklerin gücüne inanarak yola çıkan müzisyen Nova Norda genç dinleyicilere ilham verecek performansıyla festivalde seyircisiyle buluştu. Nova Norda konseri ücretsiz yapıldı.

Nova Norda

Old school cazın ülkemizdeki en önemli temsilcilerinden olan Kerem Görsev, Elif Çağlar’ın eşsiz sesiyle bütünleşen caz tınılarıyla müzikseverlere unutulmaz anlar yaşattı. İkiliye kontrbasta Volkan Hürsever, davulda Bursalı Ferit Odman eşlik etti.

Elektronik ve kulüp kültürü atmosferlerini minimalist caz ve rock etkileriyle birleştirerek dans pistinden meditatif iç dünyalara akan ve bizi yepyeni diyarlara taşıyan GoGo Penguin performansıyla festivalcilere coşku dolu bir akşam yaşattı.

Davulda Tao Ehrlich’in eşliğiyle saksofoncu Guillaume Perret

Pedal, saksafon ve elektrikli efektlerle notalarını sonsuz bir evrende buluşturan Fransız sanatçı Guillaume Perret, Balat Kültür evi bahçesinde, ilham veren müzik yolculuğuyla tüm katılımcılara eşsiz bir deneyim sundu.

Türkiye’de neredeyse dinlediğimiz bütün albümlerde davul kayıtlarıyla yer alan müzisyen Volkan Öktem, son albümü #7 de bulunan eserleri ile ziyaretçilere eşsiz bir müzik ziyafeti yaşattı. Aynı gece Jehan Barbur ise prodüktör, söz yazarı, besteci ve şarkıcı ve edebiyatçı kimliğiyle Bursa semalarına notalarıyla seslendi.

Tüm şehri etkisi altına alan festivalin kapanışını ise ilhamını kadim temalardan alan piyanist Maya Perest ve akustik müzik icra eden çok yönlü müzisyen Birkan Nasuhoğlu, Atlas Köyü’nde gerçekleştirdijleri performansları ile tüm doğaçlama yeteneklerini sundular.

Gitarda Efe Artun Yüksel’in eşliğiyle Maya Perest

Festival, 7 gün süren konserlerin yanı sıra alanında önde gelen isimlerin katılımlarıyla gerçekleşen atölyelerle ziyaretçilere tekrar hayal kurmayı hatırlattı. Elif Çağlar, Caz Vokal Atölyesi’nde, cazın en önemli unsuru olan doğaçlamaya odaklanarak bazı armoniler üzerine katılımcılarla keyifli çalışmalar yaptı. Çağlar, ayrıca caz vokali üzerine katılımcıların sorularına cevap vererek atölyede ses tekniğinden yorumlamaya, pek çok merak edilen konuya da değindi. Volkan Öktem ise Davul Atölyesi’nde katılımcıları caz ritimlerinin bilinmeyen yönleriyle tanıştırarak müzikseverleri unutulmaz bir müzikal yolculuğa çıkardı.

Nilüfer Caz festivalinde tüm bu güzel duyguları bizlere yaşatan, müzisyenlerimiz, organizasyon ekibi ve sanata sonsuz destek veren Nilüfer Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz.

Mine Gürevin

Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

Mine Gürevin 'in 63 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Mine Gürevin ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir