Big Vicious, İsrailli trompetçinin Amerika’dan anavatanı İsrail’e taşındıktan sonra yarattığı bir grup. Eski dostların caz dışı müzik türlerinden topladığı müzikal lezzetleri yeniden aranje ettikleri ya da yeniden ürettikleri bir modern caz/rock projesi. Her bir müzisyenin getirdiği kendi müzikal estetiğine ve tercihlerine göre bir eklenti olduğu için, güzel-çirkin tartışmalarına kapalı tamamen Vicious vizyonunda öznel bir iş.
Yazar: Burak Sülünbaz
Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali bu yıl 24 Eylül – 9 Ekim tarihleri arasında yapıldı. Her yıl caz dünyasının saygın isimlerini müzikseverlerle buluşturan ve ülkemizde caz/müzik kültürünün gelişmesine olağanüstü katkı yapan Akbank Caz Festivali, 32. yılında da birbirinden özel performanslara ev sahipliği yaptı. Organizasyonu ve içerik programlaması Pozitif iş birliğiyle gerçekleştirilen ve Avrupa’nın en prestijli caz festivallerinden biri konumunda olan Akbank Caz Festivali’nin tamamlanmasının ardından, festivalin gerçekleşmesinde en çok emeği geçen isimlerle bir röportaj gerçekleştirdik. Okuduğunuzda göreceksiniz, festivalin arkasında ciddi bir hazırlık evresi ve muazzam bir emek var. Bu vesileyle emeği geçen tüm çalışanlara teşekkürü borç bildiğimizi belirterek sizi röportajımızla başbaşa bırakıyoruz.
12 Ekim akşamı Zorlu PSM sahnesinde izlediğimiz Hiromi’nin izleyenleri hayrete düşüren performansının ardından biraz soluklanıp düşünmem gerekti. Konser öncesi Hiromi’nin son albümü hakkında detaylı bir yazı yazmıştım. O yazıda sahnede neleri duyacağımız tek tek yazılıydı. Ama canlı da izlemek bambaşka. Marifeti kayıtta hissettiğimizden çok öte. 1 saat 45 dakikalık performansın hiç bir noktasında boşluğa düşmedik. Teknik yeterliliği, insan tabiatının ötesindeki doğaçlamaları ve besteciliği ayakta alkışı hakedecek boyutta.
Akbank Caz Festivali, Gonzalo Rubalcaba ve Aymee Nuviola konseri ilk duyurulduğunda çok sevinmiştim. Kendimi bildim bileli Rubalcaba’nın içinde yer aldığı tüm projelerini dinledim. Pek çoğu hakkında detaylı yazılar da yazdım. Rubalcaba’nın her Türkiye ziyareti benim açımdan bir bayram haberi gibi. Normalde latin müzikleri favorim değildir. Müzikte kaybolup gidemem ama Rubalcaba çok başka…
Akbank Caz Festivali’nin muhtemelen caz dozu en yüksek konseri Ravi Coltrane: Cosmic Music konseriydi. Benim uzun süredir yaşadığım en gerçek caz deneyimlerinden biriydi. Yaratıcı hayal gücü, konsept bütünlüğü veya müzikal estetikten falan bahsetmiyorum. Kelimenin gerçek anlamında dudak ısırtacak bir caz ayini söylemek istediğim. Daha önceki yazımızda kodlarını araştırdığımız birinci sınıf caz işçiliği içeren ve avangard cazın keskin köşelerinde dolaşan Coltrane aile külliyatından bir fasikülün özgün yorumunu dinledik.
32. Akbank Caz Festilvali’nin şüphesiz en anlamlı konseri Abdullah İbrahim konseri oldu. Caz müziğin anıtsal isimlerinden biri olan Ibrahim 50’lerin ortasından beri müzik yaşamını sürdürüyor. Bu kıymette isimlerin sahnedeki varlıklarını görebilmek, aynı salonda nefes alabiliyor olmak bile biz caz severlerin -tabiri yerindeyse- hacı olması anlamına geliyor. Bu sebepten konserin akışı, kurgusu, müzikal dili üzerine uzun uzun bahsetmeye gerek yok. Solo piyanonun cazın doğasında yer alan müzisyenlerin notalar ile sohbetleri şiarına zıtlık teşkil edebildiğinin farkındayım. Aslında her solo enstrüman icrası müzisyenin benliği ile bir sohbetidir. Kişi, ne denli yaşanmışlıklarla dolu bir ömür geçirdiyse bu sohbet o denli kıymetli olur. Tecrübenin ve zarafetin her notaya sirayet ettiği müstesna bir geceye tanıklık ettik.
New York’lu saksofonist Owen Broder’ın Hodges’ın müzikal kütüphanesine merak sarması kendisinin müzikle ilk tanıştığı dönemlere denk geliyor. Ellington orkestrasındaki konumuyla başlayan bu hayranlık, Hodges’ın grup lideri olarak kayıtlar gerçekleştirmesi ve kendisine daha geniş doğaçlama alanları açmasıyla devam etmiş. ** New York based saxophonist Owen Broder‘s interest in Hodges’ musical library coincides with his first encounter with music. This admiration, which began with his position in the Ellington orchestra, continued as Hodges recorded as bandleader and opened up more improvisational spaces for himself.
Akbank Caz Festivali programında ilk 5 isim açıklandığında aralarında daha önce hiç duymadığım HÜM grubu dikkatimi çekmişti. Fikir sahibi olmadan görüş sahibi olmamak için HÜM’ün DNS’ını çıkarttığımız iki değerlendirme yazısı yazmıştık. Konser günü gelip çattığında tespitlerimizin birebir çıktığına şahit olduk. Hatta daha fazlası da vardı.
Morten Schantz 1980 Danimarka doğumlu bir piyanist ve kompozitör. Piyanoyla tanışması henüz ergenken 90’ların sonlarına denk gelmiş. 2005`de kurduğu JazzKamikaze‘yle beş kıtayı turlamış, müzikal deneyimler kazanmış. Passenger pandeminin ve izolasyon sürecinin en yoğun yaşandığı dönemlerden Mayıs 2020’de Kopenhag’da yer alan Kole Studios’da kaydedildi ve 2022 yılında April Records aracılığıyla raflarda yerini aldı. Albümde kendisine 15 yıllık yol arkadaşları kontrbasçı Morten Ankarfeldt ve davulcu Janus Templeton eşlik ediyor.
Morten Schantz is a Danish pianist and composer, born in 1980. He met the piano in the late 90s when he was a teenager. He toured five continents with his band JazzKamikaze, which he founded in 2005, and gained musical experiences. Passenger was recorded at Kole Studios in Copenhagen in May 2020, one of the most intense periods of the pandemic and isolation process, and released in September 16th 2022 via April Records. On the album, he is accompanied by his 15-year companions, double bassist Morten Ankarfeldt and drummer Janus Templeton.

