Gelecek Cesurlardan Yanadır: Big Vicious AKM Sahnesinde

Avishai Cohen (basçı olan değil, ECM sanatçısı, trompetçi olan Avishai Cohen) geçtiğimiz Pazar akşamı Beyoğlu Kültür Yolu Festivali’nin son konserinde AKM Tiyatro Salonu sahnesindeydi. AKM henüz adı caz konserleri ile ilişkilendirilen bir mekan olmadığı için bu konser dikkatinizden kaçmış olabilir. Ama bir DBN takipçisiyseniz kısa süre önce konser haberini almışsınızdır ve konser öncesi detaylı bir değerlendirme yazımızla paylaşımlarımızı yaptığımızı bilirsiniz. Türler Arası Kişisel Keşifler olarak nitelendiğimiz Big Vicious performansı tahminlerimizden de maceracı bir müzik akşamıydı.

Gelecek cesurlardan yanadır. İddialı bir ifade ama doğruluk payı yok da değil. Konfor alanından çıkmak, eleştirilerle veya zorluklarla karşılaşacağını bile bile yeni bir vizyonla hayata dokunmak, üretmek ve paylaşmak geleceğin başarı anahtarı muhtemelen. Başarısı kabul görmüş bir müzisyenin yeni patikalara adım atması, risk alan bir çalışma üretmesi cesaret işi. Günümüz müzisyenlerinin pek çoğu ürettiği projelerde geçmişte kendini besleyen müzikleri bugünün sesleriyle yeniden üretmeyi deniyor. Bu denemeler kimi zaman alışılmış kalıpların dışında olduğu için dinleyicilerinde ya karşılık buluyor ya da sanatçının eski günlerini özletiyor.

Fotoğraf: Burak SÜLÜNBAZ

Avishai Cohen, konser öncesinde yazımızda da ifade ettiğimiz gibi, Big Vicious’da bambaşka arayışların peşinde. Big Vicious, elektronik gürültüleri de ses paletinin içine dahil etmeye çalıştığı bir proje. Çift davul, çift gitar bol bol pedallar ve efektlerle her konserde tek bir defa yaşanacak bir müzikal deneyimin peşinde. Modern caz dünyasında zaten çok sağlam bir yer edinmişken, neden yeni bir arayışa girer ki insan? İşte az önce bahsettiğimiz müzikal vizyon tam burada devreye giriyor. Denemekten, keşfetmekten korktuğumuz an tükenmeye başlarız. Cohen’in bir süredir giyim tarzında değişikliklere gittiğini, Musa peygamber tarzı karizmatik sakallarını kestirerek yepyeni bir tarza büründüğünü gözlemlemiştim. Demek ki görüntüdeki bu değişiklik yeni bir müzikal vizyonun habercisiymiş.

Avishai Cohen konserde, biri sabit ve diğeri trompetine takılı, iki farklı mikrofon ile biri akustik, biri efektli iki farklı türde ses kullandı. Efektli mikrofonunda sesleri uzatarak üflediği nefesinin yanında trompetine bağlanan portatif mikrofonu ile sahnede sağa sola gezerek icra ettiği müziğinde Triveni dönemlerindeki gibi çevik cümleleri ile ses paletinin ne kadar zengin olduğunu hissettiriyordu. Atmosferik sesler üretirken bir yandan da dinleyicilerin melodik yapıdan çok uzaklaşmamalarını sağladı. Ekibin her bir üyesi kendi müzikal denemelerini yaptı ama birbirleriyle uyumlarındaki zamanlama ile performansın titiz bir çalışma ürünü olduğu belliydi.

Sahnede gitarda Uzi Ramirez, gitar ve efektlerde Yonatan Albalak, davulda Aviv Cohen, davul ve canlı örnekleme de Ziv Ravitz ile birlikte Avishai Cohen synth, efektler ve trompette yer aldı. Sahnede pedallar, rock amfileri, ekipmanlarla beraber yoğun bir ekipman düzeni ile adeta bir rock konseri setup’ı vardı.

AKM’nin ana sahnesini henüz görmedim ama Tiyatro salonununda iki konser izledim. Bir mimar gözüyle çok beğenmediğimi söyleyebilirim. Kişisel bir görüş olarak salonun dizaynı bence görsellik açısından beklentinin altında. Belki yeni bir salon olduğu için alışamadım veya belki zamanla seveceğim. Zaman gösterecek. Ama akustik olarak başarılı bir salon olduğunun hakkını teslim etmek lazım. Seslerin birbirine karışmadığını ve akustik seslerle, efektli seslerin doğru kurgulandığını duyduk. Bu noktada teknik masadaki arkadaşımıza tebriklerimizi gönderelim.

Aralarında beğenmeyenler de vardır ama konser sonunda salonun büyük çoğunluğunun yoğun alkışla beğenisini ifade ettiği bir konserdi. Elektronik ritimlerin, rock davullarıyla sürüldüğü, atmosferik bir saykodelik müzik gecesinin finalinde elektronik ve trip hop müzik tarihinin muhtemelen en muhteşem parçalarından Teardrop parçasının coverını dinledik. Konser öncesi bu parçanın biste çalınacağını tahmin etmiştim ama bisten önce çaldılar. Teardrop eşlik etmemenin imkansız olduğu bir parça. Davul ritmi üzerine parçanın orijinalinde vokal bölümünü bu sefer Cohen’in trompette işliyor. Bis parçası olarak ise Big Vicious albümünün de final parçası olan Intent‘i tercih etmişlerdi.

Fotoğraf: Burak SÜLÜNBAZ

Bu müzik eminim ki salondaki müziksever dostlarımız için müzikal yolculuklarında yeni kapılar açtı. Ana akım işler dışında yaratıcılığı yüksek ve cesur projeleri ülkemizde izleyebilmek çok iyi geliyor. Canlı müziği desteklemek ise her zaman belirttiğimiz gibi çok önemli.

Konser öncesinde AKM çevresinde hareketlilik dikkatimi çekmişti. Konser sonrası da civarda biraz dolaşıp inceledim. Uzun süredir devam eden, yoğun emeklerle hazırlanmış Beyoğlu Kültür Yolu Festivali, o akşam özellikle gençleri mıknatıs gibi AKM’ye çekmişti. Aynı akşam AKM Türk Telekom Açık Hava Sahnesi’nde Fatma Turgut konseri için AKM’ye koşan gençler bir tarafta, açık avluda piyano çalıp şarkılar söyleyen eğlenen gençler bir diğer tarafta. Büyük salonda Giuseppe Verdi’nin ölümsüz eseri La Traviata’yı izlemek için salonu dolduranlar ise bir taraftaydı. Yoğun bir sirkülasyon gözlemleniyordu. Bu hareketlilik ülkemizin kültür ikliminin gelişmesi için çok umut verici. Umarım AKM’de caz ve caz etkileşimli müziklere daha çok yer verilir. Biz de bu güzel etkinlikleri sizinle paylaşmak için takip ediyor olacağız.

Kapak Fotoğrafı ve Bu Fotoğraf: Necdet KÖSEDAĞ

Burak Sülünbaz

Co-Founder, Jazz Writer // Kurucu Ortak, Caz Yazarı

Burak Sülünbaz 'in 174 yazısı var ve artmaya devam ediyor.. Burak Sülünbaz ait tüm yazıları gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir