Have you ever lost a confidant? that You spent some time together during your youth? The one who is there for you, even telepathically, whenever you feel lonely? That you listen to his teachings on the way to being a good person? Have you had a platonic friend? Swedish piano virtuoso and composer Esbjörn Svensson corresponds exactly to these thoughts for me. Although we have never met, I have always considered Esbjörn my friend because of his music and his wise words in the his interviews I listened to. And I must confess that even after all these years, I have never experienced the precedent of these feelings in any music.
Yazar: Burak Sülünbaz
2019 yılına geri dönüp Between Two Worlds albümüne baktığımda kadroda yer alan isimlere bakınca beklentilerin altında bir albüm dinlediğimi hatırlıyorum. Brian Blade faktörü devreye girdiğinde hiç…
Güney Afrika doğumlu Jerusalem’de yaşayan müzisyen Yosef Gutman Levitt ilk albümü olan Upside Down Mountain’ı yayımladı. Gutman’ın bu albümdeki iddiası açık kalpli ve iç güdüsel olarak melodik, samimi bir icra stili yakalayabilmek. Bu nedenle basını hem gelenekçi hemde melodik farklı bir değişle müzikal bir rolde kullanıyor.
Elektronik müzik müzisyeni ve prodüktör Ah! Kosmos ve neoklasik müzik kompozitörü ve piyanist Büşra Kayıkçı sizi minimalist bir müziğin koyu mavi derinliklerine davet ediyor. Bluets 11 Kasım’da FUU etiketiyle yayımlandı. Hemen ardından ise albüm lansman konseri için 19 Kasım akşamı Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde olacaklar.
Imagine there is a train line connecting from Istanbul to Berlin. Any time, any length. But uninterrupted. Imagine passing through non-existent realms through glass as it rushes by. Imagine that the images created in your mind of cities and places that are not reminiscent of cities give you a sense of familiarity. As the flow continues, you accumulate new moments and memories, mysterious and fluent codes that you have not experienced before flow in the back of your mind.
Yosef Gutman Levitt, a South African-born and Jerusalem-based musician, has released his first trio recording, Upside Down Mountain. Gutman’s claim in this album is to capture an open-hearted and instinctively melodic, sincere performance style. For this reason, he chooses his bass playing both traditionally and melodically but especially musical role.
When I look back at 2019 and remembering Between Two Worlds album, I remember listening to an album below my expectations when I check the credits…
“İyi insan olmak, iyi müzisyen olmanın da tamamlayıcısı. Çünkü hem müzisyenin enerjisi dinleyiciye hem de dinleyicinin enerjisi müzisyene geçiyor. Bence Katche’nin gençlik sırrı genç kuşaklarla barışık olması. Bu Onu nesiller arası bilgi iletmede başarılı kılıyor.” Manu Katché dün gece Cemal Reşit Rey Konser Salonu’ndaki performansı, arkasında bıraktığı Jan Garbarek’li, Tomasz Stanko’lu ECM veya ACT dönemlerinin, Avrupa cazının, hatta ve hatta fusionun da çok ötesinde bir müziğin peşinde olduğunu kanıtladı.
Bu yıl 6-16 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen, şehrin uluslararası katılımlı en kapsamlı fotoğraf etkinliği olan 212 Photography Istanbul kapsamında bir sergiye davet edilmiş olmam yazarlık kariyerimin en prestijli anlarından biriydi. Aynı zamanda uzun yıllardır sürdürdüğüm albüm koleksiyonerliğimin ilham veren bir fikirle birleşmesini de deneyimlemek çok güzeldi. Bu sayfada gördüğünüz içerikler 212 Photography Istanbul fotoğraf festivali kapsamında sergilenmek üzere hazırlanmış ve 6-16 Ekim 2022 tarihleri arasında Akaretler Sıraevler 17 Numarada yer alan sergi salonunda sergilenmiştir.
Türkiye seyircisinin yakından tanıdığı Fransız davulcu Manu Katché 2019’da çıkardığı son albümü the scOpe‘da çalan çekirdek ekiple CRR salonuna konuk oluyor. Yazıya hazırlanırken albümü defalarca yeniden dinledim. Katché’nin sanki gençlik aşısı yaptırdığını düşündüm. Dinleyenler hatırlayacaktır, albüm klavyeci Jim Henderson‘ın serdiği temel üstünde, Jerome Regard‘ın funky bası ve Patrick Manouguian‘ın prog-rock gitarı ve tabii ki Katché’nin rengarenk davulu ile tam bir sonik şölen havasındaydı. Albümdeki konuk şarkıcıların yokluğunda, konserin enstrumental ağırlıklı geçeceğini var sayabiliriz.

