Browsing: 2022

Bundan tam 25 yıl önce herkes ona, kariyeri bitti gözüyle bakarken Robbie Williams, Life Thru a Lens adını taşıyan ilk solo albümünü yayınladı. 1995 yılında Take That grubundan ayrılığı sonrası girdiği derin bunalım ve madde bağımlılığı karşısında tedavi gördüğü dönemde hazırladığı albüm, Brit Pop marşına da ev sahipliği yapıyordu. Robbie Williams’ın en sevilen şarkılarına orkestral yorum kattığı Robbie Williams XXV hakkında bir şeyler söylemek gerekiyor.

1937 doğumlu caz efsanesi kontrbasçı Ron Carter’ın iki saatlik belgeseli Finding the Right Notes’u 21 Ekim’de yayınlandı. Belgesel filmin orijinal müziği de bir bonus parça ile çiftli plak olarak müzik marketlerde ve dijital mecralarda yerini aldı. Ünlü yapımcı/yönetmen Peter Schnall belgeselde, lisede çello öğrencisi olduğu ilk yıllarından, 60’ların Miles Davis Quintet’inde geçirdiği yıllara ve hızla gelişen solo kariyerine kadar caz üstadının hayatının dokunaklı ve neşeli ayrıntılarını ortaya koymayı hedeflemiş. 

Bedikyan, bildiğimiz, tanıdığımız Bedikyan değil. Enstrumanı ile ilişkisi farklı bir düzeye geçmiş, bazen onun kölesi bazen de onun efendisi gibi çalıyor; hangi şekliyle çaldığını da önemsemiyor; müziği algılama ve üretme biçimi nitel olarak değişmiş. O enstrumanı çalmıyor, adeta kendisini çalıyor; öğrendikleriyle zihni bulanmış bir yetişkin gibi değil, dünyasını keşfetme yolculuğuna çıkmış bir çocuk gibi çalıyor; çocuğun oyun oynaması gibi müziğiyle oynuyor….ve ben Bu Burak Bedikyan’ı da çok sevdim.

Güney Afrika doğumlu Jerusalem’de yaşayan müzisyen Yosef Gutman Levitt ilk albümü olan Upside Down Mountain’ı yayımladı. Gutman’ın bu albümdeki iddiası açık kalpli ve iç güdüsel olarak melodik, samimi bir icra stili yakalayabilmek. Bu nedenle basını hem gelenekçi hemde melodik farklı bir değişle müzikal bir rolde kullanıyor. 

Bill Frisell, hayli beğeni toplayan ve 2020’de üçlü olarak kaydettiği albümü Valentine’den sonra ‘yitimler, yenilenmeler ve dostluklar’ üzerine onüç parçalık çarpıcı bir albüm olan Four’la geri dönüyor. Bu, gitarist ve bestecinin Blue Note Records’a 2019’da imza atmasından bu yana üçüncü albümü. Daha önce kaydedilmiş Frisell orijinallerinin yanı sıra dokuz yeni besteye de yer veriyor. Yapımcılığını Lee Townsend’in üstlendiği albüm piyanoda Gerald Clayton, davulda Johnathan Blake’in yanı sıra saksafon ve klarnette uzun süredir birlikte çalıştığı Greg Tardy’i bir araya getiriyor.

Şanslı birileri Londra’da, Crazy Coqs adlı canlı performans salonunda Barb Jungr’un Leonard Cohen şarkılarını yorumladığı bir konsere tanık olmuşlar. Şurdan anlıyoruz; üzerinden iki aydan biraz uzun süre bile geçmemişken, 75 dakikalık bu konserden 5 parçayı içeren bir EP yayınlandı. Bu muhteşem performansa tanık olamamaya mı hayıflanmalıyız, yoksa bu kaydın yayınlanmış olmasına mı şükretmeliyiz, orası tartışmalı.

Imagine there is a train line connecting from Istanbul to Berlin. Any time, any length. But uninterrupted. Imagine passing through non-existent realms through glass as it rushes by. Imagine that the images created in your mind of cities and places that are not reminiscent of cities give you a sense of familiarity. As the flow continues, you accumulate new moments and memories, mysterious and fluent codes that you have not experienced before flow in the back of your mind.