70’lerden bu yana caz füzyonda çok değişim ve gelişim yaşadı. Bugün müziğin sınırsız olanakları ve postmodernizmin eklektik yapısı füzyon sözcüğünü unutturdu nerdeyse. Bu yüzden bugünlerde bazı müzisyenler füzyon terimine çekinerek yaklaşıyorlar, ama arayışı sürdürerek, özü ve yeni müzikal fikirleri kaybetmeden birçok müzik türünü sentezlemekten çekinmiyorlar. İşte tam bu noktada New York’ta yaşayan Japon trompetçi Takuya Kuroda devreye giriyor.
Browsing: 2022
Vermillion, Kit Downes‘ın ECM’den yayımlanan lider olarak kaydettiği üçüncü albüm. İlki bir kilise org keşfi ve övgüsü sayılabilecek Obsidian ve ikincisi Tom Challenger, Lucy Railton, Stian Westerhus ve Seb Rochford‘dan oluşan bir beşli ile kaydettiği Dreamlife of Debris albümü. Bu son albüm, Kit’in uzun yıllardır birlikte çalıştığı basta Petter Eldh ve davulda James Maddren‘den oluşan üçlü tarafından kaydedildi. Vermillion, Kit Downes’in önceki ECM albümlerinin mükemmel bir devamı gibi.
En sonda söylenmesi gerekeni en başta söylemek istiyorum. Elimdeki albüm belki de tüm zamanların en iyi saygı albümlerinden biri ve bu albüm ile blues ve rock tarihinin ikonik isimlerinden Johnny Winter anılıyor.
Charles Mingus‘un 100. doğum yılı münasebetiyle albüm yayınlayanlar kervanına İtalyan soprano saksofoncu Roberto Ottaviano da katıldı. Son dönemin en yaratıcı ve korkusuz isimlerinden İngiliz Alexander Hawkins ile duo çaldıkları albüm 11 Mingus bestesinden oluşuyor.
Evet; asıl adı Malcolm John Rebennack Jr. 1968 yılında yayınlanan Gris Gris aynı zamanda zirve albümü olarak kabul ediliyor. Bu ilk albümde 19. Yüzyıldan bir vudu dininden esinlenerek bir karakter yarattı kendisine ve bu kahramanın ismiyle rock tarihindeki yerini aldı. Bu isim hepinizin bildiği gibi Dr. John’du; Dr John olarak gerçek bir efsaneydi ve 2019 yılında yitirdik onu.
İkonik kadın figürlerimden biri Suzi Quatro. Onu sıradışı buluyorum. Kısa boyuna rağmen bir silah gibi tuttuğu bas gitarı ve sahnede giydiği tüm bedenini saran tulumları ile fantastik bir super hero kahramanı benim için. Suzi bu yıl bir albüm yayınlayarak, sevenlerine büyük bir sürpriz yaptı; 1960’ların ve 1970’lerin popüler rock ‘n’ roll ve soul klasiklerini kendine özgü müzikalitesi ile yorumluyor. Kışkırtıcı, cezbedici ve sert!
Chicago Underground Orchestra ve uzantılarının lideri, şehrin avangart gruplarının çoğunun doğal üyesi Rob Mazurek, yeni albümünü 2016’da kaybettiği babasına ithaf etmiş. Albüm, müzisyenlerin serbestçe doğaçlamasına olanak tanıyan ve melodik zenginliğe sahip bestelerden oluşuyor.
Ülkesi dışında ismi yeni duyulmaya başlayan Fransız piyanist Frédéric Nardin‘in yeni albümü Live in Paris, 5 yıldır birlikte çalıştığı davulcu Leon Parker ve İsrailli genç basçı Or Bareket‘ten kurulu üçlüsüyle verdikleri konserin eksiksiz, kesintisiz kaydından oluşuyor.
Seksenlik davulcu Al Foster‘ın, modern cazın birinci sınıf müzisyenlerinden kurulu grubuyla birlikte kaydettiği yeni albümü, uzun kariyerinde birlikte çalıştığı efsane caz müzisyenlerini şereflendiriyor.
35 yıllık kariyerini çok verimli geçiren piyanist Gonzalo Rubalcaba geçtiğimiz sene iki efsane, Ron Carter ve Jack DeJohnette ile birlikte kaydettikleri, Grammy kazanan Skyline’ın ardından kendi jenerasyonlarının en üst kalibre iki muazzam müzisyeni Matt Brewer ve Eric Harland ile birlikte nefis bir kayıt daha yayınladı. Bana sorarsanız bu albümün de Grammy adaylığı kuvvetle muhtemel. Özellikle doğaçlama sololar Rubalcaba’nın gösterişli stilini vitrine çıkartacak türden. Rubalcaba’nın piyano stili karakteristik ve belirgin ancak üretim çeşitliliği asla birbirini tekrar etmeyecek türden. Ürettiği en iyi işi hep gelecek işi olarak gören bir bilince sahip.

