Yazar: Turgay Yalçın

Yayın Yönetmeni, Kurucu Ortak, Yazar, Radyo Programcısı.

Jazz Sabbath, popüler müzikte yaygın olan intihal ve esinlenme olgusunun en önemli kurbanlarından. Bestelerini Black Sabbath’a kaptırdıktan 50 yıl sonra haklarını alabildiler ve tekrar bir araya gelip yeni bir albüm yayınladılar. Turgay Yalçın, yazısında, Orhan Gencebay ve Fikret Kızılok arasındaki intihal tartışmasından başlayıp, oradan Led Zeppelin’e ve Jazz Sabbath’ın Vol. 2 albümüne doğru akıyor ve cazın popüler müzik karşısındaki tutumunun nasıl olması gerektiği üzerine görüşlerini yazıyor.

Turgay Yalçın, 2 Şubat’ta 37 yaşını dolduran besteci, müzisyen, şarkıcı Melody Gardot’nun yaşam öyküsünü yazdı: “…Milenyum sonrası müzisyenlerinin ‘hiç bir stile bağlı olmama’ ilkesine uygun yaşıyor, düşünüyor ve üretiyor. Caz yapmak, caz şarkıcısı olmak gibi bir motifle şarkı söylemiyor; çoğunluğu yaşadıklarından, hissettiklerinden hareketle yazdığı şarkılarını dinleyicisine aktarmak, onları da şarkılarındaki dünyaya taşıyabilmek için cazı bir taşıt olarak kullanıyor. Söylediği şarkıların hikayesinin kendisine ait olduğundan, aslından kendisini anlattığından şüphe edilmeyecek denli samimi söylüyor. Bu nedenlerle de çok seviliyor…”

İyi bir cover nasıl olmalı? Bir şarkının orijinali geçilebilir mi? Geçmek şart mı? “Ben de, bazen, bazı şarkıların ya da albümlerin yeniden yorumlanmasını istemiyorum. Roger Waters’ın 1992 tarihli başyapıt albümü Amused to Death, aklıma ilk gelenlerden. Albümü ve şarkılarını, Jeff Beck’in gitarı, Waters’ın sarkastik vokali, yaratıcı ses efektleri olmadan düşünemiyorum. Allah aşkına, söyleyin! What God Wants Part III neden tekrar yorumlansın ki? Jeff Beck’in bu akıl dışı, gerçeküstü solosunun yerine kim neyi koyabilir? Bir de neden?”

Turgay Yalçın, adını duymadığınız en iyi trompetçiler listesinde müstesna bir konuma sahip Derrick Gardner’ın yeni albümünü yazdı. Pan Africa, tarihin gördüğü en büyük barbarlıklardan biri olan köle ticaretinin neticesinde ortaya çıkan bir müzik türünün, köklerini oluşturan en önemli kültürden alabileceklerinin tükenmediğini gösteren bir albüm.

The Heavy Hitters ismi, grubu oluşturan müzisyenleri tariflemek için yıllardır aradığım tabiri bulmama vesile oldu. Hepsi de ana akım cazın kodamanları, ensesi kalınları. Çaldıklarını fazlaca risk almadan ancak klişelerden de uzak durmaya gayret ederek ve büyük bir iştahla, tutkuyla çalıyorlar. Her birisi kendi çapında lider müzisyenler ve bir araya gelince kötü müzik çıkarmaları imkansıza yakın.

Kontrbasta William Brunard ve davulda Raphaël Pannier’den oluşan üçlüsüyle 21 Ocak 2023 Cumartesi gecesi CSO Ada Ankara’da sahne alacak Biréli Lagrène’nin son albümünü tanıtmış, ayrıntılı yaşam öyküsünü yazmıştık. Konsere az zaman kala kendisiyle yaptığımız röportajı Türkçe ve İngilizce olarak okuyabilirsiniz.

Posi-Tone Records’un kurucusu Marc Free’nin bir araya getirdiği genç yıldızlar topluluğu Something Blue’nun 2023 albümü Personal Preference, günümüzün ana akım cazından keyifli bir kesit sunuyor; aynı zamanda yeni bir yıldız adayını da vitrine çıkarıyor: Altın Şençalar.

Turgay Yalçın, Caz tarihinin en doğal swing eden, eforsuzca çalan; yerine göre tuşesini mükemmel şekilde ayarlayabilen, gerektiğinde çılgın gibi devinen ya da umarsız bir havaya bürünüp yumuşayan; ruhunu, ifadelerine, bastığı her notaya, aldığı her sese yansıtabilme becerisini gösteren; enstrumanı bedeninin bir organıymış, ruhunun aynasıymış gibi çalan piyanistlerden Sonny Clark”in yaşam öyküsünü yazdı.

Kenny Barron’ın yeni albümü, The Source, sıkıcı ya da hissiz denecek tek bir an barındırmayan, piyanonun soylu güzelliğinin cömertçe sergilendiği, cazda asıl olanın dinleyiciyi aktüel gerçekliğinden koparıp başka türlü bir şeyler hissetmesini sağlamak olduğunu hatırlatan istisnasi güzellikte bir albüm.

Turgay Yalçın, 21 Ocak 2023 Cumartesi gecesi CSO Ada Ankara Ana Salon’da, kontrabasta William Brunard ve davulda Raphaël Pannier eşliğiyle trio olarak konser verecek Django Reinhardt’ın mirasçısı, gitar büyücüsü Biréli Lagrène’nin detaylı portresini yazdı.