Yazar: Uğur Küçükkaplan

Müzikolog, piyanist ve müzik eğitimcisi. Arabesk, Türkiye'nin Pop Müziği ve Türk Beşleri isimli üç kitabı yayımlandı.

Uğur Küçükkaplan, gerek tekniği ve müzikalitesi gerek repertuvarı ve kayıtlarıyla, yaşayan efsane olarak adlandırılan Arjantinli klasik konser piyanisti Martha Argerich’in portresini yazdı.
“Argerich bugün itibarıyla seksen ikinci yaşına girmiş bulunuyor. İki büyük savaşa ve sayısız acıya tanıklık ettiğimiz; dünyanın küreselleşme adı altında renklerini yitirerek kocaman saydam bir köye dönüştüğü 20. asırda, müziğiyle kalbimizi yumuşatıp ruhumuzu dinlendiren, duruşuyla bize hâlâ başka biçimde de var olunabileceğini gösteren zarif ve cesur kadın, iyi ki doğdun, iyi ki varsın. Sevgiden, barıştan ve iyilikten mahrum bırakılmış dünyamızın ender güzelliklerinden biri olarak, sihirli parmaklarından çıkan müziğinle bize yaşamın, sanatın güzelliğini sunacağın; doğallığın ve samimiyetin ne büyük erdemler olduğunu hatırlatacağın nice senelerin olsun. Ve şimdi onu sevenler olarak hep bir ağızdan söyleyebiliriz: God save the Queen!”

Uğur Küçükkaplan bu yazısında, Osmanlı’ya gelişinden itibaren klasik Batı müziğinin yaşadığımız topraklardaki serencamını, eleştirel bir yerden yaklaşıp bazı kritik noktalara temas ederek özetliyor.

Malumunuz, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet’in yüzüncü yılı münasebetiyle piyanist ve besteci Fazıl Say’a sipariş ettiği marşın kaydı kısa süre önce platformlarda yayınlandı ve kamuoyunda tartışmalara konu oldu. Uğur Küçükkaplan’ın, marş ve bestecisi hakkında yazdığı yazı, konuya biraz daha farklı bir açıdan bakıyor.