Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    PORTRE

    Ardından: Martial Solal

    Turgay YalçınBy Turgay Yalçın14 Aralık, 2024

    Kış kışlığını yine yapıyor… 9 Kasım’da Lou Donaldson 98’indeyken, 12 Kasım’da Roy Haynes 99 yaşındayken veda etmişti ve şimdi de Cezayir asıllı Fransız besteci ve piyanist Martial Solal 12 Aralık’ta, 97 yaşında hayata gözlerini yumdu. Caz sanatının asırlık ustaları, modern cazın inşaasında önemli rol almış son büyük ustalar birer birer göçüyor.

    Solal, dengine rastlamanın kolay olmadığı türden yetkin ve coşkulu bir çalış stiline, özgün bir doğaçlama diline sahipti. Uzun yaşamına 70’dan fazla albüm, 20’nin üzerinde film müziği, oda müziği besteleri hatta konçertolar ve sayısız konser sığdırdı, son birkaç yılına kadar sahnelerden kopmadı.

    Sinemaseverler ve uzmanlar tarafından sinema sanatının başyapıtlarından biri hatta “gerçek anlamda modern sinemanın başlangıcı” olarak kabul edilen, yönetmenliğini Jean-Luc Godard‘ın yaptığı, başrollerini Jean-Paul Belmondo ve Jean Seberg‘in paylaştığı À bout de souffle ya da bizde gösterildiği adıyla Serseri Aşıklar filmi bu denli takdir gördüyse bunda Solal’ın yazdığı ve icra ettiği müzikler en az görsellik kadar etkiliydi. Solal’ın müziği, filmin huzursuz temposunu, heyecan verici öyküsünü ve devrimci kurgusunu daha da etkileyici hale getiriyordu. Benzer başarıyı Jean Cocteau ve Orson Welles gibi birçok yönetmen için de tekrarladı.

    Sanatı sadece Avrupa’da değil, zaman zaman ziyaret ettiği ABD’de büyük ilgi gördü, icrası alkışlara boğuldu ama Solal, hayata kolay başlamadı.

    Martial Saul Cohen-Solal 23 Ağustos 1927’de Cezayir’de, muhasebeci Jacob Maurice Cohen-Solal ve amatör opera sanatçısı Sultana Abrami’nin oğlu olarak dünyaya geldi. Annesinin teşvikiyle müziğe başladı, kısa süre mahalli bir müzisyenden ders aldıysa da daha ziyade kendi kendisini yetiştiren bir müzisyendi. Ülkesinin ‘sahibi’ konumundaki Fransa’da faşizmin yükselişi Yahudi kökenlilerin yaşamını kabusa çeviriyordu; Solal okuldan atıldı. Böylelikle tümüyle müziğe odaklandığı gençliğinde, Bach’tan Debussy’ye klasik piyano repertuarını öğrendi; bir yandan da caza olan ilgisi artıyordu, hocasının grubunda piyano ve klarnet çalmaya başladı. 15 yaşına geldiğinde solo olarak sahne almaya başlamıştı.

    Ordudan terhis olduktan sonra, Yahudi olduğunu gizlemek için ismini Martial Solal olarak kısalttı ve 1950’de Fransa’ya taşındı. Paris’teki ilk günlerinden itibaren şehrin müzik çevrelerinin ilgi odağı oldu. Efsanevi Django Reinhardt‘a, son kayıt seansında eşlik etti. Club St. Germain ve Blue Note Paris kulüplerinin sabit piyanisti oldu.

    Basçı Pierre Michelot, trompetçiler Roger Guerin ve Aimé Barelli, davulcular Gerard Pochonet ve Daniel Humair gibi Fransa’nın gelecek vaad eden gençleriyle olduğu gibi Bebop stilinin yaratıcılarından Kenny Clarke’la düzenli olarak çalmaya başladı. O dönem Avrupa’da yaşayan ya da ziyaret eden Sidney Bechet, Lucky Thompson, Stan Getz, Clark Terry ve Don Byas gibi efsanelerle sahne aldı. 1953’de üçlüsüyle French Modern Sounds (Vogue) adını taşıyan ilk kaydını yayınladı.

    1959’da Godard’la tanıştı ve müziğini yazdığı Serseri Aşıklar, her ikisini de dokunulmaz bir konuma yükseltmekle kalmadı, düzenli olarak akmaya başlayan telif geliri, Solal’a, yaşamının sonuna kadar büyük bir tutkuyla üretmesine aracı olacak şekilde, sanatsal özgürlük sağladı.

    1963’de Newport Caz Festivali’nde sahne alıp, Amerikalı olmayan bir müzisyenin istisnai yetkinliği kulaktan kulağa yayılınca ziyaretini uzattı ve o dönem Bill Evans’ın eşlikçiliğini yapan Teddy Kotick ve Paul Motian‘dan oluşan üçlüyle arka arkaya 10 hafta boyunca kulüp konserleri verdi.

    Solal, kariyeri boyunca düzenli olarak kayıt yaptı, sahne yaşamında çoğunlukla solo ve trio formatları tercih etti. Himself (1974 PDU), Nothing but Piano (1975 MPS), Jazz’n (E)motion (1998 BMG) başta olmak üzere, solo resitalleri eleştirmenlerin ve dinleyicinin takdirini kazandı. Bununla birlikte -geleneksel ya da modern- her stildeki nefesli ustalarıyla düet çalarken nefes kesiciydi. Sıklıklıkla Lee Konitz ile, kariyerinin olgunluk döneminde Johnny Griffin, Michel Portal, Éric Le Lann, Dave Douglas ve Dave Liebman ile kaydettiği albümler, birle birin toplamının ikiden çok büyük olduğunu kanıtlayan mücevherlerdi. Keza, kazandığı saygınlık sayesinde, arzu ettiği her müzisyenle beraber çalabilme konumunu kazandı, Marc Johnson, Gary Peacock, Paul Motian, Peter Erskine, Mads Vinding, Bill Stewart gibi enstrumanlarının virtüözü isimlerle oluşturduğu üçlüleriyle enfes kayıtlar yayınladı.

    Çalışı çoğunlukla Art Tatum‘la karşılaştırılıyordu, ancak bir çeşit taklitin ya da stilistik esinlenmenin ötesinde ikilinin benzeşmeleri, klavyenin tamamını -bazen çizgisel bazen küçük, büyük sıçramalarla- kullanma tercihlerinden ötürüydü. Bu yakıştırmanın bir nedeni de, her iki piyanistin çocukluklarında, iki piyanist tarafından çalındığını fark etmeden dinledikleri icralardaki teknik yetkinlik düzeyine erişmeyi hedeflemelerinden kaynaklanıyordu. Solal, aslında, yetişme döneminde Thelonious Monk‘un, kalıpların dışına çıkan çalış biçiminden etkilenmiş ve ritmik özgürlüğü öne çıkaran üslubunu oluştururken ondan ilham almıştı.

    Caz piyanistleri kadar, Bartók, Stravinsky, Berg ve Messiaen gibi 20. yüzyıl Avrupalı besteciler de Solal müziğinin kaynakları arasındaydı. Seslerle sessizlikler arasında kurduğu denge, akor seçimlerindeki özen ve çeşitlilik, armonik ilerleyişlerindeki özgün tercihleri, fantastik hayal gücü benzersiz olmakla beraber çalışına tutarlılık hakimdi, dinleyicisinin sahneden kopmasına fırsat vermeyecek şekilde dışadönüktü.

    Seyircisiyle son defa 2019’da, Paris’in ünlü konser salonu Salle Gaveau‘da buluştu. Albüme adını veren bestesi Coming Yesterday‘le birlikte caz standartlarını, her zamanki gibi olağanüstü bir yaratıcılıkla yorumladı. Son olduğunun farkında değildi ama enerjisinin yetmediğini anladığında durmanın doğru olduğunu bilecek kadar uzun bir ömür geçirmişti, payına düşeni fazlasıyla yapmış olmanın verdiği gönençle, kendisini cesaretlendirenlere, eleştirileri sayesinde ilerlemesine yardımcı olanlara, birlikte çalma nezaketini gösterenlere teşekkür ederek sahneye ve beş yıl süren kışın ardından yaşama veda etti.

    Avrupa’nın caz sanatına önemli katkı sağlamış bu büyük ustasının hatırasına derin saygıyla…

    Repose en paix monsieur Solal.

    À bout de souffle Art Tatum Dave Liebman Django Reinhardt Jean Cocteau Jean Seberg Jean-Luc Godard Jean-Paul Belmondo Martial Saul Cohen-Solal Martial Solal Orson Welles Paris Paul Motian Salle Gaveau Serseri Aşıklar Teddy Kotick Thelonious Monk
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous Article2024, Şehirler ve Müzik
    Next Article Gönül Yorgunluğu
    Turgay Yalçın

      Yayın Yönetmeni, Kurucu Ortak, Yazar, Radyo Programcısı.

      Related Posts

      Sonny, Please…

      28 Mayıs, 2026

      Newk gidince Harlem biraz daha sessizleşti

      28 Mayıs, 2026

      Gri süet ayakkabılar, Miles Davis ve Betty Mabry

      27 Mayıs, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle