Browsing: Paris

1949 sonbaharında savaş yaralarını hâlâ taşıyan Paris, Amerikalı genç siyah trompetçiye ilk kez “insan gibi” davranıyordu. Miles Davis, Saint-Germain gecelerinde Juliette Gréco’ya, cazın getirdiği özgürlüğe ve bir daha asla tamamen geri dönemeyeceği bir hayata âşık oldu. 

Caz sanatının, yetkin ve coşkulu bir çalış stiline, özgün bir doğaçlama diline sahip asırlık ustası, besteci ve piyanist Martial Solal.

Yeni yılda, modal cazın bize öğrettiği gibi, o kalıbın içinde kendi doğaçlamalarımızı yapmaya ve etrafımızda bizi dinleyen insanları mümkünse heyecanla sandalyelerinden kaldıracak, gülümsetecek şeyler yapmayı umacağız.

…Miles’ı kollarını açarak karşılayan parizyen halk, Paris şehri kadar, O’nun için aynı derecede önemliydi…İyi müziği tanıyacak ve ayırt edecek kadar akıllı oldukları için; sırtlarının sıvazlanması gerektiğinden değil, Miles’in ten rengiyle ilgilenmeden yaptığı müziğe odaklandıkları için…