Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Spotify Bluesky
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    • ANA SAYFA
    • YENİ
    • VİTRİN
    • PORTRE
    • GÜNCEL
    • GÖRÜŞ
    • RÖPORTAJ
    • YAZARLAR
    • ENGLISH
    Dark Blue NotesDark Blue Notes
    PORTRE

    Newk gidince Harlem biraz daha sessizleşti

    Sonny Rollins’in ölüm haberini duyduğumda içimde tuhaf bir boşluk oluştu. Benim gözümde Rollins, insanın hayatına karakter, yürüyüşüne ritim, yalnızlığına omuzdur. Ve şimdi “Newk” gittiğinde, sanki Harlem’in bir sokağındaki eski bir ışık da söndü biraz.
    Mine GürevinBy Mine Gürevin28 Mayıs, 2026
    Sonny Rollins (Bob Parent/Getty Images)
    (Bob Parent/Getty Images)

    New York’un geceleri o yıllarda bugünkü gibi parlamıyordu. Harlem karanlıktı. Daha gerçekti. Sokak lambalarının altında terleyen insanlar, apartmanlardan sızan caz sesleri, yaz sıcağında açık bırakılmış pencereler vardı. Bir yerlerde biri Charlie Parker plağı çalıyor, başka bir apartmanda çocuklar merdiven boşluğunda top sektiriyordu. Şehrin üstünde hafif bir uğultu dolaşıyordu. Tren sesi, insan sesi, müzik sesi…

    Ve o sokakların arasında uzun boylu, ince yüzlü genç bir adam yürüyordu. Koltuğunun altında tenor saksofonu vardı. Adı Theodore Walter Rollins’ti. Kimse ona böyle seslenmiyordu. Harlem insanı, birine gerçekten önem verdiğinde, ona yeniden isim verir, mahlas yaratırdı.

    Bir gün sokakta birisi durup ona dikkatlice baktı? “Şuna bak… Don Newcombe’a benziyor.”

    Don Newcombe sadece bir beyzbol oyuncusu değildi. Brooklyn Dodgers’ın yıldızıydı. Güçlüydü. Karizmatikti. Siyahi bir adamın Amerika’da büyük bir yıldız hâline gelmesi hâlâ başlı başına olaydı. Lakabı da “Newk”tü.

    Aynı hafta biri daha aynı şeyi söyledi: “Hey… Newk!”

    Kelime havaya bırakıldı ve sahibine iade edildi. 

    Sonny Rollins o sıralar henüz dünyanın en büyük tenor saksofonistlerinden  biri değildi. Kulüplerde çalıyordu. Geceleri Harlem’den aşağı iniyor, sabaha kadar doğaçlama yapıyor. Müziğin içinde kayboluyordu. İçinde  tuhaf bir his vardı. Sanki çaldığı her nota başka bir yere gidiyordu. İnsanlar onun saksofonunda karakter duyuyordu. Bu yüzden “Newk” ona bu kadar yakıştı.

    Sonny Rollins, Newk
    Sonny Rollins, Newk lakabını aldığı yıllarda

    Mahlasta sokak vardı. Mahalle vardı. Hafif bir sertlik, hafif bir muzırlık vardı. Sonny Rollins’in karakterli müziği vardı. 

    1950’lerin New York’u zaten biraz masal gibiydi. Bir gece Thelonious Monk’a rastlayabilirdiniz. Ertesi gün kaldırımda Miles Davis yürürdü. Bir apartmanın bodrumunda tarih yazılır, kimsenin haberi olmazdı. Genç müzisyenler sabaha kadar çalar, sonra gün doğarken kahve içip birbirlerine lakap takardı.

    Esasen cazın resmi tarihi şöyle çalışır: Hangi albüm hangi yıl çıktı… Kim hangi orkestrada çaldı… Kim hangi ödülü aldı… Oysa gerçek caz tarihi arada bir böyle küçük detaylarda gizlidir. Falancanın filancaya “Newk” demesinde mesela…

    Sonny’nin yüzü gerçekten Don Newcombe’a benziyordu belki.  Zaman geçtikçe insanlar başka bir şeyi fark etti. Lakap artık beyzbolcuyu çağrıştırmıyordu. Sonny Rollins sahneye çıktığında odadaki herkesin aklında artık tek bir “Newk” vardı.

    Özellikle tenor saksofonu eline aldığında…

    Sonny Rollins, Newk

    Rollins’in sesi dev gibi duyulurdu. Sonra bir anda çocuk gibi şakalaşırdı. Melodilerle oynardı. Bir cümleyi yarıda bırakır, başka bir yere giderdi. Sanki sokakta yürürken aniden yön değiştiren biri gibi. İnsanlar onun neden bu kadar farklı olduğunu tam açıklayamıyordu. Sonny Rollins salt nota çalmıyordu, düşünüyor gibiydi. Saksofonun içinde konuşuyor, tartışıyor, kavga ediyor, hatta kahkaha atıyordu.

    1957’de çıkan Newk’s Time albümü işte bu yüzden yalnızca bir plak adı değildir aslında. O isim biraz kader gibidir.

    “Artık Newk zamanı.”

    O noktada lakap tamamen Sonny’ye ait olmuştur. Don Newcombe’un gölgesinden çıkmış, Harlem gecelerinden geçmiş, tenor saksofonun içine yerleşmiştir.

    Miles Davis’in anlattığı eski bir hikâye vardır hatta… Bir gün Sonny ile taksiye binerler. Şoför dikiz aynasından Sonny’ye uzun uzun bakar. Sonra heyecanlanır.

    “Sen Don Newcombe’sun değil mi?”

    Sonny gülümser. Bir anlığına cevap vermez. Sanki hikâyenin bozulmasını istemez gibi…

    Sonny Rollins, Newk ve Don Newcombe
    Don Newcombe

    Bence bu hikâyenin en güzel tarafı da burada zaten. İnsanlar gerçek isimlerinden daha büyük anlama dönüşüyor. Mahlas artık şaka değildir. Kişi ile örtüşür. Bir karaktere, bir sese dönüşür.

    Bugün biri “Newk” dediğinde insanların aklına artık bir beyzbol oyuncusu gelmiyor. Aklımıza köprü altında sabaha karşı saksofon çalışan bir adam geliyor. Harlem geliyor. 1950’lerin dumanlı kulüpleri geliyor. Tenor saksofondan çıkan o büyük, sıcak, insani ses…

    Sonny Rollins’in sesi!…

    ■

    Mine Gürevin’in Dark Blue Notes’daki diğer yazıları
    Dark Blue Notes’da yayınlanmış diğer portre yazıları

    Sonny Rollins: Retrospektif
    Sonny Rollins resmi web sitesi

    260529 Harlem Newk Sonny Rollins Theodore Walter Rollins
    Share. Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp Telegram Email Bluesky Copy Link
    Previous ArticleThrash metalden caz sahnesine: Alex Skolnick ve sınır tanımayan hikâyesi
    Next Article Sonny, Please…
    Mine Gürevin

      Yeme içme kültürüne düşkün bir matematikçi. Fermantasyon etkisinde müzik yazıları üretmeyi seviyor.

      Related Posts

      Geçmişten gelen bir ses: Thee Sacred Souls

      18 Haziran, 2026

      Sonny, Please…

      28 Mayıs, 2026

      Thrash metalden caz sahnesine: Alex Skolnick ve sınır tanımayan hikâyesi

      28 Mayıs, 2026
      Yazarlar
      Kimiz?

      Dark Blue Notes müziği sevenlerin, sevdiklerini neden sevdiğini anlama çabasından doğan bir oluşum. DBN, müziği yaşamlarının dekoratif bir deseni değil, aksine, yolculuklarının yoldaşı olarak görenlerin; tür farkı gözetmeksizin iyi müziğin peşinde olanların; aktüel olandan kopmadan kalıcı olanı arayanların dergisi.

      DBN, müzikle ciddi olarak ilgilenenlere özgün içerik sunmayı, bu yolla benzer bakışa sahip insanların arasındaki iletişimi arttırmayı hedefliyor. Sayfaları, sıfatları ne olursa olsun fikri olanlara, bunu paylaşmayı isteyenlere açık.

      Her türlü eleştiriniz, öneriniz ve katkılarınız için bize [email protected] adresinden erişebilirsiniz ve eğer destek olmak isterseniz bunu Patreon aracılığıyla yapabilirsiniz.

      İçeriklerden makul miktar alıntı yapabilirsiniz ama lütfen kaynağına bağlantı koyma (hatta DBN’e haber verme) nezaketini gösteriniz.

      Yazıların telifi yazanlara aittir.

      Yayın Kurulu: Burak Sülünbaz, Bülent Seyitdanlıoğlu, Mine Gürevin, Murat Küpeli, Turgay Yalçın.

      Yayın Yönetmeni: Turgay Yalçın.

      Reklam: [email protected]

      Copyright © 2026 Dark Blue Notes. All rights reserved. Powered by MOBCODES.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

      Dark Blue Notes’da yayımlanan içeriklere doğrudan erişmek için Whatsapp Kanalımıza abone olun!

      Kanalı Görüntüle